Hizmetharç ve vekilkâr
Radikal · 2 Nisan 2001
Türkçede, bir kurumun gereksinimlerini karşılamak üzere satın almak, masraf yapmakla yetkili kişiye 'vekilharç'; ücret karşılığı hizmet etmekle görevlendirilen kişiye 'hizmetkâr' deniyor, sevgili okurlar. Ancak Türkiye'de boy atıp serpilen öyle bir vekillik ve hizmet alanı var ki; büyüme hızı yavaşlamayıp düpedüz duran, ekonomisi boğulan, üretimi daralan ve istihdamı yok edilen ülkemizde tüm olumsuzluklara inat genişleyen bu alanda yeni iş türleri türedi: Hizmetharçlık ve vekilkârlık.
Hizmetharç ve vekilkârların cirit attıkları ve bütün hünerlerini özgürce sergiledikleri mekân, elbette TBMM. Bazı milletin bazı vekilleri, kendilerine büyük bir alçakgönüllülükle 'milletvekili' diyorlar ama: Milletin ceplerine kendisine hizmet etsin diye koyduğu maaşlar, bedava yolculuklar, bedava tedaviler, yolluklar, harçlıklar, devremülk emeklilikler ve dokunulmazlıklarla donatılmış olarak aslında milletin hizmetkârlığını değil, hizmetharçlığını, üstelik işveren denetimi
korkusu olmadan yapıyorlar. Vekillik hem kendileri, hem karıları, kızları, yedi sülale torunları açısından da sürekli ve çok kârlı bir iş olduğundan, TBMM'deki bazı milletvekilleri aslında hem hizmetharç, hem de vekilkâr adamlar.
Tabii TBMM öylesine büyük ve yüce bir kurum ki, bu hizmetharç ve vekilkârların hizmetini görecek ve sadece 'hizmetli' diye anılan bir kadro ordusu da var: Sekreterler, garsonlar, aşçılar, odacılar, çaycılar. Aklıma başka hizmetli türü gelmiyor, çünkü hizmet edilmeye alışkın ve TBMM binasına aşina değilim ama, belki korumalar, şoförler, ütücüler, terziler, ayakkabı boyacıları da vardır, kim bilir.
İşte bu hizmetli ordusundan 48 kişi, Milliyet gazetesinin haberine göre tam olarak 8 çaycı, 7 garson, bir aşçı, bir bekçi-kaloriferci ve 2 bahçıvan, sevgili okurlar; hizmetharç ve vekilkârlarımıza bir yandan hizmet ederken, öte yandan okuyup daha büyük adam olmayı başarmışlar, işe girdiklerinde ortaokul mezunu bu insanlar, üniversite diplomaları almışlar. TBMM İdare Amiri Ahmet Çakar, 'hizmetli olması gerekenler idareci, idareci olması gerekenler hizmetli olamaz' kuralından hareket ederek, TBMM'nin bu üniversiteli hizmetkârlarına TBMM'de uygun işler arıyor şimdi. Ve: "Kişinin tahsili yaptığı işe fazla geliyorsa, o kişiyi uygun bir yere getirmek lazım" diyor.
Hay alnını öpeyim sayın Çakar! İşte hiyerarşi, işte hiyerarşide adalet, işte adil Meclis diye buna derim ben.
Peki ama bir sorun var: Nereye yerleştirilirlerse yerleştirilsinler, bu üniversiteli TBMM kadroları, eninde sonunda vekilkâr ve hizmetharçlarımızın hizmetinde kişiler olarak kalacaklar. Bazı milletimizin bazı ortaokul (mutlaka ilkokul mezunu da vardır) tahsilli bazı vekillerine üniversiteli hizmetkâr tayin etmenin hiyerarşik adaletsizliğini nasıl telafi edecek Çakar?
Aşiret reisi, köy ağası, parti liderinin yalakası bazı vekilkâr ve hizmetharçların, harç alıp kâr yapmaktan; kendisine hizmetle görevli hizmetliden daha üstün olmak için iki üniversite bitirecek halleri mi var?
Onların hallerini bilmem ama benim bir önerim var: Anladığım kadarıyla TBMM'de 'sürekli' kalanlar, adam oluyorlar. Millet, her dört yılda bir vekil seçmek yerine, ömür boyu
vekil tayin etsin kimilerini. Böylece tahsilsiz vekilkârlar ve hizmetharçlar tahsil yapar, bizler de her dört yılda 550'yle çarpılan binlerce sülaleleyi baştan aşağı donatacağımıza, bir ömür boyu bir 550'yi besler; hem maliyeti düşürür, hem de belki adam ederiz kendilerini!