Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2001

Dişi Quasimodo: Pigalle'in kamburu

Milliyet · 7 Ocak 2001

Tüm fahişeler dindardır. Çünkü duaya ve tanrıya en çok onların ihtiyacı vardır. Fuhuşun dinle ilişkisi; Yan ile Yin, aydınlıkla karanlık, iyiyle kötünün karşıt bütünlüğüdür. Tek tanrılı dinler fuhuşu günah ilan eder ve fahişenin ömrü, günah koyucuya günahkarlığını bağışlatmaya çalışmakla geçer.

Fransızlar, fahişeleri sevgiyle andıkları zamanlarda, "küçük kadınlar" diye çağırırlar. Küçük kadın, aslında geçen yüzyılda kullanılan "küçük namus kadınları" sözünün kısaltılmışı. Deyişe dikkatinizi çekerim; "namussuz kadın" değil fahişe, namusu ufalmış ama yine de dibinde biraz kalmış kadın. Çünkü zevk veriyor, keyif veriyor. Hepten kötü biri olamaz. Şarkısı bile var: "Bu gece Pigalle'in küçük kadınlarını görmeye gidiyorum / Hani şu hepimize boynuz takanları / Ben de boynuzluyum herkes gibi / Boynuzlu, boynuzlu ve mutlu!"

Monmartre tepesi nasıl eğilmez başıysa Paris'in, kaderin cilvesi işte, bu başın etekleri belden aşağısıdır başkentin ve Pigalle adını taşır sefahat sanayiin mahallesi. Ve "Sex Shop"ların, fuhuş otellerinin ve satılık kadınların, erkeklerin ve travestilerin sıralandığı kaldırımların ortasındaki mahalle meydanı işlevine inat, masumiyeti çağrıştıran "Beyaz Meydan" adını taşır. Pigalle'de yaşam, seks üzerine kurulmuştur ve tabii seks emekçilerinin de bir azizesi vardır: Sainte Rita. Ama işte, erkek, kadın ve travesti fahişeler (Erkeklere "fahiş" desem olur mu acaba?) her ne kadar namuslulardan daha dindar olsalar da, büyük dinim diyen hiç bir din, insanlığın tuzu bu insanlara görkemli tanrı evleri açmaz ve Katolik Kilisesi'nin fahişelere hizmet veren azizesi Sainte Rita da müminleri gibi marjinal bir azizedir. Vatikan'da esamesi pek okunmadığı gibi, Pigalle'de adını taşıyan kilise de apartman katından bozma bir dua evidir.

O dua evine girdim ben. İçerde üç emekli "küçük kadın" vardı. Saçları boyalı ve permalı. Pabuçları eski. Makyajları yamuk. Kapının girişindeki Azize Rita'nın heykeli önünde dua ediyordu ikisi. Diğeri bir iskemlede, kendi yaydığı rom kokusunun içine kapanmıştı. Azize Rita'nın heykeli önüne rengarenk mumlar sıralanmıştı, altında mütevazı bir sepet vardı. İki nineden biri yeni yaktığı mumu seyrediyordu. Diğeri, küçük bir kağıt parçasına bir şeyler yazıp sepete koydu. Az sonra içeri henüz emekli olmadığı belli bir transseksüel girdi. Siyahlara bürünmüştü. Henüz gündüzdü, geçirdiği estetik ameliyatları gizleyen makyajı yoktu. Bir mum çekti kutudan, elleri titriyordu. Yaktı, dualar mırıldanarak yerleştirdi. Sonra bir kağıt parçası çıkardı cebinden. Dileğini önceden yazmıştı. Sepete bırakıp çıktı kiliseden. Derken, körük gibi bir hırıltı girdi içeriye, yerin tahtasını kesik topuk vuruşlarıyla inleterek. Akciğerleri iflas etmişti, topaldı, daha görmeden anlamıştım. Önümden geçince irkildim, bir gözüyle tavana bakıyor ötekiyle tabanı seyrediyordu, üstelik kamburdu: Notre Dame'ın Kamburu Quasimodo'nun dişisi!

Victor Hugo'nun ruhu şad olsun, sevinçten yerimde duramıyordum. Tarihi bir tablo karşısındaydım sanki, acaba ona Madam Quasimoda diyebilir miydim? Kendimi tuttum. Dişi Quasimodo, Azize Rita'nın önüne geldi, sepetteki küçük kağıtları geniş, gri önlüğünün cebine tıktı. Yanan mumları elindeki çöp sepetine attı. Çiçeklerin kurumuş yapraklarını ayıkladı. Dua eden üç nineden biri dayanamayıp sordu: "Yananları almıyorsunuz değil mi Madam?" Diğeri atıldı: "Dilek kağıtlarımızı atmıyorsunuz değil mi?" Dişi Quasimodo, hayır anlamında homurdanarak çıkışa doğru topalladı. Acaba konuşuyor muydu, yoksa gerçek (!) Quasimodo gibi dilsiz miydi? Hayır dilsiz değildi, çünkü sağır değildi, mümin küçük kadınların ne dediklerini duymuştu. Peşinden gitmek istedim, ama kendimi tuttum. Yaşadığım büyüyü hemen bozmak istemiyordum. Onun da bir zamanlar bir "küçük kadın" olduğunu, günahlar işlediğini, sonra yoksul düşüp kiliseye sığındığını hayal etmek güzeldi, hiç olmazsa bir hafta daha. Nasılsa öğrenecektim, acelesi yoktu, çünkü dönecektim, dönmeden edemeyecektim kutsalın kaldırımlara düştüğü ve günahın kutsandığı Beyaz Meydan'a.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1