Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2000

İyilerin kötülüğü

Radikal · 30 Ekim 2000

Edebiyatla ilgili koleksiyoncular, 17 Kasım gününü iple çekiyor, sevgili okurlar. Dünyanın dört bir yanından edebiyat tarihi, daha doğrusu bu tarihin ayrıntılarıyla ilgili belge meraklıları, Londra'ya akın edecekler o gün. Çünkü bir müzayedede, evrensel yazının başyapıtlarından sayılan bir romanın yazılma evresine ışık tutan bir mektup satılacak.

Romanın adı, 'Doktor Jekyll ve Mister Hyde.' Yazarı, Robert Louis Stevenson.

Stevenson, ünlü romanını ilk kez kaleme aldığında kaç yılını ya da kaç ayını düşünerek ve yazarak geçirdi, bilmiyorum. Ama meğerse, iki kez yazması gerekmiş defalarca filme çekilen, tüm dünyayı dolaşan başyapıtını. Çünkü... Stevenson' un Fanny adında bir eşi varmış. Dediği dedik, çaldığı düdük bir hatun. Kocası, 'Doktor Jekyll ve Mister Hyde'ın ilk yazımını bitirdiğinde karısına okutmak zaafına mı düşmüş, yoksa Fanny gizlice mi okumuş belli değil ama; yüzyıl sonra artık çekinmeden budala ve bağnaz diye niteleyebileceğimiz hatun, Stevenson'un el emeği göz nuru romanını ateşe atıp yakmış!

Çılgına dönen yazar, inanılmaz bir hırs ve azimle, 'Doktor Jekyll ve Mister Hyde'ın fantastik macerasını ikinci kez kaleme almış ve yazımını üç günde tamamlamış. Dünya edebiyat meraklıları, bugüne değin yapıtın üç günde yazıldığını biliyordu da, neden üç günde yazılmak zorunda kaldığını; yani ilk elyazmasının yakıldığını bilmiyordu.

İşte Londra'da açık artırmayla satılacak ve 1885 yılında yazılmış olan mektup, Fanny'nin dünya edebiyatının bir başyapıtını, 'Dr. Jekyll ve Mr. Hyde'ın içeriğini 'baştan sona saçma' bulduğu için yaktığını ve Stevenson'un romanı üç gün üç gecede yeni baştan yazabilmesini sağlayan insanüstü tahriki anlatıyor, romanın perde arkasını açıklıyor.

Bizler bugün, 'Dr. Jekyll ve Mr. Hyde' romanının, yani Stevenson'un hayal gücünün değil, asıl bu hayal gücünü saçma bulan Fanny'nin saçmalıktan öte, hem budalaca, hem de canice davrandığını biliyoruz. Canice, çünkü bir yazarın eserini yok etmek, yazarın kendisini yok etmek isteğini içerir.

Ben şahsen, Fanny'nin saçma bulduğu eseri, içeriğinde biraz kendisini de gördüğü ve gördüğünü kabul etmek istemediği için yaktığına eminim. Çünkü Stevenson'un bu romanda yakaladığı evrensellik, her insanın benliğindeki karşıtlığın ifadesidir. Her birimiz hem iyi, hem kötüyüzdür. Her birimizin içinde bir Dr. Jekyll ve Mr. Hyde yaşar.

Gündüz insan, gece kurt dediklerimizin, aydınlıkla karanlığın, ak ve karanın, masumiyet ve suçluluğun, temizlik ve kirliliğin, iyi niyet ve kötü niyetin çarpışmasıdır bu mücadele. Salt çarpışması mı? Hayır. Birbirine karışması, birbiriyle örtüşmesidir aynı zamanda.

İnsanın hem kendi, hem de toplum için en tehlikeli özelliği de zaten, içindeki iyilikle kötülüğün çarpışmasından çok, örtüşmesidir. Çünkü çarpışmadan ya iyilik galip çıkar ya da kötülük. Ama iyinin kötüyle örtüşmesinden ne çıkar?

Kimilerinin kahraman ilan ettikleri, çünkü işlerini gördürdükleri caniler çıkar. Ötekilerin cebinden alıp, berikilerin cebine dolduran politikacılar çıkar. Namusluyum diye gezen büyük hırsızlar çıkar. Bankacılar çıkar, gazeteciler çıkar, çıkar oğlu çıkar.

Ve son gelişmelere baktığımızda Türkiye'nin belki başka diyarlardan daha çok ve yoğun oranda, Dr. Jekyll ve Mr. Hyde'larla dolu olduğunu görüyoruz, sevgili okurlar. Ancak işin ilginç yanı, takkesi düşen her kelin altından hep, salt kötünün görünmesi. Meğer büyük servet sahibi bunca 'namuslu' hırsız, bunca yıldır, bizim gözümüze Dr. Jekyll gibi 'iyi niyetli kötü sonuç sahibi' görünmüş. Oysa hepsi ta başından ve Mr. Hyde'lardan ibaretmiş.