Görülmüştür (2)
Radikal · 27 Mayıs 2000
Turk kamuoyu, Hande Yatakizi'nin evine hirsiz girdigini ve buzdolabindaki butun dondurmalari yedigini evelallah Turk basininin bas sayfa ve ana haberlerinden ogreniyor. Ama 70 bin kisinin genelinde kogus usulu hapis yattigi Turkiye'de, F tipi cezaevlerinin tam olarak ne oldugunu, ne anlama geldigini, bu cezaevleriyle ne yapilmak istendigini ve tek kisilik kac hucre ongoruldugunu bilmiyor. iste size medyatik ilgiye mazhar olmayan bilgiler: Turkiye'de halen 11 adet F tipi cezaevi insa ediliyor. Bunlardan altisi, bitmek uzere. Besi peyderpey sirada. Bu cezaevlerinin her biri 373 mahkûm alacak. Yani hepsi tamamlandiginda, F tipi cezaevlerinin kapasitesi 4103 'mahkûmluk'. Her F tipi hapishane 'dizayni', 59 adet tek kisilik ve 103 adet uc kisilik hucrelerden olusuyor. Tek kisilik hucreler, onar metrekare ve tek katli. Uc kisilik hucreler ise 25'er metrekare ve dubleks biciminde insa ediliyor. Uc kisilik dubleks hucrelerin alt katlari ortak oturma, calisma ve okuma alani olarak dusunulmus. F tipi hapishanelerde kitaplik, acik ve kapali spor alanlari vb. gibi sosyal tesisler de ongoruluyor. Havalandirma alanlarinin boyutlarina girmiyorum, ama ilk bakista ve verilen bilgiler dogruysa, havalandirmalar dahil bu insa bicimi BM'nin uluslararasi hapishane olculerine uygun.
Hapishane olgusu ve hapis cezasi kavramina uzaktan bakacak olursak, once bir gercegin altini cizmek gerekiyor: Tutukluluk, hakli ya da haksiz olarak suclu bulunan bireyi, yalniz toplumdan izale etmek cezasi degildir. izale edilen bireyin, dusunmesini ve degismesini saglamaya, onu yeniden topluma kazandirmaya calismaktir. Bunun adina egitim denir ve tutuklunun boyle bir egitimden 'ders' alarak cikabilmesi icin once 'bireysel' gayreti gerekir. Kogus sisteminde, boyle bir sistemi kurmak ve bireyselligi saglamak mumkun degildir.
Bugun dunyanin insan haklarina saygili hicbir ulkesindeki hicbir cezaevinde; yuzlerce kisinin ust uste yattigi, gegirtilerin, homurtularin, horultularin birbirine karistigi, hatta gaz cikarmak ve masturbasyon gibi dogal ihtiyaclara herkesin tanik oldugu kogus sistemi yoktur. insanoglunun yasayabilecegi bir mekândan cok, hayvan surulerinin tikildigi ahir kavramini akla getiren koguslar, kimi ulkelerde yarim, kimilerinde ceyrek yuzyildir tarihe karistilar. Bugun, insan haklarina saygili tum ulkelerde hapishanelerin yaklasik ucte biri tek kisilik hucrelerden, ucte ikisi uc ila alti kisilik hucrelerden olusuyor. Alti kisi, ust sinir kabul ediliyor. Yeni insa edilen hapishanelerde ise ust sinir olarak dort kisilik hucreler ongoruluyor.
Oysa bugun Turkiye'de, ozellikle siyasal mahkûmlar, cagdisi kogus sistemini savunuyor ve BM olculerine uygun gorunen F tipi cezaevine gecmek istemiyorlar.
Birey olarak, her seyden once daha genis bir yasam alanindan yararlanmayi reddediyorlar. Bana ulasan tum mahkûm ve mahkûm ailelerinin mektuplarindan, sanki tum siyasal mahkûmlar tek kisilik hucrelerde tecrit edilecekmis, 'beton tabutlara' gomulecekmis anlami cikiyor. Oysa hesap meydanda: Toplam siyasal tutuklu sayisi 12 bin 800. On bir adet F tipi cezaevi bittiginde ise, hepsini doldursalar hepi topu 649 tek kisilik hucre var. En fasist ulkede, en zalim bir infaz sisteminde bile, butun tek kisilik hucrelere yalnizca siyasal hukumlu konulamaz! Tek kisilik hucrelerden, hunhar canilerin, saldirgan ya da kellesi tehlikede adi suclularin ve... hapiste isledigi kimi suclar dolayisiyla 'ceza' alanlarin da 'yararlandirilacagi' acik.
Demek ki siyasal hukumluler, yalnizca tek kisilik hucrelere degil, ucer kisilik hucrelere de karsilar. Neden? Neden cagdisi kogus sistemini savunuyorlar ve haklilar mi, haksizlar mi?
Bu yazi, kimsenin hosuna gitmek icin yazilmadi. Madem 'durust' diyorlar naciz yazariniza, durust olmak boynumun borcu ve durustlugun kimseye yaranamamak, hatta kimi kez tum taraflari karsisina almak oldugunu bilerek yaziyorum bu satirlari.
Uzaktan bakildiginda haksiz gorunen mahkûmlar, yakindan bakildiginda F tipi cezaevlerini istememekte haklilar. Cunku... Devami yarina.