Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2001

What Now Becaud...

Milliyet · 30 Aralık 2001

Gazetelerde simsiyah bir sayfa, sayfanın ortasında kırmızı bir gül ve altında iki sözcük vardı: “Adieu, Becaud...” Dünyaca ünlü Olympia müzikholü ise adını son kez, kırmızı neonlu dev harflerle afişine taşımıştı: Gilbert Becaud. Sanki Olympia'da son konserini verecekti de, ilan ediliyordu; eğer isminin altına “Elveda Dost!” yazılmış olmasa. İnsanlar kuyruk olmuşlardı o sıkı soğuk Noel arifesinde Olympia'nın önünde, sanki bilet alacaklardı konserine, kapıya yerleştirilmiş o büyük masa ve üstüne bir defter açılmış olmasa. Hayranları, onu ne kadar sevdiklerini yazmak için sıra bekliyorlardı oysa.

Gilbert Becaud'yu “tanımam” diyen bile tanır da, farkında değildir dünyada. Nasıl mı? Şöyle bir yoklayın belleğinizi: “What Now My Love” şarkısını kimden dinlediniz? Frank Sinatra'dan mı, James Brown'dan mı, yoksa Shirley Bassey'den mi? Oysa Gilbert Becaud'nun “Et maintenant...” adlı şarkısının İngilizcesinden başkası değildi “What Now My Love”. Ya Sinatra'nın “dünyanın en güzel aşk şarkısı” diye tanımladığı ve George Harrison'un söylediği “Something” kimindi sizce? Elbette Becaud'nun. Peki, “Let It Be Me” bir şeyler hatırlatıyor mu size? “Shot of Love”, “She”, “Seasons in the Sun” bir yana...

“Yesterday When I Was Young”ı dinleyip de geçmişini ya da geleceğini düşünerek duygulanmayanınız var mı? Belki sizin kulaklarınızda başkalarının sesi ama bu şarkıların ve daha onlarcasının hepsi, Gilbert Becaud'nun eseriydi. Kimler, kimler sahiplenmedi ki onun önce kendisi için bestelediği ve Fransızca söylediği eserleri: Stevie Wonder, Elvis Presley, Neil Diamond, Cher...

Ama benim için, hepsinden öte “Nathalie”ydi Gilbert Becaud. Elton John ve Bernie Taupin'e “Nikita”yı esinleyen Nathalie: “Kızıl Meydan ıssız / Lenin'in mezarı sessiz / Oysa inancıyla ateşli / Rehberim Nathalie / Ekim Devrimi'ni anlatır bana / Benim gözlerim onda...” Sözlerini, Perestroyka'dan çok yıllar önce, Soğuk Savaş'a nanik yapar gibi 1964'te besteledi. Ruslar bir Rus kızını dünyaya sevdiren Becaud'yu hiç unutmadılar. Moskova'daki her konserinde, sarışın bir rehber verirlerdi yanına. Becaud her yeni rehberinin elini tutup adını sorduğunda: “Ben Nathalie...” yanıtını alırdı, o kadar.

Komünist SSCB'yi, Soğuk Savaş yıllarında bir şarkıyla dünyaya açmıştı ya, Gilbert Becaud'nun yüreği sağda çarpardı aslında. De Gaulle hayranı, merkez sağ partilerinin idolüydü. Oysa Fransız Sosyalist Parti, 1980 seçim kampanyasında onun “Önemli Olan Gül...” şarkısını kullanmakta hiç beis görmedi!

Her şeyden önce bir cumhuriyet kahramanıydı. İkinci Dünya Savaşı sırasında, 15 yaşındayken annesiyle birlikte Paris'e geldi. Babası o henüz bebekken ölmüştü. Bir otelde getir götürcü olarak çalışmaya başladı ve çok geçmeden, Alman işgaline karşı savaşan direniş hareketinde yer aldı. Önce haber taşıyordu, sonra Savoie bölgesinde savaşan gerilla güçlerine katıldı ağabeyinin yanında. Bütün güneyli böbürlenmeciliğine karşın, kimse onun direniş dönemindeki kahramanlığıyla övündüğünü duymadı!

Edith Piaf'ın sahneye kazandırdığı bir sanatçıydı. 1952'de verdiği ilk konsere, yaşlı anacığının 40'lı yıllardaki eski bir elbisesinden kesip diktiği ipek “puantiye” kravatla çıktı. Öylesine uğur bellemişti ki o kravatı, hiç yanından ayırmadı, ömrü boyunca. Ve taktığı tüm kravatlar lacivert ipek olup, beyaz puanlarının çapı 7 milimetre, eni hiç değişmeyecek biçimde “kurumlaştı”. Hatta bir ara, “Kravat Şövalyeleri Rütbesi” icat edip, layık gördüğü yüzlerce arkadaşını aynı kravatlarla taltif etti.

Elbette ki çok zengindi, bir sürü evi, çiftliği vardı. Ama yıllardır, Seine Nehri üzerindeki şipşirin bir kum teknesinde yaşıyordu. Olympia'nın en büyük yıldızıydı. Efsanevi müzikhol yıllarca süren restorasyondan sonra 1997'deki açılışını onun yapmasını istemişti. Gilbert Becaud sahnenin tavanında, eski tavandan bir parçanın muhafaza edilmesini ve yalnızca onun görebileceği minicik bir ışıkla aydınlatılmasını koşul koydu, Olympia'da yeniden sahneye çıkmak için.

Hastalığı yeneceğine emindi: “Ben çok kanser verdim, bunu da veririm,” diyordu kanserden konser gibi söz ederek. Son plağı postmortem çıkacak ve “Benim Sahilim” adını taşıyor.

[Fotoğraf altyazısı: Gilbert Becaud'yu “tanımam” diyen bile tanır da, farkında değildir. Kulaklarınızda başkalarının sesiyle kalan “Nathalie”, “What Now My Love”, “Something” hep onun eseriydi]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1