Zart ve zurt
Radikal · 9 Ekim 2000
A BD'nin gelmiş geçmiş en büyük mafya babası Al Capone, "Tatlı bir söz ve bir tabancanın menzili, salt tatlı sözün menzilinden uzundur," demiş günün birinde. Al Capone Türkiye'yi tarif etseydi, söz doğru sayılırdı. Ancak ünlü haydut ABD'yi kastediyordu ve öngörüsü yanlış çıktı. Kendisini 'dokunulmaz' sanan Al Capone'yi, tabancanın gücüyle değil, sözlerden ibaret olan vergi borcuyla yıktılar. "Adam öldürdün, kaçakçılık yaptın!" diye değil, "Vergi kaçırmışsın!" diye içeri tıktılar ve bir daha çıkamadı, hapiste öldü.
Bizim Türkiye'de, başımıza ne gelirse 'söz' yetersizliğinden geliyor. Yetersiz sözü tabancayla desteklemek gerekiyor tabii ve burnumuz moktan çıkmıyor. Faili meçhul cinayetlerden kontrgerillaya, demokrasiden askeri darbelere, Kıbrıs'tan Susurluk'a, sözün yetmediği her yerde tabancanın menzilinden medet umuluyor, yol almak için.
Söz, tüm uygar ülkelere yetiyor da, niçin Türkiye'ye yetmiyor acaba, sevgili okurlar? Çünkü söz, akıl ve zekâ gerektiriyor. Akıl ve zeka olmayınca, sözün kendisi zaten 'zart zurt'tan ibaret kalıyor. Ve ne yazık ki, Türkiye'de yönetilen halktan çok, yönetenler 'zart zurtçu'; asıl devlet adamıyım diye ortalıkta dolananlar söz yetersizliğinden musdarip.
Son örneği, aslında tüm Avrupa'da eli kulağında olup ABD'de patlayan Ermeni soykırım tasarısına karşı yaptırım öneren 'zart zurtçular'. Bir zamanlar Türkiye başbakanı ve hâlâ bu ülkeyi yönetmeye aday Çiller hamfendi, Türk vatandaşı olmayan 30 bin Ermeni işadamını Türkiye'den sürmeyi önermiş!
İşte size yemeyip de yanında yatılacak bir Turkish lokum. Güler misin, ağlar mısın, diyeceğim ama, daha çok ağlamak geçiyor içimden. Çünkü Türkiye'nin halen iktidardaki politikacılarının aldığı önlemler de farklı değil ve hiçbiri 'zart zurt'tan ileri geçmiyor. ABD'deki Ermeni lobisi saçmalıyor mu? Biz daha çok saçmalarız. Ermenistan hükümeti el altından mı dayak atıyor? Biz el üstünden atarız...türünden bir şiddet tırmanışı içerisindeyiz. Güzellikle halledebileceğimiz ve tüm dünyadaki tüm habis lobilerin çenesini kapatacak, bu işi kökünden çözecek bir 'söz' düellosu yerine, yine ZORLA elde edilecek GEÇİCİ çözümler peşindeyiz.
Bir kez, kimi nereden kovuyor Çiller hamfendi? Ermeniler, tıpkı Rumlar gibi, bu toprakların Türklerden önceki sahipleriydi. Ola ki sonradan gelmiş yerleşmiş olsunlar. Almanya, halen toprakları üzerinde yaşayan iki milyon Türk'ü sınır dışı etmeye kalksa, ne der Türkiye devleti? "Bu ülke sizin, bizimkileri kapı dışarı etmek hakkınız," mı der? Örneği, tüm Avrupa ülkelerine dağılan milyonlarca Türk'e karşı başlatılacak bir 'istemezük' kampanyasına kadar uzatabiliriz. Çünkü Türklerden pek de memnun değil, bu ülkelerin hükümetleri.
Çiller hamfendi, Türkiye'de yaşayan ve Türkiye ile iş yapan Ermenilerle hiç ilgisi olmayan bir Ermeni lobisi yüzünden, 30 bin günahsız insanı cezalandırmayı öneriyor. Ya Türklerin yaşadığı dünya ülkeleri, Türkiye'yi cezalandırmak için göçmenleri cezalandırmaya kalkarsa, ne deriz?
Türkiye'nin yarısı, nasıl şimdiki hükümetle fikir birliği içinde değilse, Ermenistan'daki Ermenilerin yarısı da kendi hükümetiyle aynı bağnazlığı paylaşmıyor. ABD'deki Ermeni lobisini yıkmak için, bize hiçbir düşmanlığı olmayan, kendi yönetiminden müşteki insanları cezalandırmak, hangi cumhur devlet, hangi demokrat hükümete yakışır? Niye ABD'yi hedef almıyor Türk hükümeti doğrudan; öyle ya, senato Amerikan senatosu. Almıyor, çünkü sıkar. Esef verici düşmanlıklara karşı, utanç verici yöntemlerle mücadele ediliyor. Yazıklar olsun, hepsinin devlet adamlığına.
Niçin hâlâ Osmanlı arşivlerini açmıyorlar, zart zurtçular? Niçin bir Türk-Ermeni tarih konferansı düzenlenmiyor? Neden korkuyorlar? Yoksa Ermeni soykırımı 'sözde' değil miydi? Eylemde idiyse, o eylemi TC yapmadı, hepimizin alnı açık, bizim verdiğimiz şehitler de yüzbinlerce. Osmanlı yaptı ise, cumhuriyet rejimi zaten Osmanlı'yı yıkmadı mı? Neye sahip çıkmaktan çekiniyorlar? Yoksa Osmanlı'ya mı sahip çıkıyorlar çaktırmadan?