Belden aşağı turizm
Radikal · 7 Ekim 2001
New York'a yapılan saldırıların hemen ertesinde, Fransa'nın Toulouse kentinde bir petrokimya tesisi havaya uçtu, biliyorsunuz. Ariane füzelerine yakıt imal eden AZF fabrikasının amonyak depolarında başlayan patlama, bir dizi yanıcı maddenin infilakına ve 29 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına yol açtı. Kentin sanayi bölgesindeki fabrikadaki patlama öylesine şiddetliydi ki, otoyollardaki arabaların camları dahil tüm şehirde camlar kırıldı, kilometrelerce uzaktaki evler, okullar kullanılamaz hale geldi, öğrenciler öldü hatta. Fransız yetkililer, ilk demeçlerinde halk paniğe kapılmasın diye olaya kaza dediler. Oysa soruşturma ilerledikçe, suikast olasılığı güçleniyor ve kuşkular, patlama merkezi amonyak deposunda ölü bulunan iki, halen hastanede ağır yaralı üç Tunus kökenli geçici işçi üzerine odaklandı. Üçü de Müslüman'dı, patlamadan yalnızca bir hafta önce işe alınmışlardı ve fabrika şoförleriyle kamyonlara Amerikan bayrağı astılar diye dalaştıkları biliniyordu. Özellikle de Hasan Candubi'ye ait olan ceset, suikast tezini gündeme getirdi. Neden biliyor musunuz? Çünkü cesedin incelenmesi sırasında, Hasan Candubi'nin öldüğü gün üstüne, sıkı durun, iki gömlek, dört fanila ve iki pantolon altına ikisi kısa paçalı, ikisi de uzun olmak üzere toplam dört don giydiği belirlendi!
Türkiye'de irdelendi mi bilmiyorum, meğer 'hak' yolunda şehit olmaya aday teröristler, İslamiyet'in canlı bombaları, ölecekleri gün böyle kat kat giyinirlermiş. Hatta kat kat giyinmek, Bosna'dan Filistin'e 'Müslüman kamikaze mitolojisi'nin bir parçasıymış ve bugüne değin patlamadan yakalanan ya da tam patlayıp unufak olmayan tüm İslami teröristlerde aynı durum gözlenmiş. Ben Toulouse soruşturması sırasında, yeni öğrendim doğrusu ve üst üste giyinmenin dinsel anlamını bilmiyorum henüz.
Dolayısıyla Fransız polisi, soruşturmaya Hasan Candubi'nin iç çamaşırlarından başlamak zorunda kaldı. Evini bastı, karısını, akrabalarını ve arkadaşlarını sorguya çekti. Önce don meselesi aydınlandı. Merhumu tanıyan herkes aynı bilgiyi veriyordu, demek ki doğruydu: Candubi, oldum olası kalçalarının zayıflığından ötürü kompleksliydi ve büyük popolu görünmek için dört don giymek adetindeydi! Ancak bu açıklama, Fransız polisini tatmin etmedi. Poposunu büyütmek için don giyecekse, dördünü de kısa giyse daha popolu görünürdü merhum. Çünkü iki uzun don üstüne iki pantolonla, orantı lehine bozulmuyordu. Diyelim ki, belden aşağısını olduğu gibi (nedense) irileştirmek merakındaydı Hasan Candubi. Öyleyse niçin dört fanila, iki gömlekle üstünü de şişirmişti? İki takma meme, büyük popo istemine daha uygun düşmez miydi?
Şaka bir yana, şimdi Fransız polisi, Hasan Candubi'nin şehit olmak için mi, yoksa iri görünmek amacıyla mı kat kat giyindiğini araştırıyor. Gördüğünüz gibi dinsel terörizmin cinsel boyutuyla uğraşan yalnız ben değilim, sevgili okurlar.
Çünkü vücudu böylesine saklamak, gizlemek ve en ve boy babında değiştirmek iradesi, ister iri görünmek için olsun, ister şehit olmak hazırlığı, tensel bir iğrentinin, utancın kanıtı, dolayısıyla cinsel bir yetersizliğin, eksikliğin, güvensizliğin sonucu değildir de nedir?
Kadınları tepeden tırnağa günah, murdar ilan ederek kapamanın, gizlemenin, görmeye bile tahammülsüzlüğün temelinde yatan, bu tür erkeklerin cinsel yetersizlik korkuları değil de nedir? Hangi başka mantık açıklayabilir kadına karşı duyulan bu dehşeti?