Şikâyetçi olmamak!
Radikal · 2 Kasım 2000
Eğer okurlar için bir yararı yoksa, aynı gazetede yazanların birbirine cevap yetiştirmelerini doğru bulmam.
Ama öyle karmaşık üsluplarla, satır aralarına yerleştirilen imalarla, okurların kafaları karıştırılabiliyorsa, istisnalar gündeme gelebilir.
Geçen haftaki bir yazımda; gazetelerin renkleri hakkındaki görüşümü ifade ederken, "Kendi hesabıma Radikal'de yazmaktan ve görüşlerini hiç paylaşmadığım bir kısım yazarla aynı gazetede sütun paylaşmaktan hiç şikâyetçi değilim" demiştim.
İngilizcede bir deyim vardır (Under statement); kullanılan sözcüğün gerçek anlamdan daha hafif ifade taşıdığı anlamına gelir.
"... hiç şikâyetçi değilim..." derken, "Aksine memnunum..." demek istemiştim.
Sütun komşum Hakkı Devrim kelimelere sadece lügat anlamı vermiş.
Kendine özgü üslubuyla eleştiriyor.
"Bilemezsiniz ne kadar sevindim. Şikâyetçiyim de diyebilirdi... Unutmayın ki ben, 'bir kısım' dediği yazarlardan sayılırım" diyor.
Öncelikle söyleyeyim; Hakkı Devrim görüşlerini hiç paylaşmadığım yazarlardan biri değil.
Ama asıl ifade etmek istediğim şey ise; görüşleri ne olursa olsun, bunları ne kadar paylaşmasam da, Radikal'de yazan hiçbir yazardan şikâyetçi olmadığımı, aksine onların mevcudiyetinden memnun olduğumu söylemek isterim.
Meslek hayatımda beni yakından tanıyanlar, yönettiğim gazete, dergi ya da haber bürolarında benimle birlikte çalışanlar, bu konulardaki yaklaşımımı bilirler.
Genelde her basın organının kendine özgü bir konumu vardır.
Radikal bu ölçüye uymayan bir gazetedir.
Muhafazakâr bir yayın organında ilerici (liberal), ilerici yayın organında muhafazakâr fikirlerin okura sunulduğuna pek rastlayamazsınız.
İşte Radikal, ismi gibi radikal bir yaklaşımla yayın hayatında yerini almaktadır.
İsmet Berkan açıkladı; yasalar çerçevesinde ve Anayasa'nın girişindeki maddelerde tarif edilen temel prensiplerine uygun olma kaydıyla, Radikal'in yazarları fikirlerini serbestçe ifade ederler.
Radikal yönetimi bu çerçeve içinde yazarlara müdahale etmez.
İşte ben bu, kolay kolay ortaya konamayacak düzenin tadını çıkarıyorum.
Fikirlerini hiç paylaşmadığım kimi yazar ile aynı gazeteye yazmaktan -şikâyetçi olmak bir yana- memnuniyet duyuyorum.
Çünkü hem o paylaşmadığım fikirleri hemen okuma olanağına sahip oluyorum, hem de o fikirleri benimseyen okurlara farklı fikirlerimi iletebiliyorum.
Ama Radikal dışında, genel konumu yıllardır şekillenmiş, bu konuma göre yüz binlerce okur kazanmış, bir gazetede çalışsaydım; bu genel konuma çok ters düşen yazarlardan rahatsız olurdum.
Tekrar ediyorum; Radikal'in radikal konumu beni hiç rahatsız etmiyor.
Aslında Radikal'e başka bir alanda; habercilik alanında, katkıda bulunmayı çok isterdim.
Çünkü gazeteciliğin 'laf ebeliği' değil, habercilik olduğuna inanıyorum.
Köşe yazarlığının da, Anglosakson basınında olduğu gibi; habere dayalı incelemeler, analizler üzerine kurulması gerektiğini de düşünüyorum.
Sakın bana, "Öyleyse söylediklerini neden yapmıyorsun?" demeyin.
Gene hatırlatayım; meslek hayatımın profesyonel kısmının 47. yılını tamamlıyorum.
Bizim meslekte 'emeklilik' olduğuna da inanmıyorum.
Radikal'e yazdığım haftada dört, bir başka gazeteye yazdığım haftada bir yazıyı, bugünkü içerikleriyle, hazırlayabilmem için bile zamanın yetmediğini görüyorum.
Birçok başka meslektaşımın, her parmaklarında başka marifetler taşımalarını da ilgi ile izliyorum.
Bu koşullar altında geriye sadece, meslekte geçen yılların verdiği cesaret ile bazı konularda görüş belirtmek kalıyor.
Radikal'de paylaşmadığım fikirlerin kimi sütunda yer almasından da; hiç şikâyetçi değilim!..