Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2000

Mumya pişmiş ama yamyam çiğ...

Radikal · 9 Haziran 2000

Güzel Türkçemizde bazı yenilikler yapmak zamanı geldi, sevgili

okurlar. Türklerin özel mantık ve eylemlerini anlatmaya Türkçeye yerleşik benzetmeler yetmiyor. Türkçede ilk yeniden yapılandırma örneği olarak bu sütunlarda bendeniz, alenen ve resmen, "Pişmiş tavuğun başına gelenler..." menkıbesinin, derhal "Mumyalanmış gazinin başına gelenler..." olarak değiştirilmesini öneriyorum.

Paris metrolarında Türk gazeteleri okumak zordur. Bir kez, çarşaf büyüklüğünde oldukları için iki kişilik yer kaplar ve elin Fransızı da sizin gazeteye dalar. Dalar da ne anlar? Putin'in fotoğrafını Hülya Yavşar'ın memeleri arasında görünce, Rus başkanın bir Nataşa'ya kaydığını sanır örneğin. Trafik canavarının yollara serptiği ceset fotoğraflarını

Ecevit'in portresiyle yan yana seyrederken, ister istemez günahsız ve barışçıl başbakanımızın, o mülayim haliyle bunca insanı nasıl telef edebildiğini düşünür kara kara. Neyse.

Dün sabah metroda tıngır mıngır giderken, koltuk komşumla birlikte bizim gazetelere göz atıyorduk ki, Selçuklu Beyi Melikgazi'nin mumyasının başına gelenleri okurken yüzüm ne hal aldı bilmiyorum

ama, daha sonra yaptığım hareketler sonucu birisi "Deli var!" diye alarma basmadan, Madeleine istasyonunda sıvıştığımı anımsıyorum. Fransızlar asık suratlı ve meymenetsiz olduklarından, boğulurcasına gülen herkesi deli sanırlar.

Melikgazi ve üç Selçuklu Beyi'nin Kayseri Pınarbaşı'daki türbede bulunan mumyaları, yöre köylüleri tarafından ufak ufak yeniliyormuş meğer. Melikgazi'nin önce elini koparıp, çorba yapmışlar. Sonra dişlerini söküp havanda dövmüşler, suda kaynatıp içmişler. Derken derileri, kemikleri, her bir şeyciği köylülerin (eminim kentliler de vardır

aralarında) midesini boylamış. Zaten dört mumya, bir ara mumla yakılmışlar. Söndürülmeye çalışırken bazı uzuvları suda erimiş. İslamiyette mumyalık yoktur diye gömülmüşler. "Ama Selçuklu'da vardı..." diye geri çıkarılmışlar ve yeniden kemirilmeye başlamışlar, vb.

Yamyamlık, ilkel insan topluluklarında dinsel bir kültür, biliyorsunuz. Afrikalı ve Güney Amerikalı bazı kabileler, günümüzde bile ölen kişiye bir saygı gösterisi olarak, cesedini yiyorlar. Böylece merhumun ruhunu kendi ruhlarına katıp, cesaretinden, erdemlerinden nasiplenmeye çalışıyorlar.

Bizim köylüler de, gaipten Melikgazi'nin üstün erkeklik gücünü ve sağlıklı bir vücuda sahip olduğunu haber almışlar herhal, mumyasını kemirerek hastalıklarına şifa, kısır kadınlara döl umar olmuşlar. Melikgazi kimdi, ne yaptı, kaç yaşına kadar yaşadı, kaç çocuğu oldu diye araştırmalarına bile gerek yok. Bizim köylümüz kutsal bilgileri ana karnında öğrenir ve uygular.

İslamiyette mumyacılığın olmadığını biliyoruz. Selçuklular da Müslümandı bildiğimiz. Buyrun

cenaze namazına diyeceğim ama, Selçuklu'nun mumyalanma töreninde cenaze namazı nasıl kılınırdı, biraz karışık. Dolayısıyla, demek ki Selçuklu beyleri pek de Müslüman değillerdi, demek acaba günah sayılır mı?

Selçuklu'yu geçelim bir kalem.

Gelelim Kayseri Pınarbaşı türbesi sakinlerini ufak ufak yiyen yöre Türklerine. Bu köylülerin Müslüman olduklarına kimsenin kuşkusu yoktur herhalde. Haşa dini bütün olduklarına eminim. Aksini söylesem, zaten beni de yerler. Peki beyler, hanımlar, hatta din

ulemaları ve Diyanet İşleri'nin sayın başkanları, size soruyorum: Mumyacılık olmayan İslamiyette, yamyamlık var mı? Kayseri'de mumya yiyen dini bütünler, Müslüman sayılırlar mı, sayılmazlar mı?

Biçare Selçuklu beylerini, İslamiyette mumyalanmak yok diye toprağa gömmek kolay. Peki mumya yamyamlarına karşı nasıl bir önlem düşünülüyor

acaba? "Siz Müslüman değilsiniz," mi diyeceksiniz? "Gâvur" bile denilemez, çünkü gâvur mumya yemez. Olsa olsa, tapınır.

Aslında bizim yamyamlar da mumya yiyerek, mumyalara tapınıyorlar. Yediği mumya parçasından kutsal şifa beklemek, tapınmanın ta kendisi. Acaba Türkiye'de kim bunu söylemeye cesaret edecek bu köylülere? Kim onları karşısına alıp: "Sizin yaptığınız putperestliktir!" diyebilecek?

İnsanların bir de din ADN'si var. Ve Türkler, Müslüman oldular diye büyülerinden ve putlarından cayacak değiller. Hele sorun belden aşağı ve döl

olunca; ne Müslüman, ne gavur dinler, şifalıysa Hizbullah mumyası bile yerler.

Daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenler, 22.05.2000 tarihli 'Din ve Büyü' başlıklı yazımı, yeniden okuyabilirler.