Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2001

İki yürek:Biri kadın,biri erkek

Radikal · 19 Aralık 2001

3 Aralık günü, İsrail'in büyük tirajlı gazetelerinden Yedioth Aharonot'un okur tartışmalarına açık web sitesinde, tüm ülkeyi ayağa kaldıran bir mektup yayımlandı.

İsrailli bir kadının, Nurit Peled'in imzasıyla yayımlanan mektup, 'Ölümün bir hükümeti var!' başlığını taşıyor ve şöyle devam ediyordu:

"Dylan Thomas, bir şiirinde 'Ve ölüm hükümet olamayacak' der. Oysa İsrail'de ölümün bir hükümeti var. Bu ülkeyi ölüm yönetiyor ve bu hükümet bir ölüm hükümeti. İsrail'in beyin yıkama makinesi, ülkeye karşı yapılan bütün suikastları sanki İsrail'in gerçekleriyle bağlantısız gibi kabul ettirmeyi başardı. Sanki tüm katiller Arap ve tüm kurbanlar

İsrailliymiş gibi. Oysa belleğini yitirmeyen her kişi, bu suikastların 34 yıldır süren kanlı bir politika zincirinin son halkaları olduğunu bilebilir. Ve bu suikastların tek bir nedeni vardır: Gaddar bir işgal (Filistin'in işgalini kastediyor). Aşağılamayı, açlığı, yaşamını kazanma olanaksızlığını, evlerin yıkımını, ağaçların köklenmesini, çocukların katlini, erişkin olmayan çocukların yargılanmadan ve iğrenç koşullarda hapsini beraberinde getiren, askeri barikatlar önünde ölen bebeler demek olan bir işgal. Ariel Şaron denilen adam, çocuklarımıza iki şans veriyor ancak: Ya katil ya da maktûl olmak..."

Nurit Peled'in kendi hükümetini hedef alan bu mesajın yayımlanmasından sonra, Yedioth Aharonot'un web sitesi kilitlendi.

İsrailliler, İsrailli Nurit Peled'e, alçak, hain diye küfrediyor:

'Ülkemizden defolup gitmek için ne bekliyorsun?' ya da 'Anladık da, sizin gibi düşünen Filistinli solcular nerede? Onlar niye eleştirmiyorlar hükümetlerini?' diye soruyorlardı. Ama bir o kadar da övgü vardı, hatta küfürlerden daha fazlaydı Nurit'in mektubuna. 'Sonunda doğruyu söyleyen bir İsrailli', 'Dayanın, yazın, kükreyin' ya da 'Lisede sizin öğrencinizdim. Ve kızınızın ölümüyle derinden sarsıldım ve cesaretinize ve insanlığınıza hayranım...' diyenler.

Çünkü...

Nurit Peled, İsrail ordusunun kahramanlık simgesi General Matityahu Peled'in kızı olup... Kendi kızı, 14'üncü baharındaki Smadar, 1997 yılında Filistin terör örgütü Hamas'ın Kudüs'te gerçekleştirdiği bir suikastta ölmüştü. Yani Nurit Peled, Filistinlilerin öldürdüğü bir genç kızın annesiydi.

İzzet Gazzavi, böyle mektuplar yayımlayamıyor

kendi ülkesinin gazetelerinde.

Çünkü zaten o gazetelerin web sitesi yok; olsa böyle bir mektubu yayımlayan gazete ertesi gün yakılır ve göndereni de infaz edilir, Hamas mamas tarafından. Çünkü Gazzavi'nin ülkesi, hem var, hem yok. Çünkü İzzet Gazzavi, Filistinli bir baba. Ve onun da yazacak benzeri bir mektubu var. Çünkü İzzet Gazzavi'nin de bir oğlu, on altıncı baharındaki Rami'si, okulunun bahçesinde öldürüldü aynı yıl, bir İsrail saldırısında.

Ve sevgili okurlar, iki yaralı yürek; biri kadın, biri erkek; biri anne, biri baba, evlatlarını kör bir teröre kurban verdiklerinden bu yana benliklerini kör bir kine teslim etmediler, el ele verdiler, bir dernek kurdular, Filistin ve İsrail'de

'barış' için çalışıyorlar. Başkalarının çocukları ölmesin diye. Bu iğrenç savaş bitsin, diye. İzzet Gazzavi, belki Nurit Peled'in kendi hükümetine yönelettiği kadar sert eleştirilerle yüklenemiyor Filistinli savaş senyörlerine, küçücük çocukları canlı bomba olarak kullanan insanlıktan çıkmış dincilere; ama o da canla başla merhamete, bağışlayıcılığa, arabuluculuğa, 'artık bitsin'e çağırıyor yüreğindeki sızıya bandığı sözcükleriyle.

İki toplum arasındaki düşmanlığa iki kurban veren iki insan, birbirinden destek alıyor, birbirinin omzuna yaslanıyor, gaddar bir budalalığa 'Yeter!' demek için. İnsanlık dersi, böylesi değilse nedir ki?

Avrupa Parlamentosu, 12 Aralık'ta bu yılın Sakharov ödülünü Nurit Peled ve İzzet Gazzavi'ye verdi. Ama evlat canı, alanlar tarafından bile geri verilemez.