Basa Und Tulumba GmbH
Radikal · 2 Aralık 2000
Meğer Türkiye, 'iş'leri balon, 'adam'lıkları naylon 'işadamları' ile dolup taşıyormuş, sevgili okurlar. Onlarca değil, yüzlerce para babası, biz onları üretici, yatırımcı, sanayici sanırken, meğerse tulumbacılık yapıyormuş. Ellerinde birer emme-basma tulumba, devlet kasasından emdiklerini yabancı bankalardaki özel hesaplarına, yalılarına, karılarına, yatlarına, botlarına basıp duruyorlarmış. Ben yanılmışım: Bu devlet gerçekten böyük ve şişmanmış. Böylesi emilmeye rağmen, daha söndürülemedi. Kuşkusuz içindeki bir avuç demir leblebi, temiz ve dürüst bürokrat engelliyor tam olarak boşaltılmasını. Ancak bürokratlar arasında da bir naylon bürokrat takımı var ki... İçlerinden birinin dosyası elime geçti.
Dosyayı, hafif bir mide bulantısını bastırmaya çalışarak incelerken, düşünmeden edemedim: Türkiye'de tüm partiler lekeli. Tüm partiler, kıyısından bucağından yolsuzluklara bulaşmış durumda. Ama biri var ki, ANAP, sanki kendisini tüm yolsuzluklara bulanmak zorunda hissediyor. Sanki misyonu, Türkiye'de dönen tüm dolapların içinde yer almak. Belki de Turgut Özal'ın manevi mirası bu durum. Turgut Özal, "Benim memurum işini bilir.." dememiş miydi, günümüzün balon iş ve naylon adamlıklarına 'tulumbacılık' sahaları açarken?
İşte bugün size, 'işini bilen' ANAP'lı bir memur ailesinin sahtekârlıklarını anlatacağım. Önce ailenin reisi, ağabeyden başlıyoruz, çünkü BASA'larda, sahtekârlık bir aile geleneği.
Kardeşten kardeşe aktarılan bir emanet.
Basa kardeşler, Çalışma Bakanlığı içinde kurulu ve Alman patentli bir tulumbacılık şirketi. Ancak hortumlar özellikle ağabey Basa babında, yalnız Çalışma Bakanlığı'nı değil, TBMM'yi de epeyce emdi.
Mesut Yılmaz gibi Karadenizli ve Mesut Yılmaz'ın has adamları olan Basa kardeşlerden, ağabey Necdet Basa'nın adını sizler ilk kez, TBMM'deki Genel Kurul salonunun dekorasyonu 'ihalesi' dolayısıyla duydunuz. İki yıl süreyle TBMM genel sekreterliğini yapan Necdet Basa, yine ANAP'lı Meclis Başkanı Mustafa Kalemli'yle birlikte Meclis Genel Kurul yenileme inşaatını MESA şirketine 'ihale' (ya da hediye) eden vurgunun iki baş rol oyuncusundan biri ve basın tarafından 'Meclis yüzsüzü' ilan edilen adam. Ancak Necdet Basa'nın yadsınamayacak bir yeteneği var: Utanmazlık. Meclis koltuklarını ayva pembesi ceylan derisiyle kaplayan MESA soygunu mahkemeye intikal ettikten sonra Mustafa Kalemli'yle birlikte istifa eden Necdet Basa'nın değeri, Kalemli'den boşalan başkanlık koltuğuna kurulan CHP'li Hikmet Çetin tarafından da bilindi ve bu kez Meclis Başdanışmanlığı'na getirildi. Ancak yeni başdanışmanın 'hortumu', Hikmet Çetin'in elinde patladı ve Necdet Basa'nın eski görevi Meclis genel sekreterliği sırasında, kız kardeşi Şölen Başköylü'yü
4 günlüğüne TBMM kadrosuna alıp, Meclis'ten emekli ederek 776 milyon 860 bin lira daha fazla ikramiye almasını ve kız kardeşinin emekli maaşında ömür boyu 47 milyon 621 lira artış sağladığı belirlendi. Meclis Başkanı Hikmet Çetin, daha birinci kız kardeş için hık mık ederken, ansızın kendi eliyle atadığı değerli başdanışmanın BİR kız kardeşe Meclis'ten kıyak emeklilik çıkartmakla kalmayıp, İKİNCİ kız kardeşi Necla Eryurt'u da TBMM kreşinde olmayan bir kadroya 'anaokulu öğretmeni' olarak atadığı ve olmayan bir kadronun maaşına bağladığı anlaşıldı.
Ancak bu kadarcık kıyak ve yolsuzluk Basa ailesinin sivri diş kovuğuna bile girmezdi. 'Basa Und Tulumba' şirketinin hortumları, Almanya'dan Ankara'ya uzanan dev bir ahtapotun kolları gibiydi evvel Allah. Devamı yarına.