Hırsız işadamından aldığı rüşvetlerle çocuklarını
Radikal · 12 Haziran 2000
Günlük Yumurta:
Hırsız işadamından aldığı rüşvetlerle çocuklarını
ABD'de okutan namussuz vali yargılanacak. Ya çocuklarını okutamadığı için intihara kalkışan namuslu valiyi onuruyla yaşatacak maaşı vermeyen devleti kim yargılayacak?
Onların adı Rosario Priore, Francesco Amato, Mario Sossi, Guiseppe di Gennaro, Francesco Coco, Vittorio Occorsio, Ricardo Palma, Domenico Sica, Cesare Terranovo, Gaetano Costa, Ciacco Montalto, Rocco Chinnici, Antonio Saetta, Rosario Livatino, Paolo Borsellino, Giovanni Falcone ve Ferdinando İmposimato'ydu. Yargıçtılar. İtalyan mafyaları ve Cosa Nostra'ya savaş açtılar. Devletin her deliğinden mafya karası sızıyordu. Ama onlar, bu kirli devlette bile hukukun üstünlüğüne baş koymuşlardı. 1979 ile 1992 yılları arasında, devletin kirletemediği temiz ellerin, 'Ahtapot'un dev kollarına karşı verdiği savaşta, mafya tam 2 bin kişiyi öldürdü. Generaller, komiserler, polisler, valiler ve yukarıda adını saydığım 17 yargıçtan 11'i, suikastlarda can verdi. Sağ kalanlar, zırhlı arabalar, silahlı korumalar arasında sürdürüyorlar emekliliklerini. Eceliyle ölenler bile savaşın sonucunu göremediler. İyi ki göremediler, çünkü umdukları zafer kazanılmadı.
En ünlülerinden biri, yargıda anti-mafya pool'unun kurucularından sonuncusu, ki bu kurucular o hariç hepsi öldürüldüler; Ferdinando İmposimato, anılarını yazdı. Kitabı, henüz İtalya'da YAYIMLANAMADI. Çünkü hakkın, hukukun ve namusun, katillere, hırsızlara ve namussuzlara karşı yenilgisini anlatıyor. Fransa'da, Bernard De Fallois yayınlarından çıktı kitap. En çok, Uğur Mumcu'nun okuyamamasına yanıyorum. Mani Puliti operasyonu yargıçlarından Ferdinando İmposimato, iki suikasttan kurtuldu. Kendisini öldüremeyen Cosa Nostra, erkek kardeşi Franco'yu öldürdü.
İmposimato, kardeşinin katlinden sonra çekildi yargıçlıktan. Öldürülemedi (henüz), ama yenildi. Çünkü anlamıştı. Hep onlar, hep namussuzlar, hırsızlar ve katiller, yani Cosa Nostra kazanacaktı. Çünkü devlet, İmposimato gibi yargıçların değil, Cosa Nostra'nın arkasındaydı. Devletin başını temsil eden kişiler, Cosa Nostra'nın ortağı P2 locasına üyeydiler ve geçimlerini ve seçimlerini mafya sağlıyordu. Ve işte, düşen hukuk yoldaşlarının anısına yazdığı kitapta bu korkunç gerçeği anlatıyor, artık avukatlık yapan emekli yargıç İmposimato:
"Ölümlerinden sonra, cesetlerinden kahramanlar yarattı devlet. Ama önce, mafya ile mücadele ederlerken, hepsini çarmıha gerdi, iftira kampanyalarına kurban etti, meşruiyetlerini karaladı ve çok önceden haber verilen katledilişlerine kadar sürdürdükleri mücadelede, her gün biraz daha yalnız bıraktı onları. İtalyan yargıçlar, devlete rağmen mafyaya karşı savaştılar..."
Ve kaybettiler. Bu yenilginin pek çok raporu var. Ama en belirgin kanıtı, eski İtalyan başbakanı Giulio Andreotti'nin mafya ilişkileri hakkında açılan soruşturma ve davaların sonuç vermemesi. İmposimato, kitabında Andreotti'nin Cosa Nostra ve P2 locasıyla olan dayanışmasını tüm ayrıntılarıyla açıklıyor. Hatta, Aldo Moro'yu Kızıl Tugaylar'a kaçırtıp öldürtenlerin de aslında Cosa Nostra ve Andreotti'nin başı çektiği kendi partilileri olduğunu kanıtlıyor.
Terörizm ve mafya işbirliğinde, Türkiye'ye örnek gösterilebilecek bu cinayeti, bir başka yazıda anlatacağım.