Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2000

Gel de yazma...

Radikal · 2 Haziran 2000

Yüce TBMM'nin ulu başkanlığı; bir metre altmış santim boya dağılan elli kilosundan başka hiçbir büyüklüğü olmayan miniminnacık naçiz yazarınıza, 'TBMM'ye DDT' başlıklı yazımdan ötürü TCK'nın 159/1. maddesinden ağır ceza davası açtığından beri; nasıl uslandım, anlatamam sevgili okurlar. Davada benimle birlikte yargılanan ve hiç kurşun atmadan, pardon, kurşunkalem bile oynatmadan, eğer suçlu görülürsek benimle birlikte hapislerde çürüyecek sevgili sorumlu yazı işleri müdürümüz Hasan Çakkalkurt'a söz verdim: "Türk'üm, doğruyum, çalışkanım, artık vazifem TBMM'li büyüklerimi saymak, TBMM'li küçüklerimi sevmektir. Varlığım, TBMM

maliyesine armağan olsun, Amin!"

Vallahi ve billahi, ben artık Yüce TBMM'li büyüklerimi çok sayıyorum ama, henüz bitiremedim. Tam ortasına gelmiştim, Jet Feministler ortaya çıktı, saymayı bıraktım, müthiş bir sevgi seli kapladı içimi TBMM'li küçüklerime karşı. Nasıl sevdim, nasıl sevdim birdenbire o New York'lara kadar benim ve milletimin kadınlık haklarını korumak için gitmeye hazırlanan tam altı adet erkek vekilimizi, anlatamam. Duyduğum sevgi ve saygıdan ne yapacağımı bilmiyor, yan yan Hasan Çakkalkurt'a bakıyorum; bakıyorum

o da melül melül bana bakıyor. Ben içimden "Gel de yazma birader..." diyorum, o da sessizce, "Amanın..." diye inliyor, hissediyorum. Kafamda birbirinden alımlı ampuller yanıp sönüyor, parmaklarım kaşınıyor.

Gel de yazma... Olur mu? Mümkün değil. İster ettiğim yeminden ağzım burnum çarpılsın, ister kafam vurulsun, yazıyorum birader:

Haber, meslektaşım Hatice Gürel'in Milliyet gazetesinde çıkan haberi. Kadın-erkek eşitliğinin tartışılacağı ve New York'ta yapılan 'Kadın 2000' toplantısına Türkiye'den 5 kadın parlamenterin yanı sıra, 6 adet de erkek milletvekili katılacakmış. Beş kadın milletvekilinin uluslararası bir kadın platformunda Türkiye'yi temsil etmesi, iyi, güzel, tamam. Ancak altı erkek milletvekilinin 5 günlük toplantının 3.5 saatlik bölümünü izlemek üzere,

eşleriyle birlikte New York'lara taşınması pek

yaman. Bu milletvekilleri, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Hasan Gemici tarafından değil, TBMM Başkanlığı tarafından New York'a

gitmekle görevlendirilmişler.

Aynı başkanlık, benim yargılandığım haşarat seferini de düzenlemişti Londra ve Paris'e.

Haşarat ve kadın dedin mi, TBMM sefere çıkıyor. Haşarattan sonra kadın hakları için mücadele edecek erkek milletvekilleri şunlar: FP'den Turhan Alçelik ve İrfan Gündüz, DYP'den İlyas Yılmazyıldız, MHP'den Abbas Bozyel ve Orhan Bıçakçıoğlu, DSP'den

Zafer Güler. Hanımlarını da kollarına takıp

götürecek bu beylere güvenim tam, hatta kadın hakları için nasıl mücadele edeceklerini bile hayal edebiliyorum New York'ta. Hanımlarının

ceplerine para koyup, bol bol alışveriş etmelerini sağlayacaklar ve kendilerine de biraz bir şeyler alarak eşitliği kollayacaklar. Hatta, hanımlar

New York vitrinlerini boşaltırken, kendilerini

3.5 saatlik toplantıda esneyerek feda edeceklerine ve eşitlik dengesini kadınlar lehine

bozacaklarına bile kuşkum yok.

Türk kadınlarının erbaş, pardon erkek heyet başkanı olarak, toplantıda herhalde çarşaf, sıkmabaş ve türbanın kadın-erkek eşitliğindeki mana ve ehemmiyetini anlatacak FP'li

Turhan Alçelik, erkek parlamenterlerin

New York seferini: "Kadın toplantısında Parlamentolararası Birlik Türk Grubu üyesi olmayan kadın milletvekillerinin temsil hakkı yok. Onun için onu aşkın (kadın) komisyonuna biz (erkekler) katılacağız..." diye açıklamış.

Bizim ellerde, kadınları da erkekler savunur netekim! Feminizmi getirmek gerekiyorsa,

onu da erkekler getirir, koyar önümüze ya da,

artık nereye denk gelirse.

Yüce TBMM'nin ulu başkanlığına çok saygı duyan biri olarak, "Peki yahu, beş kadın milletvekilinin ötesinde katılmayın!" diyesim geliyor tabii. Ama

ANAP'lı Cavit Kavak ki, parlamentolararası grup başkanıymış, "Olmaaaz!" diyormuş. Beş kişi yetmezmiş. Niye yetmezmiş biliyor musunuz? Pekin'deki geçen toplantıya Ermenistan 8 kişiyle katılmış. Sizin anlayacağınız, Ermenistan'ın üstün uygarlık düzeyine eriştiğimizi ve Ermenistan'dan daha çok feminist olduğumuzu göstermek için bizim milletin erkek vekillerini feminist yapıp, New York'taki feminizm maçına 11 oyuncu çıkarmamız gerekiyormuş!

Bendeniz yüce TBMM'nin ulu başkanlığı,

parlamentolararası ve dışı grup başkanlığı, iç ve

dış tüm başkanlıkları ve üyelikleri ve yedek

üyeliklerini, benimsedikleri ve

benimseyecekleri feminist tavırlar dolayısıyla

hararetle alkışlıyor ve takdirle karşılıyorum.

Ne de olsa zenne kültüründen geliyoruz.