Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2001

Elhamdülillah piyango

Radikal · 28 Aralık 2001

İnsanlığın önüne bakir bir defter gibi açılan ve henüz ilk sayfasına ülke adları, coğrafya adresleri ve 'okul' numaraları yazılan 21. yüzyıl tarihinin hem en kapsamlı,

hem de birinci dersi, İslamiyet üstüne olacak. Bu din, bu yüzyılda ya güzellikle değişecek ya da zorla değiştirilecek. Saptama yalnız naçiz yazarınıza değil, ucundan bucağından İslamiyet'e dayanan gelişmeleri izleyen tüm düşünürlere ait ve müneccim olmak gerekmiyor. Sorun, salt ABD ile Taliban gibi radikal İslamcıları ya da teröristleri karşı karşıya getiren çatışmadan

kaynaklanmıyor. Geniş nüfus ve nüfuza sahip tüm sosyal hareketler, tıpkı imparatorluk hegemonyaları gibi zirveye ulaştıktan sonra inişe geçer, yayılma kapsamını doldurduktan sonra geriler, genişledikten sonra küçülürler. Çünkü insana dair ne varsa ve insanı çevreleyen doğada dahi, uç noktaya ulaşan hiçbir olgu, sabit kalamaz. Değişim zorunludur. Sabit kalırsa ya kendini yok eder ya da içinde, üstünde ve yanında geliştiği varlığı.

Zirveye varışın ve inişe geçişin işareti ise başka güçler, başka sosyal hareketlerle başlayan çatışmadır. İslamiyet konusunda bu çatışma, manevi söylemle maddi gerçekler arasında başlamıştır. Bilim ve teknoloji baş döndürücü bir hızla her gün, o güne değin ulviyete bağlanan bir sırrı aydınlatmakta, varlığı bilinmeyeni ortaya çıkarmakta, olmayanı icat etmekte ve insan beynini zihinsel bir evrim yapmaya zorlamakta. Ama aydınlanan her sır, her yeni buluş ve açıklama, dinlerin dogmatik alanına giren bir konuyu yiyor, kendi kapsama alanına alıyor. Temel kuramları açısından, mümin kavramını Musevi anadan doğanla sınırlayan Yahudilik, yayılmacı olmadığından; Hıristiyanlık ise yayılmacılığını tamamlayıp,

ulaştığı zirveden çoktan inişe geçen bir din olduğundan; yüzyılın çatışması İslamiyetle çağdaş uygarlık arasında yaşanıyor, yaşanacak.

Üstelik İslamiyet dogmaları, yalnızca bilimsel gerçeklerle zıtlaşmıyor. Salt bilimsellikle çekişse, önemli değil. Alt tarafı Hıristiyanlıktaki gibi olur, insanlar

bir yandan erkek spermi olmadan insan üretir, Papa öbür yandan 'Prezervatif kullanmak günahtır!' diye ünler. İnanç söylemde kalır, bilim eyleme geçer. Üstelik bilimsel gerçeklerin, yoksul ve cahil kitlelere erişmesi ve zihinsel değişime uğratması için daha çok zaman gerektiğinden,

İslamiyet'in nüfus ve nüfuz alanını hemen etkilemez.

İslam dinini kısa vadede değişime zorlayan asıl açmaz, gündelik yaşamın basit gerçekleriyle bile girdiği çatışmadır. Ana ereği toplumun günlük yaşamını da dini söyleme göre yönlendirmek olan dine dayalı partilerin hali ise, bu çatışmada harap, harap ötesi 'komik' olmaktadır zaman zaman. Örneğin, Türkiye'de yıllardır süren 'yılbaşı'

çatışması. Hep bana, hep bana bencilliğiyle gittikleri her demokratik ülkede camii, imam ve hatta ezan talep eden İslamcılar; ülkemizde Noel gecesi kiliselere giden Müslümanlara 'kâfir' demekle kalmayıp, 31 Aralık kutlamalarını bile 'hoş' göremiyorlar.

Oysa akıntıya karşı kürek çekmekte, kendi içlerinde çelişkiye düşmekteler. Saadet Partisi kadın kolları başkanı millete 'Happy New Year' kartları gönderirken, aynı partinin genel sekreteri (erkek kolları başkanı mı, demeliydim acaba?) 'Piyango ve yeniyıl kutlamasına hayır!' kampanyası başlatmış. Asıl dava, tabii yeni yılın 'hicri', dolayısıyla İslami olmaması.

Acaba piyango niye murdar? Herhalde kumar sayılıyor. İşte size İslamcıların baştan aşağı saçmaladığı, yaşamın ta kendisine, en karşı durulmaz gerçeğine ters düşen bir açmaz!

Çünkü yaşamın ta kendisi piyango. Yeryüzünde hiçbir insan, doğacağı ülkeyi, anneyi, babayı kendisi kararlayıp seçmiyor. Yahudi, Hıristiyan ya da Müslüman bir ana babadan, yoksul ya da varsıl bir çevrede dünyaya gelmek, piyango değil de nedir?

Seven, doyuran, giydiren ve eğiten bir ailenin içinde, sağlıklı ve zeki yetişmek en büyük ikramiyesi değil midir yaşam piyangosunun?

Yaşamın özü, başında, ortasında, sonunda ve her an, şanslıların kazanıp şanssızların yitirdiği, bir büyük kumar. Ama herkesin bu kumarda şansını denemeye hakkı var. Piyangoya hayır demek, kumarın içinde bir kumarı oynamadan yitirmek, o kadar.