Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2000

Akıl, akıl, gel bili bili...

Radikal · 11 Aralık 2000

Mesihlik babında benim aklım, akıllı Müslümanlarla deliler arasında binamaz kaldı, kim daha akıllı, bir türlü karar veremiyorum, dostlar. Bana bir akıl verin: Şimdi, ilk Mesihimiz Mehmet Ali Ağca, "Gerçek Mesih benim, Mesihliğin muhatabı Vatikan'dır," diyerek İslamiyet'le ilgisini kestiğini, Hıristiyanlığı seçtiğini açıkça belirtiyor. Zaten Apo ve Hasan Mezarcı'nın da İncil'in kastettiği Mesihliğe soyundukları, daha doğrusu giyindikleri açık. Peki bizim Türk televizyonlarına, bu sahte Mesihleri tartışmak için çıkan İslamiyet'in din uleması, acaba niye hâlâ El Celaleyn tefsirindeki Hz.Muhammed hayranı Mesihliği yorumlamaya çalışıyor? Niçin Mesih adayları 'İncil!' diye bas bas bağırırken, koca koca din adamları: 'Kuran yanlış yorumlanıyor' diye illaki Müslüman, ama deli muamelesi çekiyorlar bunlara?

Sorarım size: Mesih'im diye, İtalyan hapishanesinden kirişi kıran Mehmet Ali Ağca deli de, "Mehmet Ali Ağca'nın Mesihliği, Türkiye Cumhuriyeti açısından da olumlu sonuçlar doğurmuştur" diyen dışardaki kardeşi Adnan Ağca akıllı mı? Peki kanlı katilini serbest bırakarak Abdi İpekçi'yi bir kez daha öldürmeye

hazırlanan bu devletin aklı, akıl mı? Eski ülkücünün adi cinayetlerini mi ödüllendiriyor, yoksa kardeşinin iddia ettiği gibi, TC'ye yarayan katil Mesihlik hizmetlerini mi?

Gelelim aklı başındaki din ulemamıza. KTÜ İlahiyat Fakültesi inşaatı için yaptığı para yardımına karşılık, adının fakülteye verilmesini isteyen organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker, belli ki dini bütün bir 'akıllı'. Ya mafya babası Sedat Peker'i, aman yardımı kesmesin diye, "Yaptırdığın kata adını verelim!" diye idare etmeye kalkan, koskoca İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr.Kemal Sandıkçı'ya ne demeli? Bu akılla fakültesinde, Türkiye'de organize suçların ilahi örgütlenmesini mi okutacak acaba Prof. Sandıkçı?

Bir başka 'dâhi' ilahiyatçımız da, MÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Beyaz. Son günlerde İslamiyet'te estirdiği reform rüzgârlarıyla medyayı kasıp kavuran sayın Beyaz'ın gözlerine bakar bakmaz, ne kadar akıllı olduğunu derhal anlıyorsunuz. Zekeriya Hoca ne diyor? "Şortla da namaz kılınabilir!" diyor. Son derece iyi niyetli bir Müslüman, belli. Ancak, şortla namaz kılanın arkasında namaza duran Müslüman'ın hallerine ne demeli? Göbek çukuru görünce orucu bozulan Adnan Hocacı avukatların Türkiye'sinde, kalça çukuruna karşı hangi niyeti dayanır acaba müminlerin?

Koskoca İslamiyeti savunmak elbet bana düşmez. Ama son zamanlarda Müslümanlar arasındaki Hıristiyanlık düşkünlüğü, Batı hayranlığı, benim bile asabımı bozuyor sevgili okurlar. Koç gibi Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Nuri Yılmaz dahi; ne demiş, ne yemiş diye Papa'nın peşinde. Papa'nın: "Dürüst ateistler de cennete gidebilir!" sözlerini eleştirmek için, dikkatinizi çekerim, Dante'nin 'İlahi Komedya'sını gösteriyor ve hiçbir dini bütün Müslüman çıkıp, "Kardeşim Dante'nin bu kitabı Hıristiyanlık kültürünün başyapıtı, tüm dayanakları Hıristiyanlık dinidir. Sen kendi kitabından konuş!" demiyor. Yani beni bağlamaz ama, biraz ayıp oluyor, diye düşünüyorum.

Çünkü ne Papa'nın, ne de Mehmet Nuri Yılmaz'ın aklına pek güvenmiyorum dostlar. İster cennete, ister cehenneme göndermeye kalksınlar, umurumda değil.

Bu akıllıların peşine takılıp hiçbir yere gitmem, boşuna uğraşmasınlar.