Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2002

Yaşasın Futbol!

Radikal · 2 Haziran 2002

'Kadın kadının kurdudur,' diyen dilleri öpeyim. Hayatımda, sayıları giderek artan sarışın felaketlerden biri, kapı, kahve ve kader komşum Işık Menderes, kadın düşmanlığında Schopenhauer'e taş çıkaran bir fıkra anlattı. Fıkrayı türeten kimse kim, ama iki kadının sokakta katıla katıla gülmesi, doğrusu hiç de hemcins dostluğu değildi! Buyrun siz ağlayın:

"Soru: Kadınlar hangi hayvanları sever?

Cevap: Kapısının önündeki Jaguar'ı, ayaklarındaki timsahı, gardrobundaki vizonu, yatağındaki boğayı ve bütün bunları sağlayan eşşeği sever!"

İster gülün, ister kızın, bu fıkra kadınların hayvan sevgisi hakkında son derece eksik bilgiler içeriyor. Çünkü tüm dünyada kadınlar, artık elde ettikleri hayvanlarla yetinmiyor, pek çok hayvanı uzaktan, hiçbir çıkar amacı gütmeksizin, büyük bir fedakârlıkla, karşılıksız bir aşkla, derin bir tutkuyla seviyorlar. Futbol sayesinde oldu bu mucize. Örnek mi istersiniz?

Radikal Futbol'un 'cinsi çarpıcı latif' yazarı ve Supersport'un F.C. yıldızı Feryal Pere'yi herhalde tanımayanınız yoktur. Fanatik Fenerbahçeli olduğunu da bilmeyeniniz yoktur. Peki bana BİLE futbolu sevdirdiğinden haberiniz var mıdır?

Feryal Pere'yle tanışmamız epeyce çarpıcı oldu. Öyle bir kucaklaştık ki, ikimizin de küpeleri kulaklarından uçtu, kolyelerimiz düştü, yüzükleri ve bilezikleri nasıl muhafaza ettik bilmiyorum. Sonuç: Birbirimizi çok sevmiştik. Daha iyi misin, hoş musun demeden, Feryal'in telefonu çaldı, tabii ki Fenerbahçe marşıydı. Derken arkadaşım, gözlerini kapadı, sarışın başını omuzuma dayayıp, o eşsiz sesiyle: 'Kanaryam güzel kuşum...'u söylemeye başlamasın mı? Gelin de sevmeyin 'kanarya'yı, işte size kadınların taptığı hayvanlar listesinde bir platonik aşk daha!

Günler geçiyor, verdiği tüm sinyallere rağmen bendeniz arkadaşım Feryal'in futbol hastalığını hâlâ akut ve geçici sanıyor, yavaş yavaş bana da bulaştığını anlamıyordum.

Ne zaman ki kendimi, kendisinin yönettiği F.C. programında, 'kanarya' FB'ye karşı

'aslan' GS'yi savunurken buldum, işte o

zaman durumun vahametini kavradım. Liste yine uzamış, sevdiğim hayvan sayısı artmıştı.

Feryal Pere, beni özellikle nezle olduğum zamanlar beğeniyor. Çünkü nezleli sesimle adını Feryal Bere olarak söylüyorum, o ilk harfleri aklında tutuyor, FB duyuyor, mutlu oluyor. Ama benim de bir kişiliğim var. Futbol virüsünü bulaştırdı tamam, fakat hayvan sevgimi kanaryayla sınırlayamadı. Aslanı, kartalı, horozu falan da seviyorum. Zaten önceki gün, Feryal'in de, bir an için bile olsa, sevgili kanaryasını unutup

'yabancı' bir aslana, Senegal aslanlarına gönül verdiğine eminim!

Dünya Kupası'nın birinci gününde, Senegal aslanlarının, Fransız horozları yiyeceğine naçiz yazarınız kesinlikle emindi. Çünkü Dakar'da yapılan büyülerden haberliydi. Senegalli bir büyücü, maç öncesi Fransızlara:

"Beş kızıl keçi, bir de kara koyun kurban etmezseniz; bizim aslan sizin horozu yer!" diye seslenmişti televizyondan. TV sunucusu büyücüyle, "Nereden bulacağız kızıl keçiyi?" diye alay etti. Sonuç: Paris'teki La Defense (savunma) Meydanı'ndan Dakar'daki Independance (bağımsızlık) Meydanı'na, siyah inciler gibi dizilen Senegalli kadınlar,

bütün gece 'aslanlar' için dans etti.

Biz kadınlar, futbol bahçelerindeki tüm hayvanları seviyoruz artık!

Dünya Kupası heyecanı, en soğukkanlı, hesaplı kitaplı bilimcileri bile sardı zaten. İrlanda Ulster Üniversitesi araştırmacıları üşenmemişler, dört ölçüte dayanan karmaşık bir istatistik yapmış ve

kupanın her maç sonucunu öngören bir tahmin

yayımlamışlar. Çıkardıkları matematik tabloya

göre, Brezilya şampiyon olacak, İtalya ikinci, Arjantin üçüncü ve İspanya dördüncü bitirecekler kupa yarışını.

Bakalım futbolde bilim mi yaman, yoksa

büyü mü?

Feryal Pere'nin 'büyü' dediğini duyar gibiyim.

Yarın Brezilya papağanı, ay yıldızlı kanaryalar, kartallar ve aslanlar tarafından büyülenebilir örneğin!