Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2001

Aptallığın havası

Radikal · 19 Ekim 2001

Sayın milletvekillerimiz, daha sonra Cumhurbaşkanı Sezer tarafından durdurulan maaş artırım girişimlerini Anayasa değişikliğine SOKTUKLARI ve AYLIK gelirlerini adam başına 4 milyara doğrulttukları gün; bir çiftçi, ÜÇ YIL vadeyle aldığı yalnızca 1.5 milyarlık krediyi ödeyemediği ve iflas ettiği ve üç kuruşluk malına haciz geldiği için Başbakan'ın önüne simit atıyor, tabii polisler tarafından ite kaka karakola götürülüp mahkemeye sevk ediliyordu. Yine aynı gün, İstanbul'da bir taksi şoförünü, parasızlıktan gözü dönmüş caniler yalnızca 20 milyon lira için, döverek öldürüyorlardı...

TBMM üyelerinin maaşlarına zam yapma girişimlerinde insanları çileden çıkaran yan, milletvekillerinin

3 milyar, 4 milyar aylık almaları değil; temsil etmekle yükümlü olup hiçbir anlamda bütünleşmedikleri halkın, onların bir aylık maaşı bile etmeyen kredileri ödeyemediği, onların bir aylık maaşı bile olmayan borçlar yüzünden iflas ve intihar ettikleri, onların bir günlük kazancına eşdeğersiz paralar için boğazlandığı bir zamanda, halka inat, halkın çektiği sıkıntılara inat, kirasını ödeyemeyen, çocuğuna pabuç alamayan, evine ekmek götüremeyenlere nispet yaparcasına KENDİ maaşlarına kendi elceğizleriyle zam yapmalarıdır.

Diyorlar ki, halen işini korumak şansına sahip nice kişiler ve özellikle milletvekili maaşlarına yapılmak istenen zammı eleştiren kimi gazeteciler onlardan fazla aylık alıyormuş. Olabilir. Halk, bir gazeteyi satın alıp almamakta, dolayısıyla o gazete çalışanlarını beslemek ya da beslememekte özgür. Kimse zorunlu tutmuyor

okuru, bir gazeteyi satın almak suretiyle gazeteciyi yaşatmaya. Ama milletvekili olgusunun adı üstünde! Onlar milletin vekili ve oluşturdukları devlet, millete ne reva görüyorsa, aynısını çekmek zorundalar. Hatta bence, en düşük memur aylığına ayarlanmalı maaşları ki, hakkını savunmakla yükümlü oldukları milletin neler çektiğini daha iyi anlasınlar, bu bir... İkincisi, TBMM üyelerinin maaşlarını kendi kendilerine belirlemeleri her şeyden önce kamu ahlakı ve mantığına aykırıdır! Eğer bir referandum yapılacaksa, bence artış değil, yekten maaşlara ölçüt alınacak memuriyet kademesi belirlenmelidir halkoyu tarafından!

Bakın bakalım o zaman kaç para veriyor bu halk, vekillerine! Bakın bakalım asgari ücretten bir gıdım fazlasını layık görecek mi temsilcilerine...

Diyorlar ki referandum 20 trilyona mal olacakmış, efendim bu ekonomik krizde 20 trilyon harcamak lüksmüş!

YETER! Bu memleketi bu hale koyanların, elbette akıllı olmadıkları kesin. Ama bari bizi aptal yerine koymasınlar. Eğer Cumhurbaşkanı Sezer'den dönmeseydi, 550 aktif milletvekili ve 2000 dolaylarındaki

emeklisine yapılacak zammın BİR YILLIK maliyeti tam 14 trilyon 220 milyara patlayacaktı. Çok zeki olmadıklarını biliyorum ama hesap gerçekten çok basit, onlar bile başarabilirler: 550 milletvekiline her ay 385 milyar TL zam, 2000 emekli vekile 800 milyar zam,

eder size ayda 1 trilyon 185 milyar. Çarpın 12 ayla, bulursunuz BİR referandumun yüzde yetmişini!

Türkiye'de en son referandum, kaç yıl önce yapıldı beyler? Kaç yılda bir referandum yapılıyor? Oysa TBMM, bize HER YIL bir referandum parasına patlıyor.

Ve bizatihi ve tüm millet artık biliyor, artık uyandı ve soruyor: Sizler, ne verdiniz bizlere, bu millete, her yıl, her yıl mal olduğunuz bir referandum masrafına karşın? Daha çok demokrasi mi verdiniz? Daha çok özgürlük, daha iyi eğitim, refah, bolluk, sağlık, adalet mi verdiniz? Vere vere, beni ve benzerlerimi mahkemeye verdiniz. Bak bu doğru. Onun ötesinde aldınız, aldınız, aldınız. Anayasa'yı bile maaşlarınızı yükseltmek için değiştirmediniz mi?

Elleriniz dert görmesin, dürüst aklınızla yaşayın sayın Cumhurbaşkanım!

Gidelim referanduma. Gerçek demokrasi, halkın

oyuna. Tabii sıkarsa...