Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2001

‘Türkler geliyor’

Radikal · 14 Mayıs 2001

Valencia Sinema Festivali'nin genel karargâhı 'Rey Don Jaime Oteli'ne 'İspanyol horozları' henüz sabah kahvaltısı ederken vardık. 'Anayurt Oteli' filminin kadın oyuncusu Serra Yılmaz'la 14. katta nefis bir odayı paylaşıyoruz. Uluslararası sinema çevrelerinin tartışmasız saygısını kazanmış bir sanatçı ve belki de yeryüzündeki sinemateki elinden alınmış tek ülke unvanını elinde tutan Türkiye'nin değerli sinematek kurucularından Onat Kutlar da yedi kişiden oluşan yarışma jürisinin üyesi olarak burada bulunuyordu.

Onat'la sabah kahvaltısında buluşmamız, sevincimiz ve kahkahalarımız sayesinde tüm otel halkı ve festivalciler, özel gazete ilanına gerek kalmadan Türklerin geldiğini öğrenmiş oldular. Bu haber, ardına Osmanlı tuğrasını takıp İtalyanlara 'Anacığım Türkler geliyor!' çığlığını attıran Barbaros'un korkulu gölgesine iz düşmüyordu

tabii.

21. yüzyıla parmak kala, ardında devletin desteğinden çok kösteği bulunan, sinemateki kapatılmış, dilleri sansürle budanmış bir avuç sanatçının soylu ve inançlı soluğuyla uluslararası bir festivale iki yarışma ve üç yarışma dışı film çıkarabilen bir kültür birikiminin mesajını taşıyordu.

Her dil konuşuluyordu masamızda.

İtalyanca, İngilizce,Fransızca, İspanyolca...

Ve güleçtik... Umutluyduk.. Akdenizliydik. Bir başka nezaketle servis yapıyordu bize dört yıldızlı otelimizin personeli.

Yarışma filmlerinin dışında, bu yıl festivalin özel gösteri bölümüne

seçilerek 19 filmle şenliğe katılan

güçlü Yunan ekibi, Onat'ın 'politikanın üstünde olmak' vurgulamasını benimseyerek ilk başlardaki ikircikli tutumlarını bir yana bırakıp, kısa sürede en iyi dostlarımız haline geldiler.

Adına toplu gösteri teptiplenen ünlü Fransız oyuncusu Michel Piccoli'nin gelişi ve Sovyet bir satranç oyuncusunu canlandırdığı son filmi 'Fil Çaprazı'nın sunuluşuyla festival resmen açılmış oluyor.

Şenliğin ikinci günü, kısa siyah saçlarının çevrelediği güleç yüzü ve burnunun üstünü noktalayan çiller ile bir İspanyol ressam giriyor yaşantımıza.

"Merhaba. Adım Lola. İstanbul'da sergi açtım. Bakın, bakın, bu Türk ressam dostlarımın fotoğrafları. Festivalde Türklerin de olduğunu duyunca koşup geldim, sizlere yararlı olabilir miyim? Hadi size kenti gezdireyim..."

Sevgili Dolores Bosch. Namı diğer, Lola. Onat'ı jüri üyeliği dolayısıyla seyretmek zorunda olduğu filmlerle baş başa bırakıp, Serra ile birlikte Lola'nın peşine takılıyoruz. 'Açıkhava çarşısı', 'Çingene pazarı', 'sahaflar', 'saat kulesi' ve Araplardan miras kalan mavi çinili bir lokantada İspanya'da bugüne değin yediğimiz en lezzetli yemeklerle noktalanan bir gün. Sıra hesabı ödemeye geldiğinde, Lola'nın sevgilisi Jose, tüm itirazlarımıza karşın kabul etmiyor katılmamızı. İkisi bir ağızdan, "Bizi de Türkiye'de böyle ağırlamışlardı," diyor. "Ne yapsak

İstanbul'da gördüğümüz konukseverliğin altından kalkamayız."

Böyle bir hafta süren heyecan fırtınası sonunda, yüreğimizi bir an için durduran o sevinç dalgasını, haberi alıyoruz:

Zeki Ökten'in 'Ses' filminin gösterildiği geceyi, şenliğin iki numaralı adamı Honorio Rancano'nun davetiyle noktalıyoruz. Dondurmalı ananas ve portakala sıra geldiğinde, davetin verildiği lokantanın duvarına 'Carlo Mazzacurati'nin 'İtalyan Gecesi' filmi yansıyor. Düş gibi. Seyrediyoruz. 'Ses'ten sonra yüreğimiz,

'Anayurt Oteli' diye çarpmakta artık. Filmin tanıtım gösterisini, İspanya'da olmaklığa boşverip bir Fransız lokantasında kutluyoruz. Festival komitesinin verdiği fişlerle ödeyerek tabii!.. Gece on bire doğru, bulunduğumuz lokanta yavaş yavaş 'Anayurt Oteli'ni seyretmekten dönenlerle dolmaya başlıyor. Sinema şenliğine katılan çeşitli ülkelerden insanlar, teker teker masamıza gelip Ömer Kavur ve Serra Yılmaz'ı kutluyorlar.

İçtenlikle. Övücü sözleri cömertçe sıralayarak...

Mazzacurati'nin 'İtalyan Gecesi' ile üçüncü ödülü paylaşıyor 'Anayurt Oteli'.

Türk sineması, Onat Kutlar'ın 'Kardelenler'i gibi... Karanlık toprağın beyaz kabuğunu, karşı durulmaz çıtırtılarla kırmakta.