Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2002

Son hayal

Radikal · 21 Haziran 2002

'Umutsuzluğun karanlığında bir hayal gördük. Umudun ışığını yaktık ve bu ışık sönmedi. Yılgınlık çöllerinde bir hayal gördük. Yiğitlik ağacını diktik ve bu ağaç çiçeklendi. Tutsaklığın kışında bir hayal gördük. Uyku karını erittik. Ve isyanımız

ırmaklaştı. Hayalimizi, bir kuğu gibi,

bu ırmakta yüzdürdük. Hayal gerçek oldu. Kış yaz oldu. Tutsaklık özgürlük oldu. Ve bu özgürlüğü size miras bıraktık. Ey özgürlük kuşakları! Hayal kuşaklarınızı unutmayın, bizleri anımsayın...'

Dublin'deki Özgürlük Parkı'nın granit duvarlarına altın harflerle yazılı bu kitabe, İrlanda'nın bin yıllık İngiliz boyunduruğundan kurtuluşunu anlatır. Liam Mac Ulstin'in satırlarıdır ve İrlanda Cumhuriyeti'nin temel taşlarıdır.

Düşler ve hayaller arasında temel bir fark

vardır: İstem.

Düşler istemdışıdır, görmek istemesek de görürüz. Kimisi güzeldir, kimisi kötü.

Ama hayaller, istemlerimizin ta kendisidir. Gerçekleşmeleri mümkün ve büyük ölçüde irade gücümüze bağlıdır.

Türkiye'nin sayıları hiç de az olmayan çağdaş insanları, SON bir hayal görüyorlar: Avrupa Birliği'ne dahil olmak hayali. Bu hayal, aslında yarım yüzyıldır umut edip ulaşamadıkları, en doğal, en insanca istemlerini bağladıkları son palamar.

Bu satırları okuduğunuz sırada, ben Sevilla'da olacağım. Bu satırları okuduğunuz sırada, Sevilla'daki Avrupa zirvesinin en önemli gündemi, 'AB dışı ülkelerden AB'ye kaçak göçmen akışını önlemek.' Önümüzdeki yıllarda, AB dışında kalan ülkelerin vatandaşlarının 'turist' olarak bile Avrupa sahası diye anılan Schengen sınırlarından içeri girmesi şimdiden kolay değil, çok çok daha zorlaşacak. Kaçak göçü tümüyle önleyemeseler de, asıl kaçak olmayan

'Avrupa dışı'na bile kan kusturacaklar.

Türkiye'yi 'mehteran' söylemleriyle bugünlere taşıyanlar, daha doğrusu indirgeyenler, ülkemizin AB'ye açılan tüm yollarını kesmek üzereler. Müzakerelere başlamak yerine, tartışmadan sırtlarını çevirmeyi yeğliyorlar AB'ye. Bir adam asmak uğruna, bütün bir milletin geleceğine çengel takıyorlar.

Türkiye yalnızlığın karanlığına kayıyor. Kayışı engellemesi gerekenlerden biri, belki de en önemlisi, başbakan, ağır hasta bir adam. Yerinden kalkamıyor artık. Ama asıl hasta, Türkiye.

Sevilla zirvesinde ülkemizi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer temsil edecek. İyi ki. Elinden geleni yapıyor Türkiye'nin SON hayali suya düşmesin diye. Tüm çağdaş güçlerin, el ele verip, hasta Başbakanıyla, mehteran takımıyla bu ülkenin ayağına çelme takan tüm ağırlıkları silkelemesi, yükselişini önleyen tüm safrayı atması zamanı. Yoksa hep birlikte boğulacağız.

Sevilla zirvesini Fransız cumhurbaşkanı basın ekibiyle birlikte izleyeceğim. Birkaç gün süreyle, yazılarım aksayabilir. Şimdiden özür dilerim.

Gördüklerimi ve duyduklarımı sizinle

paylaşıncaya kadar, bir-iki eski yazımı 'ara nağme' olarak kabul ediniz.