Ya devlet Basa, ya Avrupa leşe (3)
Radikal · 4 Aralık 2000
Türkiye, öyle ya da böyle, er ya da geç Avrupa Birliği'ne girecek ve girebilmek için hazırlanmak zorunda, sevgili okurlar. Türkiye'nin halen Avrupa'da yaşayan 4 milyona yakın vatandaşı var. Almanya, Türk işçi yoğunluğu açısından T.C. Çalışma Bakanlığı'nı en yakından ilgilendiren ülke. Bu bakanlık, Avrupa'ya hazırlanmak üzere bir 'AB Koordinasyon Dairesi' kurdu. Ve Türkiye'ye özgü 'çalışma' usullerini, sözümona AB standartlarına uyarlayacak olan dairenin başına... yapmadığı bir eğitimin sahte diplomasıyla donatılmış Ali Rıza Basa'yı getirdi. Ülkemizin 'Benim memurum işini bilir' ekolünden mezun ve en tanınmış hortumcu bürokrat ailesi Basa soyunun iki numaralı 'erkek' üyesi Ali Rıza Basa, Meclis soygunu kahramanı ağabeyi Necdet Basa'dan aldığı 'naylonculuk' meşalesini, halen AB yollarında koşturuyor. T.C. Çalışma Bakanlığı'nı AB'ye, atandığı makama sahte diplomalarla yükselen ya da yükseltilen bir bürokrat başkan hazırlıyor.
Ali Rıza Basa'nın almadığı bir eğitimi almış gibi göstermesi kolay olmadı. Allah için YÖK, çok yardımcı oldu kendisine. Önce harika çocuk Basa'nın Alamanyalarda üç yıllık ve azgelişmiş ülke vatandaşlarının pek rağbet ettikleri ve hepi topu sekiz derslik bir eğitimi, hemi de dışardan, tam beş yılda bitirebilmesi gerekti. Sonra sahte tercümeler yapmak, sonra sahte tercümeleri onaylayan mercileri kollamak. Derken YÖK, Ali Rıza Basa'nın üç yıllık bir okulu beş yılda bitirdiğini dikkate alarak elmayı yarıdan böldü ve ünlü bürokratın, dört yıllık bir yüksekokul bitirdiğine hükmetti. Hem de iki kez. 'Vallahi pes!' diyeceksiniz ama, YÖK'ün gözü kördür 'işini bilen memurlara', hele hele üyelerinden biri ağabey Necdet Basa ve arkasında ANAP olursa.
Almanya'da üniversiteye girebilmek için Gymnasium denilen liselerde okumuş ve Abitur adı verilen 'olgunluk' sınavını vermiş olmak gerekiyor. Fakat Alman sistemi, Gymnasium'da zorlanan ya da yükseköğrenime devam etmek istemeyen öğrencilerini ortada bırakmıyor ve onlara, onuncu sınıftan sonra üç yıllık bir meslek eğitimi veren, 'yüksek meslek lisesi' dengi Fachhochschule'lere girme olanağı tanıyor. Ama velakin, dünyadaki tüm ülkelerden gelen öğrencilere açık Fachhochschule'lerden alınan diplomalarla, dünyanın hiçbir yerinde ve Almanya'da, ASLA üniversiteye girilemiyor ve ASLA lisans yapılamıyor. Öğrencileri arasında bol bol Nijeryalı, Ruandalı, Senegalli, Togolu, Çadlı ve... Türkiyeli var. Almanya, bu okulları kesinlikle 'yüksek öğrenim kurumu' kabul etmiyor, zaten üç yıllık olmaları da bu yüzden.
İşte Ali Rıza Basa, böyle üç yıllık bir okulu, zar zor bitirmiş. Ama diploma ve mezuniyet belgelerinin tercümelerinde yaptığı sahtekârlıkla, halen dört yıl eğitim veren bir yüksek okul mezunu olarak makamında oturuyor. Çünkü diplomanın asıl haliyle, Basa'nın ne genel müdür, ne de daire başkanı olması mümkün. Diploma tercümelerinde yapılan tahrifat, akıllara durgunluk veren bir ince ayar. Gerçek karşılığı Köln Meslek Yüksek Okulu olması gereken 'Fachhochshule Köln' ibaresinin 1985'te yapılan doğru tercümesi, 1998'de yapılan ikinci (!) tercümede Köln Yüksek Okulu olup çıkmakla kalmamış, başlığına diplomanın Almanca aslında olmayan Yüksek Lisans Diploması tanımı eklenip, altı güzelce çizilmiş. Ve Ali Rıza Basa, okuduğu (!) topu topu sekiz dersten dördünü her iki tercümede de tahrif ederek, yapmadığı bir lisansı, okumadığı derslerle süslemiş. Sizin anlayacağınız Basa'nın eğitim belgeleri, 1985'ten 1998'e 'interaktif' bir gelişme gösteren iki ayrı tercümeyle, yıllandıkça yükselen bir öğrenim derecesi içeriyor ve yapılacak üçüncü bir tercümeyle kendisine ordinaryus profesörlük sağlaması bekleniyor.
İşte Çalışma Bakanlığımızı, yıllardır hak etmediği derecelerin maaşını alan, yolluk ve harcırahlarla keyif çatan, girememesi gereken ataşelik sınavına giren, dövizle askerlik sahtekârlığı davası hâlâ süren bu 'naylon' oranı yüksek bürokrat AB'ye taşıyacak sevgili okurlar.
Hacivat, Türk'e böyle girmek yakışır Avrupa'ya.