Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2001

Başkanlar falcıları sever

Milliyet · 15 Nisan 2001

Gaipten haber alan biri için, gözleri fazla birbirine bakıyordu, ama fazla şaşı sayılmazdı. Orta uzun boyu, dar belli yeşil tayyörü, ince topuklar üstünde yükselen mevzun bacaklarıyla alımlı bir kumraldı. Sarayın yüzyıllık parkeleri üstünde tıkırdayarak ilerledi. Görkemli kapının önünde durdu, kendisine eşlik eden beyaz eldivenli uşağın altın yaldızlı tokmağı çevirmesini bekledi. Kapı, Elysee Sarayı için küçük ve mahrem sayılacak bir salona açıldı. Şöminede çıtır çıtır ateş yanıyor, önündeki uzun ve geniş kanapede bir adam oturuyordu. Kadının yüreği daha hızlı çarpmaya başladı. Adam yavaşça yerinden doğruldu, ona doğru ilerledi ve bekledi. Kadın, dizleri titreyerek ve kalın halıda tökezlememeye çalışarak yürüdü. Karşı karşıya geldiler. Hemen aynı boydaydılar. Adam, kadının elini zarif bir hareketle aldı, dudaklarına götürdü ve başını eğip: "Madame..." dedi. Fransız usulü karşılama dilinde, hoşgeldiniz demekti. Aynı anda madamın arkasına baktı, uşak anlamıştı. Çıkarken sessizce kapattığı salon kapısını, yalnızca içerden açılabilecek bir sistemle kilitlemeyi unutmadı.

Adam ve kadın, artık o rahat, geniş ve uzun kanapede oturuyorlardı. Kadın, adamın ellerini ellerine alıp: "Yıldızları okudum, tüm astrolojik haritanızı çıkarttım!" dedi. "Anlatın!" diye inledi adam, "Her şeyi söyleyin!"

Kadın: "Ülkenin başına ikinci kez geçecek ve cumhuriyetin en uzun ömürlü başkanlığı sırasında tarihsel kararlar vermek zorunda kalacaksınız!" dedi. Adam, "Oh!" diye içini çekti ve serbest kalan elini yavaşça bacaklarının arasına daldırdı.

Kadının dizleri hafifce aralandı. "Uzak diyarlarda bir savaş çıkacak..." diye süren sesi titriyordu. Sıcak soluğunu kadının dar tayyöründen fırlayan dolgun göğüs arasına yaklaştıran adam, "Hımmm!" dedi. Ham yapmadan önce. Kadın: "Çok...aahh...ahali savaşacak, aaaa...ama Fransa da katılacak..." derken kayıverdi kanapede. Bundan sonraki tüm sohbetleri, artık yatay düzeyde sürecekti.

Adam François Mitterrand'dı. Fransa'nın gelmiş geçmiş en çapkın cumhurbaşkanı. Kadının adı aslen Germaine Elisabeth Hanselmann olup kendisine Elisabeth Teissier dedirtiyordu. Astrolog olarak girdiği Elysee Sarayı'ndan metres olarak çıkınca, ünü katmerlendi. Artık her ay, falına bakıyordu Mitterrand'ın. Anı kitabında Mitterrand'a Körfez Savaşı'nı ve ikinci seçimleri kazanacağını, Almanya'nın birleşeceğini önceden söylediğini ifşa etti. Ifşaatına göre, Mitterrand bir sürü kararı almadan önce güya kendisine danışmıştı. Ama nedense, kitabı yazmak için cumhurbaşkanının ölümünü bekledi Elisabeth Teissier. Yani kehanetlerinin kanıtının, tanıkla birlikte yok olmasını. Bir de, Mitterrand'ın kanser olduğunu öğrendikten sonra bir erkeği dikey kahin tutup, Teissier'nin yatay kehanetlerine son verdiği biliniyor. Yani Elisabeth, cumhurbaşkanının ölmeden eskittiği bir metres. Ama geçici metreslik, Teissier'e yürü ya kulum demiş bir kez, televizyonların ve "halk" basınının gözdesi bir kahin kendisi. Doğrusu ben, her yıl yaptığı dünya tahminlerinden hiçbirinin tuttuğunu görmedim. Teissier'nin İsviçre'deki banka hesapları epeyce yükünü tutmuş, öyle diyorlar.

Bence Elisabeth Teissier'nin kehanet dışında her türlü vasfı var: Akıllı, çalışkan bir işkadını. Yüksek öğrenim bile yapmış, yeni öğrendik: Teissier astrolog olmadan önce düpedüz sosyologmuş! Meğer yıllardan beri doktorasını hazırlıyormuş. Geçen hafta Sorbonne Universitesi, astrolog sosyologun elinden zor kurtuldu. Teissier, üniversite jürisine "Postmodern toplumlarda astrolojiye karşı çekim ve itim duyguları üzerine epistomolojik bir araştırma" olan doktora tezini sundu ve sosyolog doktor ünvanını kazandı. Ancak asıl amacına ulaşamadı: Sorbonne Üniversitesi'nde kendi ders vereceği bir astroloji kürsüsü açtırmak. Eğer doktora tezini "pekiyi" dereceyle vermiş olsaydı, hocalık olanağına kavuşup astroloji kürsüsü diye tutturabilecekti. Ama jüri, Teissier'yi "iyi" dereceden doktorlukla taltif edip tören salonunun arka kapısından sıvışarak Sorbonne'u kadrolu bir müneccimden kurtardı.

Fransız basını, Elisabeth Teissier'i "Burcu Sosyolog Doktor, yükseleni Astrolog" diye tanımlıyor artık. Doktora tezi gerçekten "iyi" miydi, yoksa hak ettiği "pekiyi", istenmeyen astroloji kürsüsüne mi feda edildi, kahinler bilir ancak.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1