Kazanamayanlar
Milliyet · 21 Nisan 2002
Siz bu satırları okuduğunuz sırada Fransız halkı sandık başına gidiyor ve cumhurbaşkanlarını seçiyor. Kolay bir seçim değil doğrusu, çünkü iki turlu seçimlerin bugün yalnızca birinci turu, ikinci tura katılacak en güçlü iki aday belirlenecek, üstelik on altı adaydan ön dördünü elemek gerekecek. Kimlerin eleneceğini aşağı yukarı tüm seçmenler, hatta bizzat elenecekler de biliyor ama ceplerinden dünya kadar para harcamayı ve seçimlere katılmayı "yurttaşlık görevi" kabul ediyorlar.
Elenecek adaylar arasından biri, Christiane Taubira beni çok ilgilendiriyor. Çünkü Fransa tarihinde ilk kez bir "siyah", üstelik güzel bir kadın, cumhurbaşkanlığına aday. Ama Taubira'nın ilginçliği, yalnızca teninde ve cinsiyetinde değil...
Prensip olarak Fransa devletinin bir numaralı iktidar koltuğuna oturmaya ve ülkeyi yönetmeye soyunan "şuh" Fransa'ya binlerce kilometre uzaktan, Brezilya ve Surinam'ın komşusu Guyana'dan çıkıp geliyor!
Christiane Taubira bir eski "esir" soyundan, sömürge çocuğu ve bugün, efendilerinin başına geçmeye, hatta Fransız orduları başkomutanlığına aday. Çünkü cumhurbaşkanının görevleri arasında bu da var!
Güzel Christiane elense bile bir demokrasi zaferi kazanmış, insanların eşitliğini kanıtlamış sayılmaz mı?
Fransız Guyanası, yalnızca 1946'da sömürge olmaktan çıkarılmış ve doğrudan anavatana bağlanarak Fransa'nın "denizaşırı eyaleti" statüsüne kavuşturulmuş. 1968 yılında Ariane füzelerinin atış üssü Guyana'daki Kuru'ya kurulunca, minik ülkede Christiane Taubira'nın da militanı olduğu bağımsızlık yanlısı örgütlenme de tavsamış ve son olarak 1983 yılından beri Guyana halkı, kendi milletvekilini gönderiyor Paris'teki parlamentoya.
Bizim Christiane işte o milletvekili. 1993 yılından beri iki seçimde geçerek rakiplerini, Guyana'yı temsil ederken Fransız Ulusal Meclisi'nde, "Gelmişken buralara kadar, niye cumhurbaşkanı da olmayayım ki?" demiş kendi kendine, Fransız "yeşil ve yurttaş" hareketi de gaz verince kendisine, Radikal Sol Parti'nin cumhurbaşkanı adayı oluvermiş işte.
Dört çocuklu bir dul Christiane. Guyana'nın başkenti Cayenne'de, yoksul mu yoksul bir aileden "onuncu" kardeş olarak doğmasına karşın, inanılmaz başarılı bir eğitim sürecinden geçmiş, gerçek bir entelektüel. Rakipleri laf yetiştiremiyorlar "sivri" diline, kıvrak zekasına ve bilgiçliğine. Önce doğduğu topraklardaki Fransız lisesini öyle parlak bir dereceyle bitirmiş ki, devlet bursuna hak kazanmış ve Paris'e gelmiş. Hem garsonluk yapmış hem de Paris Üniversitesi'nin ekonomi alanında en ünlü kürsüsü, Assas fakültesinden mezun olmuş.
"Annem bizi tek başına büyüttü" diye anlatıyor çocukluğunu. "Önce hizmetçilik yapardı, sonra hastabakıcı ve sonunda hemşire oldu. Geceleri, girdiği sınavları kazansın diye ders çalıştırırdım kendisine. Öylesine iyi bir insandı ki, başkaları için tüketti yaşamını. Annem öldükten sonra, polis ağabeyimin çok desteğini gördüm. Hayatıma ağabeyim yön verdi. Babam mı? Umrumda değil; egoist, vasat, tatsız bir adamdı..."
Siyasal kariyerine, Guyana'da ekonomi ve matematik öğretmenliği yaparken balıkçıları örgütlemekle başlamış. Evet, Guyanalı balıkçıları! Öyle iyi örgütlemiş ki balıkçılık sendikasını, bugün Guyanalı balıkçılar dünyanın en bilinçli deniz çalışanları ve inanılmaz haklar elde etmişler. Christiane Taubira "Laf Bakanı" unvanını işte bu örgütleme sırasında almış Guyana halkından. Derken, tüm ülkenin sesi olarak yeniden dönmüş Paris'e.
Eski Fransa düşmanı "ayrılıkçı", Fransız devletinin bölünmez bütünlüğünü savunduğu bu gece, elenecek katıldığı ilk cumhurbaşkanlığı seçimlerinde. Ama henüz elli yaşında, bahar ateşi yanıyor içinde, beş yıl sonra... Kim bilir?
Bence Fransızlar kaybediyor Christiane'ı seçmemekle. Çünkü o, bu ülkenin mağluplara kazandırdığı tüm zaferleri ifade eden bir simge.
P.S.: İlgilenenler bu gece TV5'te, saat 24'ten sonra naçiz yazarınızın da katılacağı, Fransız cumhurbaşkanlığı seçimleri üstüne "Kiosque" özel programını izleyebilirler.
[Fotoğraf altyazısı: Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde eleneceğine kesin gözüyle bakılan Guyanalı Christiane Taubira (en önde) Fransa tarihinin ilk siyah cumhurbaşkanı adayı.]
