Zır demokrasi ishali
Radikal · 6 Temmuz 2001
İshal deyip geçmeyin, sevgili okurlar. Amel de diyebilirsiniz! Bu ülkede (bazı) gerçekleri söylemek için demokrasi var. Dolayısıyla seçim hakkınız, anca beraber kanca beraber çektiğimiz bağırsak bozukluğunu istediğiniz teşhisle tanımlamak özgürlüğünüz var. İyi aile çocukları, terbiye almış, Avrupa görmüş, yabancı okullarda okumuş, nazik olanlarımız; balgamı 'kraşe', kusmuğu 'istifra', basuru 'hemoroid', çişi 'idrar', osuruğu 'gaz', boku 'dışkı' diye incelttikleri gibi, ortak ishalimizi de 'diyare' adıyla anabilirler. Diğerleri 'cırcır'la idare ederler, sonuç değişmez: Türkiye ishaldir. Ekonomisi ishal, politikası ishal, söylemi cırcır, eylemi amel; Derviş hapı, IMF serumu falan kâr etmiyor, toplum alttan üsten gidiyor.
Türkiye'de ekonomik kriz yok. Akut keriz ishali var.
Köyün güzeli Hülya Yavşar, binmiş koca ağası Çilingir Kaya'nın traktörüne, yanaşma Ayşe Hatun ile tıngır mıngır dönerken mezradan, bir yanlış manevra, hop, traktör alabora. Hülya, düştüğü yerden kalkıp şöyle bir silkinmiş, ötekileri aranmaya koyulunca bir de ne görsün? Kaya'nın çilingiri, Ayşe Hatun'un anahtar işi üstünde. Yavşar karısı, "N'apıyorsunuz?" diye feryatlanınca yerinden doğrulan kocası Kaya, çilingirini gösterip: "Allah korudu, ya gözüne geleydi..." demiş mi, dememiş mi?
İşte budur, Türkiye'nin akut keriz gündemi.
Özelleştirme İdaresi Kurulu'nda, erkekler kurulup oturmuşlar da, kadınlar ayakta kalmış galiba. Birden ve ansızın, oturan başlar ayaktaki hanımların kaidesiyle göz göze, ya da her neyse gelmişler mi size? Bir de bakmışlar, ayaktaki hanımların iç çamaşırı yok. Oysa iç çamaşırı giyilmeden, özelleştirme yapılamayacağını herkes bilir. Özelleştirme dediğiniz dondan başlar diye, hemen bir don araştırma komisyonu kurulmuş. Don komisyonu, hanımların G noktasından bir 'string' geçtiğini belirleyince donakalmış tabii. String dediğiniz, gâvurun ipi. Özelleştirme İdaresi'nde, hanımların G'si eloğluna verilir mi? Derhal el koymuşlar tabii işe ve hanım kaidelerini yerli malı, besbelli dona bağlamışlar.
İşte budur, Türkiye'nin akut keriz gündemi.
Kapatılan FP'nin açıkta kalan takımı, eski parti için yeni ad yarışması açmış. Kazanan ABD'de, hediyesi gelenekçilerden tatil kazanacakmış. Eski FP'nin pek çok üyesi önden gitmişlerdi zaten. Tayyip Erdoğan da, ABD Büyükelçisi'nin elini sıkıp Hür Demokratlara icazet almış. Kaldı mı size ABD iki arada? Acaba hangi kanadı kaidesine oturtacak ve haydi bir, iki, belden aşağı Amerika turizmine kimden başlayacak?
İşte budur, Türkiye'nin akut keriz gündemi.
Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, yoğurdun keşfinin aya gidiş kadar önemli olduğunu buyurmuş. Doğru söze nedir. Yoğurt yenir, ay bakılır. Türk'ün yoğurdu olmasa, Ay'ı mı yerdi? Türk yoğurt yapmasa, el oğlu Ay'a mı giderdi?
Ama işte, böyle yoğurda böyle hıyar doğrayınca, ne yazık ki sonuç cacık. Oysa cacık, eşittir müshil azık bu kafalar bu cacığı kaşıkladıkça, bizim ishalin tek çaresi, kazık!