Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2002

Oran’da kimse var mı?

Radikal · 9 Haziran 2002

Sıcakların iyice bastırdığı Afrika bozkırında

bir fil, atmış hortumunu, daldırmış göle, kana kana su içermiş. Masai kabilesinden sırım gibi bir zenci yanaşmış gölün kıyısına.

Filin yanında durmuş. Zaten çıplak.

O da kendi hortumunu salıp işemeye başlamış, hayvanın su içtiği göle.

Fil su çekmeyi bırakmış, hayretle Masai'yi seyretmiş ve zenci işini bitirince dayanamayıp söylenmiş: "Üç santim eksikle, tam tersini yapıyorsun kardeş!"

Sözüm bozkırdan dışarı, bu fıkra aklıma,

Or-An'daki geçici başbakanlık düzayak maluliyet konutu önünde yapılan yazılı açıklamayı televizyondan izlerken geldi. Başbakan'ın sağlığı ÇOK ÇOK İYİ, ancak bir süre daha yatmasında yarar vardı ve Çankaya zirvesine katılamayacaktı.

Yani başbakanın durumu sağlık açısından çok çok iyiydi, ama ayağa kalkmasına üç santim kalmışken, kalkamamıştı.

Aslında başbakanın sağlığı çok çok iyiydi, ama durumu çok çok kötüydü ve bırakın ayaklanmasını, aslında üç santimden fazla oturamıyordu da.

Özetle başbakanın sağlığı, durumu açısından çok çok iyi, ama doğru yönde başbakanlık yapması bakımından Türkiye'nin içine.. dönmesinde, üç santim eksikliğin yarattığı bir terslik vardı!

Bahçelerde hamsi, Türkiye'de demokrasi. Or-An'daki malul Başbakan, Çankaya zirvesinden

'mazur' olunca, yerine DSP tüzüğü gereği, genel sekreteri Hasan Gülay zoraki vekil olarak çağrıldı. Ne var ki partinin iki numaralı adamı, sıfır ve bir numaralı adam ile kadının gözünden düşmüşmüş. Bizim haberimiz yokmuş. Şimdi diyeceksiniz ki, sıfır numaranın gözü zaten görmüyor, kör gözden mi düşmüşmüş? Hayır, daha bir numaralı kadınınki görüyor, onunkinden düşmüş. Meğersem. Neyse uzatmayalım, Elena Çavuşes.. pardon, mil pardon, Rahşan hanımın gazap üzümlerinden yiyip gören gözünden düşerken Çankaya'ya tutunan Hasan Gülay, fırsat bu fırsattır deyip zirve dönüşü, düştüğü göze yeniden girmek üzere Or-An'daki geçici başbakanlık düzayak maluliyet konutuna

gelmiş. Ancak Başbakan ile O DAHİ görüşememiş. Yani şunu söylemek istiyorum: Ecevit çifti zirvede olup bitenleri herhalde başka parti liderlerinden dinlemeyecekler değil mi? En uygunu kendi adamlarının, gözden düşmüş bile olsa DSP genel sekreterinin anlatması değil mi? Hayır, efendim. O BİLE görememiş Başbakan'ı. Kendisine Ecevit'in istirahatta olduğu söylenmiş ve uğurlanmış güzelce...

İşte arkadaşlar, bu noktada kuşku başlar! Tam bir haftadır, eşi ve doktorları dışında kimse görmedi, kimse sesini duymadı Başbakan'ın.

Sakın... Yani vallahi, dilim varmıyor ama, işte aklım uzanıyor, benim de sorunum bu; tövbe estağfurullah, Allah gecinden versin de...

Sakın BAŞBAKANIMIZ ÖLMÜŞ OLMASIN?

Nereden belli bize yalan söylenmediği? Kim görüyor, duyuyor Ecevit'i? Doktorları ve Rahşan hanım. O kadar. Hükümetin birliği ve vatanın milletle berabere kalıp, henüz galibiyet getirecek bir gol atılamayan Sakarya maçının idamesi için Başbakanımız

'ölmemiş' gibi yapıyor olmasın..lar?

Tarihte ölü politbüro şeflerinin diri diye yutturulduğu SSCB'de resmen görüldü. ABD'de ise filmi yapıldı!

Ya biz 'düşük yoğunluklu başbakan' dönemine değil de, 'sanal başbakan' dönemine girdiysek

düpedüz?

Hey Türkiye! Kaptan köşkünde yaşayan kaldı mı?

Or-An'da kimse var mı?