Vasatlar ve kesatlar (1)
Radikal · 28 Eylül 2001
Savaşı beklemek, kolay değil, sevgili okurlar. Haberciler de ana mönüyü beklerken çerez kabili, Usame bin Ladin'in beş yüzlük mikisi, imzasından libido tahlili gibi iştah açıcı ayrıntılarla oyalanıyorlar. Geçen pazar, 'Dinsel terör mü, cinsel terör mü?' başlıklı yazımda ben de Usame bin Ladin'in haber olan cinsel özelliğini kalemime dolamaya çalıştım, bildiğiniz gibi kısa kaldı, gösterdiğiniz ilgi ve teveccüh üzerine bugün konuya bir daha el atmak ve imzasına doğru uzatmak istiyorum. Üstelik, Türk basını tarihte ilk kez dünya basınıyla aynı trendi Usame bin Ladin'in belden aşağısında yakaladı, yedi düvel anca beraber kanca beraber adamın beş yüzlük mikisi ve acayip libidosuyla uğraşıyoruz. Çok da doğru yapıyoruz, çünkü biraz psikoloji bilenler bilir ki, kan ve seks asla birbirinden ayrılmaz, tarih akışını değiştirenlerin libidosu ya yüksektir, ya düşük, ama asla vasat değildir; dünyayı ya da ülkesini kana bulayan her zalimin mutlaka bir cinsel sorunu vardır. Cinsel sorununu çözmek yerine vatan millet sorunlarıyla uğraşmak en sık rastlanan 'kompansasyon' olup, en ağır sorunu olanların başvurduğu teselliye genelinde 'savaş' denir.
Aynı konuyu benden daha nazik ve terbiyeli bir üslupla kaleme alan, ancak ilgi alanlarımız ve beyin dalgalarımız pek bir uyuşan sevgili Türker Alkan hoca, çarşamba günü Napolyon'un sırım gibi boyu, Kleopatra'nın ufacık burnu, Usame'nin binlik mikisi olsaydı, tarih değişir miydi, diye soruyordu.
Bence değişmezdi. Çünkü Napolyon uzun boylu olsaydı bir başka bodur, Kleopatra ufak burunlu olsaydı bir başka büyük burunlu, Usame'ninki binlik olsa bir başka beş yüzlük çıkar ve yine yapardı, yapacağını. Üstelik, Napolyon yalnızca kısa boyundan değil, tıpkı Usame'nin derdinden musdaripti; libidosunun yüksekliğine erişemeyen bir merdiveni vardı ve kendisini aldatmasını bir türlü önleyemediği Josephine'e yetiştiremediğinden ötürü kompleksliydi. Hatta bir rivayete göre, Napolyon'un İnvalides Sarayı'ndaki naaşında cinsel organının kalıntısı yoktur. Amerikalı bir gazeteci, Napolyon'un mahrem ayrıntısının mumyalanma işlemi sırasında gövdeden kesildiğini, Amerikalı bir milyarderin özel koleksiyonuna katıldığını ve halen, 'Tarihin seyrini değiştiren Mickey' olarak ABD'deki bir malikânede, cam
fanus içinde seyredildiğini iddia eder. Hangi gazetede yayımlanmıştı unuttum, ama ABD'de yayımlandı, Fransızlar bu iddiaya yanıt vermeye tenezzül etmediler. Hayretler içerisindeyim; Türklerden önce Anglosakson basının diline doladığı Usame bin Ladin'in beş yüzlük meselesine de yer vermediler; elyazısını tahlil etmelerine karşın, hem libidosu konusunda fikir beyan, hem de İngiliz grafolog Caroline Murray'ın imzadan yüksek libido çıkarışına itibar etmediler. Hatta alay ettiler! Oysa bu işlere çok meraklıdırlar. Acaba bir bildikleri mi var, diyorum.
Fransız basını, Bin Ladin'in imza-karakter tahlilinde, bir kadın ve bir erkek grafoloğa başvurdu. Boyu da adı kadar uzun mudur bilmem, Marie Jeanne Berrichon Seyden adlı grafolog: "Bin Ladin enine boyuna düşünen, hesaplı biri. Otoriter ve çok soğukkanlı, korunmayı da iyi biliyor," diye yazdı.
Tabii ben hemen, eh kısa olunca uzun düşünür tabii, diye düşündüm. Fazlası olmayanı hesaplı kullanmak, soğukkanlı harcamak ve gaza gelmemekte yarar vardır. François Sulger ise, Çek Saudek grafoloji ekolü simgelerinden yola çıkarak, Bin Ladin'in imzasındaki harf çizimlerinde çekilmiş bir kılıç buldu. Gerçekten de kılıca benziyor Bin Ladin'in imzası. Sulger'e göre teröristin geçmişinde gizli bir yare var (acaba sünnetten mi?). Bu yarayı sarıp sarmalamış (acaba kat kat yeldirmesi ya da kadınları soktuğu öcü çarşafı mı yansıdı imzasına?). Ancak kabzasında yine Saudek ekolünün simgelerine göre bir sürüngen kıvrılmış, yılan ya da kertenkele olabilirmiş ve
başı sola dönük bu sürüngen, deneyimle kazanılmış ihtiyatlılığı gösterirmiş. Ayrıca, ünlü imzadaki sürüngen çizgi, ağır ağır ve kararlı biçimde yol alan bir kaplumbağanın üstüne binmiş (yerküre olmasın sakın?), bu durum da Bin Ladin'in arkasından pek çok insan sürükleyecek fikir sahibi olması demekmiş.
Yandık! Nasıl yandığımız ve niçin yanacağımızın cinsel tahlili yarına.