Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2001

Aşkın kontağı atınca

Milliyet · 14 Ekim 2001

Derin Fransa deyince parmakla gösterilen; sönmüş ama bir gün yeniden uyanabilir volkanların, volkan karası dağların ve bu muhteşem dağlardan çıkan cehennem gibi sıcak, buz gibi soğuk su kaynaklarının vatanı, Auvergne bölgesidir. Ben söylemiyorum, tüm Fransızlar der: Auvergniat diye anılan halkı, yetiştirdikleri olağanüstü beyaz Charolais inekleri gibi akça pakça, kunt, kalın gövdeli ve güzel gözlüdür. Zaten Charolais inekleri geviş getirirken, o kapkara bereketli toprakların yeşerttiği göz alabildiğine otlaklardan geçen trenlere nasıl bakıyorlarsa; ineklerinin semirmesini beklerken meyhane tezgahında demlenen Auvergne'li de öyle bakar önünden akan hayata. Auvergne halkı çalışkan, sakin ve cimridir. Yatırım ve para dedin mi, toprak ve nakit der, susar.

Dolayısıyla Derin Fransa'nın bu mutena bölgesi, Ağır Ceza Mahkemelerine alışık değildir. Kırk yılda bir cinayet işlenir. Çoğu da kaza neticesidir.

O gün, bölge başkenti Clermont Ferrand Ağır Ceza Mahkemesi tıka basa doluydu. İzleyiciler sınıtıyor, yargıç heyeti ciddiyeti korumakta kararsız görünüyordu. Başyargıç, sanığı sorgulamaya geçti. Sanık ayağa kalkması gerektiğini önce anlamadı, sonra kalkamadı. Avukat ve mübaşir kaldırmaya davranırken, yargıç müdahale etti: "Otursun, otursun!" Ve sanığı kaldırmaya çalışan mübaşir ve avukat, bu kez oturması için bastırdılar. Sanık hemen anlamadı. Hafif bir boğuşma oldu aralarında ve dakikalar sonra, düşmeyecek biçimde vidalandı sanık, sanık sırasına.

Zaten niçin sanık olduğunu da anlamıyordu sanık. Çünkü kulağı ağır işitiyordu. "Eşinizi öldürdünüz... diyorlardı. O öldürmemişti ki! "Tüfeği doğrultmasına doğrulttunuz...." diyorlardı. Doğrultmuştu ama, yalnızca korkutmak için. Haşa çekmemişti tetiği!

Sanığın adı Marie Jose Pires'ti. Tam 87 yaşındaydı ve 73 yaşındaki kocası Albertino Pires'i, elli üç yıllık bir evlilikten sonra, oğullarından birinin av tüfeğiyle vurup öldürmüştü.

Marie ve Albertino, Portekizliydiler. Ülkelerindeki dikta rejimi ve yoksulluktan kaçıp, Fransa'ya göçmüşlerdi 1957 yılında. Çok çalışmışlar, epeyce para kazanmış ve aralarındaki on dört yaş farka karşın, iki oğul sahibi olmuşlardı.

Gel zaman git zaman Portekiz değişmiş, dikta rejimi yerini kusursuz bir demokrasiye ve yoksulluk varsıllığa bırakmıştı. Ama Marie ve Albertino, alışkanlıklarını değiştirecek yaşı geçmişlerdi artık. Clermont Ferrand'ın küçük bir köyündeki bağlık bahçelik emeklilik villalarında, oğullarının yanı başında geçireceklerdi kalan ömürlerini.

Ama işte, evdeki bir ampulün ömrü daha önce bitti ve Albertino […] de birlikte bitirdi. Kilerin ampulü cinayetten üç gün önce mevta olmuştu, değiştirmek gerekiyordu. Kocası daha gençti, dolayısıyla daha dinç olması gerekirdi. Marie, kocasına "Yanan ampulü değiştir!" dedi. Albertino hı, hı demekle yetindi. Artık hep televizyon seyrediyor, daha doğrusu televizyon önünde uyukluyor ve yerinden kaldırmak için vinç gerekiyordu Albertino'yu. O meşum gece, Marie yemek hazırlıyordu, kilere girmesi gerekti ve ampulün hâlâ değiştirilmediğini görünce, gözü döndü kadıncağızın. Oğullarından birinin av tüfeğine kaptığı gibi Albertino'nun çöktüğü koltuğun karşısına dikildi ve: "O ampulü değiştirmezsen vururum seni!" gibi bir şeyler söyledi, derken sakinleşti, tüfeği yerine, yani ütü masasının arkasına yerleştirdi ve yeniden mutfağa geçip yemeği hazırlamaya devam etti.

Komşuların ihbarı üzerine eve gelen jandarma, Albertino'yu koltuğunda can çekişirken buldu. Marie, tetiğe bastığının bilincinde olmakla kalmayıp, patlama sesini de duymadığını iddia ediyordu. Herhalde doğruydu, yaş ve kulak icabı...

Mahkeme heyeti birkaç dakika istişarede bulundu. Heyet reisi derin bir iç çekti ve Marie Jose Pires'i, önce beş yıl hapse mahkum, ardından yaşını göz önüne alarak, cezasını tecil etti. Ancak kararın sanığa anlatılması ve sanığın salondan çıkarılması, mahkemeden uzun sürdü.

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1