Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2001

Büyük ve küçük

Radikal · 18 Kasım 2001

Zaman dediğimiz ve yaşamı ölüme çengelleyen göbek bağı, ilk bakışta üç evreli gibi görünür. Dün, bugün ve yarın; ya da geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman. Oysa 'bugün şimdi' diye bir zaman dilimi yoktur. 'Şimdi' sözcüğü daha ağzımızdan çıkarken geçmişe aittir, 'bugün' dediğimiz zaman diliminin bir bölümü geçmişi, bir bölümü geleceği içerir ve varlığımızın, düşüncelerimizin yalnız dünleriyle yarınları vardır. Ancak insanlar, olmayan bir 'şimdi' kavramını yaratarak yaşamak zorundadırlar ve 'şimdi' deyince, çok yakın geçmişin belirlediği çok yakın geleceği düşünürler. Aslında var olmadığı için midir nedir, 'şimdiki zaman' dediğimiz sıcağı sıcağına yaşanan takvim, gerçekleri yansıtmaz. Doğruların ve yanlışların geçerliliği, ileriye doğru akan sular, uzaklaşan zaman içinde törpülenerek kesinlik kazanır. Gerçek insan değerleri ve değersizlikleri de böyle anlaşılır. Ve eşyada ve beşerde, bu duruma 'kalıcılık' deriz. Yani insan ve yarattığı değerlerin tek ölçüsü, zamana dayanıklılıktır.

Her taşın altında bir tarih yatan Paris kentinde, bir 'İngilizler Sokağı' var. Binalarından biri tam 884 yıllık ve geçmişteki en ilginç sakini, Jean Baptiste Rousseau. Babası ayakkabı tamircisi Rousseau, 1671 yılında bu sokakta doğmuş. 1741'de ölen Rousseau, mezar taşına: 'Burada yatıyor bir koca kitabın yazarı/Bilgiç değil karışıktı hitabı/Ölümünden sonra yaşar sanmıştı/Yaşarken gördü vefatı' diye yazdırmış. Haklıymış.

Çünkü... Jean Baptiste Rousseau, Jean Jacques Rousseau'nun çağdaşıydı. Hani şu 1712-1778 yılları arasında yaşayan düşünür adaşının. Akraba değildiler. Ama her iki Rousseau da yazardı. Aralarındaki 41 yaş farka rağmen, genç Rousseau çok erken başladığı için, aynı zaman dilimine denk geldi eserleri.

Ancak... Jean Baptiste Rousseau, yazdığı iki opera, birkaç tiyatro oyunu ve şiirleriyle genç soyadaşı henüz doğmadan ünlenmişti. Jean Jacques Rousseau toplumsal içerikli eserlerini vermeye ve kendisinden söz ettirmeye başladığında, ikisini karıştırmamak

için birincisi Büyük Rousseau diye anılmaya başladı. Gün gelip boynuzun kulağı geçeceği ve tarihe, yalnızca

'küçüğün' kalacağı, Rousseau deyince yalnız onun anımsanacağı kimsenin aklına gelmemişti.

Büyük Rousseau, ününün zirvesinde rakibi yazarlar için kaleme aldığı küfürnameler yüzünden mahkemeye düştü. Fransa'yı terk etti ve Brüksel'de öldü.

'Sosyal Mukavele', 'Emile', 'Yalnız Bir Gezginin Anıları' gibi dönemi için yeni arayışlar içeren, çözümler öneren; demokrasi, insan hakları kavramlarının ilk kez kamuoyunda yankı bulmasını ve geniş kitlelere mal olmasını sağlayan kitapların yazarı Jean Jacques Rousseau ise, ölümünden 11 yıl sonra patlak veren ve dünyayı sarsacak olan Büyük Fransız Devrimi'nin fikir babalarından biri olarak evrenselleşti.