Bilgin ve cahil
Radikal · 13 Ağustos 2000
Ortak geçmişimizi, 'insanlık tarihi' yerine 'uygarlık tarihi' olarak değerlendirirsek eğer, bu tarihi yalnızca bilginin yazdığını söyleyebiliriz. Uygarlık, bilgiyi simgeleyen 'ışık'la, cehaleti simgeleyen 'karanlığın' sürekli çarpışmasıdır.
İnsan uygarlıklarını aydınlatmak isteyen kişiler, çok ağır ödemişlerdir bazen cahillere karşı verdikleri savaşı. Ancak tarihe hep onların adları yazılır ve bugün vardığımız yaşam düzeyini yalnızca onlara borçluyuzdur.
Sirakusa'da, Arkhimedes'in olduğu söylenen mezarı gördüm. Mezar, kuşkusuz onun değildi. Ancak şimdiye dek ansiklopedilerde okuduğum bir efsaneyi kafamda canlandırmayı sağladı. Tarihe, ağırlık merkezi kuramı, ünlü 'pi' sayısı, katı cisimler statiği ve suya değgin hidrostatik yasalarını bulmakla geçen Arkhimedes, banyoda yıkandığı bir gün aklına gelen fikrin heyecanına kapılarak çırılçıplak sokağa fırlayıp: 'Eureka! Eureka!' çığlığını atmakla da anımsanır. Kesin olan, Arkhimedes'in M.Ö. 287 yılında doğup Sirakusa'da yaşadığı ve Sicilya Adası'nın Yunan yönetimi tarafından kente başmühendis atandığı. Matematik bilgini Arkhimedes, yaşadığı zamana göre inanılmaz işler başarmış bu unvanla. Sirakusa tersaneleri, ona bağlıymış. Kentin tiranı Hieron'un emriyle inşa edilen 4 bin tonluk savaş gemisinin mühendislik dehası, Arkhimedes'e aitmiş. 4 bin ton, bugünkü teknoloji için korkunç bir tekne sayılmaz. Ancak, geminin ayrıntılarına girince, küçük dilini yutuyor insan. Tam 2210 yıl önce zamanımızdan sevgili okurlar, olağan boyutlardaki 60 gemi yapımı için kullanılan odun kesilmiş Etna Yanardağı'nın eteklerinden ve Sirakusa'ya indirilip işlenmiş. Tahta gövdesi zırhla kaplanan savaş gemisinde üç güverte varmış. Bu güvertelerin birisine, 'İlliades' destanının sahneleri canlandırılmış mozaiklerle. Üst güvertede, bir 'Gymnasium', yoluna akik taşı döşeli bir Venüs tapınağı ve bir asma bahçe
varmış. Kaptan köprüsünde ise Arkhimedes'in eliyle yaptığı bir su saati, mermer bir banyo ve yirmi atlık, özel bir ahır. Arkhimedes'in 4 bin tonluk savaş gemisi, o güne değgin hiçbir teknenin ulaşamadığı, olağanüstü boyutlarda kaya parçaları fırlatabilen uzun menzilli mancınıklar ve beş metre uzunlukta oklar atabilen fırlatma rampaları ile silahlıymış. Yunan Sirakusa, Romalıların saldırılarına tam üç yıl boyunca Arkhimedes'in savaş teknolojisinin hizmetine sunduğu dehası ve özellikle, düşman gemilerini uzaktan yakmak için akıl edip kullandırdığı içbükey yansıtıcı aynalar sayesinde 3 yıl dayanmış.
Sirakusa düştüğünde, Romalı General Marcellus, askerlerine Arkhimedes'i bulup kendisine getirmelerini emretmiş. Bir cahil Romalı asker, ünlü bilgini o güzelim kentin kıyısına oturmuş, kumlara matematik formülleri yazarken bulmuş. Yanına yaklaşırken Arkhimedes'in, onun kuma çizdiği şekillerin üstüne basıp silmiş. Arkhimedes nasıl kızdıysa ve nasıl söylendiyse bilmiyoruz, verilen emri unutan asker, kılıcını çekip böğrüne daldırmış, dâhinin. Arkhimedes'in son sözünün: 'Kuramımı bozdun!' olduğu rivayet edilir.
Arkhimedes, "Bir kaldıraç verin, dünyayı yerinden oynatayım," derdi. Böyle bir kaldıraç elbette yok. Ama keşke, insanlık tarihinden cehaleti kaldırıp atacak bir dayanak olsaydı, belki daha güzel bir dünyada yaşardık.