Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2001

Vasatlar ve kesatlar (2)

Radikal · 29 Eylül 2001

Dünyanın başına bir kabak patlayacak da, balkabağı mı, dal kabağı mı, orası belli değil. Oysa kimi allameler, beyin dondurucularında hazır bekleyen kabak kalye, mücver ve tatlısını çıkarıp çıkarıp sürüyorlar önümüze. Patlayacak kabak tamam da, ben bu önceden patlamış kabak tahlillerinden sıkıldım, aziz okurlarım. Yalnız Türkiye'de değil yedi cihanda, allame cemiyeti laborantlığa soyundu, yeni terör mikrobunun yapısını çözmeye çalışıyor ve ciddiyetten uzak, gülünç sonuçlara vardıklarının bilincinde bile değiller. Örneğin, başta George W. Bush, ortada bizimkilerin sözcüsü İsmail Cem, ardında Diyanet İşleri Başkanı ve tüm dünya din uleması ve politikacıları haykırıyor: "Terörün dini imanı yoktur, bu terör İslami terör değildir, terör terördür!" Hani neredeyse, terör mikroplarını ateist ilan edecekler de dilleri varmıyor. Oysa ilgi odağı mikrop sürüleri, Pakistan'dan Afganistan'a meydanlara dökülmüş, besmele çekip tekbir getirerek Allah için, Allah yolunda kâfir öldürdüklerini, İslamiyet için dövüştüklerini, daha da öldüreceklerini ve ölmek istediklerini haykırıyorlar avaz avaz.

Usame bin Ladin ve emrindeki binlerce mücahit

ve ardındaki milyonlarca potansiyel mücahit, yani taraftar, tüm Müslüman toplumları gerekirse hükümetlerine başkaldırarak gerçek İslamiyet'in erek ve gereklerine dönmeye çağırıyor; iki buçuk İslami ulema, bu milyonlara bakıp: "Cık, cık... Bunlar Müslüman değil!" diyor.

Ben şahsen kimin doğru söylediğini

bilmiyorum. Çünkü, Usame bin Ladin ve

savaşçıları ve yandaşlarına, 'Bunlar Müslüman değil,' diyenler; vardıkları kararı iki ölçüte dayandırıyorlar: Haram ve günah. İslamiyet'e göre masum insan öldürmek harammış, kendini öldürmek günahmış, dolayısıyla bu teröristler de Müslüman değillermiş. Bu allameler farkında bile değiller ki, 'masum insan öldürmek haramdır,' demek, 'günahkâr insan öldürmek mübahtır,' anlamına gelir.

İnsan neresiyle güleceğini şaşırıyor. Böyle ölçülere tersyüz ölçüler denir, birileri çıkar tersine çeviriverir ve nitekim çevirdi. Usame bin Ladin ve adamlarının, öldürdükleri Amerikalıların masum değil günahkâr, çünkü ehl-i Müslüman değil küffar, dolayısıyla katledilmelerinin vacip ve kendilerinin bu yolda şehadetle sevapkâr olduklarına inanmadıklarını

kim ileri sürebilir? İslamiyet'te kimin inançlı olduğuna tek karar mercii Allah değil midir?

Şimdi kim gerçek Müslüman? Kâfir Amerikalı öldürmeyin, cihad ilan eylemeyin deyip oturanlar, hatta ABD'nin eline bakanlar mı, yoksa Kuran'ın emrettiği tüm şeriat kurallarını bilfiil uygulayıp küffara cihad eylerken şehit olanlar ve olmayı göze alanlar mı? Kuran'da, 'Düşman da olsa insan öldürmeyin,' diye bir tavsiye var mı? Şehitlere cennet vaat eden bu kutsal kitapta, "Cihad yolunda intihar şehadet sayılmaz," diye bir uyarıda bulunuluyor mu?

Üstelik, Usame bin Ladin'e hak veren,

arka çıkanların sayısı demografik olarak hiç de yabana atılır gibi değil. Türkiye dahil, her

Müslüman ülkede milyonlarca Bin Ladin müridi var. Milyonlarca Müslüman'ın İslamiyet'in gerek ve ereklerini yanlış anladığını ve dinden saptıklarını söylemek, bir anlamda Kuran'ın da yanlış anlamaya pek müsait olduğunu itiraf etmek değil midir?

Bir an için İslami terör yoktur, terör terördür, diyenlerin haklı olduğunu varsayalım. Usame bin Ladin'cilerin kendi yaşamları pahasına giriştikleri terör ya da savaş, dinsel değilse nedir? Devamı yarına.