İkinci bahar
Radikal · 4 Kasım 2001
İspanya, 1982 yılından bu yana Avrupa'nın en genç politikacıları, dolayısıyla en genç devlet adamları tarafından yönetilen bir ülke. Bizim basında, çok bilmiş bazı dış politika uzmanlarının, adını yıllardır 'Gonzales' diye yanlış yazdıkları, oysa bol bol örnek verdikleri sosyalist Felipe Gonzalez başbakan olduğunda 40 yaşındaydı, başbakanlıktan ayrıldığında ise 54. Halefi, merkez sağ lideri Jose Maria Aznar, 1996 yılında iktidara geldiğinde 43 yaşındaydı, halen başbakan ve artık 48'inci baharında. Ülkede, yalnız başbakan değil bakanlar, bürokratlar ve belediye başkanları da gencecik insanlar. 60'ını aşan tek tük adam var aralarında. Peki yaşlılar, emekliler nasıl yaşıyor dersiniz İspanya'da? Yanıtı El Pais gazetesinde yayımlanan olağanüstü bir haberde buldum:
Jun, bir İspanyol kasabasının adı. Andaluzya bölgesinde, 2000 nüfuslu minik bir cennet. Maria İsabel Gimenez, 76 yıl önce doğduğu, büyüdüğü ve kuşkusuz
öleceği Jun kasabasında 'ikinci bahar'ın tadını çıkaran bir ninecik. Görseniz yersiniz, öyle sevimli; ama onu reçel pişirip örgü örmekten çok, internetin karşısında görebilirsiniz. Çünkü internete girip genç erkeklerle flört etmeye bayılıyor. Son 'avı', 32 yaşında bir pilot. Fotoğrafını da görmüş, pek yakışıklıymış. Maria İsabel de yaşını söylemiş pilota, sanal dünyanın yalanı mı olur, 25 demiş tabii. Söyleşmişler, sevişmişler bilgisayar aracılığıyla, derken sıkılmış bizim nine, son vermiş ilişkilerine. Bu kez 17 yaşında bir delikanlı talip olmuş Maria İsabel'e. "Ama onunla çok konuşmadım, yaşımı söyleyip çıktım işin içinden, ne de olsa anneannesi sayılırım..." diyor yaşlı çapkın. Okuma yazmayı 60 yaşından sonra öğrenen Maria İsabel, bugün bilgisayar klavyesi tıkırdatıyor.
62 yaşındaki Maria Munoz'un bilgisayarı karşısında en sevdiği internet sitelerinin listesi asılı. İspanya'nın sevilen şarkıcısı Enrique Bunburry'nin web sayfasından yemek tarifleri veren sitelere kadar yok, yok dağarcığında. Kocası da kendisi kadar meraklı 'iletişim otoyolları'nda dünyayı gezmeye. Zaten Jun kasabası halkı topyekun sanal turizmci!
28 Haziran 2001 günü, 2 milyon kişi Jun kasabasının web sitesini istila etmiş; ne otel, ne de karakolu bulunan kasabanın sanal yolları dev bir tıkanıklık geçirmiş. AB Komisyon Başkanı Romano Prodi bile kasabayı bizzat ziyaret eden sanal turistler arasındaymış.
Fikir, kasabanın belediye başkanının oğlu ve yardımcısı Jose Antonio Rodriguez'den çıkmış.
1999 yılı, İspanya'nın 'Masumlar Günü' 28 Aralık bayramında, kasabanın yaşlılar evi bir tür kültür merkezine dönüştürülerek, 12 bilgisayarla donatılmış, genç yaşlı tüm sakinlerin bedava kullandığı internet ağına bağlanmış. Yaşlılar evinin bir de barı var! O gün bugündür, Jun'da yaşam bambaşka ve emekliler, ihtiyarcıklar, ikinci baharlarını yaşıyorlar. Belediye, önce bedava kursa tabii tutmuş tabii hepsini. Bir güzel öğrenmişler internet kullanmayı. Yalnız yaşlılar değil, kasabanın çalışan genç nüfusu da boş saatlerinde geliyor merkeze ve tek kuruş ödemeden saatlerce dünyayı geziyor, iletişim yollarında.
Jun Belediyesi, bununla yetinmemiş. Artık kasabayı, 'teledemokrasi'yle doğrudan seçmenler yönetiyor. Bu yıl belediye meclisi ilk 'interaktif' genel kurulunu toplamış ve belediye bütçesi, halkın elektronik oylarıyla kabul edilmiş. Jun kasabası, Helsinki bildirisine imza atan yerel yönetimlerden biri. Bildiri, iletişim toplumuna destek veren dünya kentleri tarafından yayımlandı ve insanlığın iletişim bilgisine bedava ulaşma hakkını savunuyor.
Jun'un başarısı, başka belediyelere de örnek oldu. İspanya Bilim ve Teknoloji Bakanlığı (evet, böyle bakanlıklar var gençlerin yönettiği çağdaş ülkelerde) İmNoTep projesiyle, halen 75 köye internet sistemine geçmesi için gerekli yatırımı sağlıyor.
Ve İspanya devleti, bilgili gençlerin batırmadığı ekonomisini kurtarmak için Afganistan'a asker göndermek zorunda kalmıyor.