Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2002

Aymazlık

Radikal · 26 Temmuz 2002

ABD dün tarihinin en büyük askeri tatbikatını başlattı. 'Millenium Challenge

2002', hem adı, hem de senaryosu açısından, tüyler ürpertici bir gerçekçiliği içeriyor. Milliyet gazetesinin önemle üstünde durduğu habere göre, CIA ve belki de ilk kez, ABD Hazine ve Enerji Bakanlıkları, 13 bin kişilik askeri bir tatbikata katılıyor, aktif rol alıyorlar!

Senaryoya göre, hedef ülkede çok yıkıcı bir deprem oluyor. Aynı zamanda uluslararası bir mahkeme bu ülkenin aleyhinde, sınırlarıyla ilgili bir karar alıyor. Yönetime el koyan ordu, mahkemenin kararına misilleme olarak ülkenin elindeki evrensel anlamda stratejik bir deniz yolunu kapatıyor. BM, söz konusu ülkeye yaptırım uygulanmasına karar veriyor. ABD, kitle imha silahlarına sahip olduğu varsayılan bu ülkeye hava bombardımanı başlatıyor, ardından da karadan işgalini...

Milliyet gazetesi bu senaryo şematiğine uyan yalnızca iki ülkenin varlığına dikkat çekiyor:

Türkiye ve İran.

Bence tatbikat, tek ülkeyi, bizim ülkemizi hedef alıyor, sevgili okurlar!

Çünkü ABD için artık kimsenin durduramayacağı

Irak operasyonundan sonra İran'dan çok Türkiye'nin Güneydoğu sınırları bir ihtilaf konusu olacak.

Çünkü Amerikan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, 'Kırgızistan' derken 'Kürdistan' anlayıp Pentagon'un resmi brifing metnine geçirenlerin kafasında, bal gibi kurulması kararlaştırılmış bir Kürdistan var! Elbette ki, Türkiye'yi 'yok canım' diye oyalıyorlar. Aptal mı bunlar? Şakır şakır kuracaklar bir Kürt devletini ve bizimkilere dönüp, 'Valla savaş hali, başta istemiyorduk ama mecbur kaldık' diye bir 'fait accompli', oldubittiyle baş başa bırakacaklar. Üstelik adamlar öylesine planlı ve programlı ki, bir Kürdistan oldubittisinin Türkiye'yi nasıl öfkelendireceğini, ABD ile ipleri nasıl kopartacağını da öngörüp, işte yukarıda sözünü ettiğim 'binyılın' en önemli tatbikatıyla BİZİM ÜLKEMİZİ de BM kararıyla

'global governance', yani modern zamanların fetih biçimi, 'küresel yönetişim' amacıyla işgale hazırlanıyorlar.

Çok yıkıcı bir deprem beklenen, bizim ülkemiz. AİHM'de yüzlerce davadan yargılanan ve yargılanacak olan, bizim ülkemiz. Stratejik deniz yolu, elbette İstanbul Boğazı! Askeri darbe geleneği, İran'ın değil,

bizim tarihimiz.

Amerikalılar tarif etmişler, ancak Hindi dememişler, o kadar. Senaryoya uymayan tek yan, Türkiye'nin kitlesel imha silanının bulunmayışı.

O kadarcık kusur, Saddam'ın kızında da var, ama ABD görmezden geliyor ve Irak'ı dümdüz etmesini engellemeyecek. Zaten şöyle bir düşünürseniz, Afganistan'ın kitle imha silahı mı vardı? Pakistan'ın var örneğin, güya aradığı tüm El Kaide elemanları da bilfiil orada. Niye Pakistan'a saldırmıyor?

Bülent Ecevit ve Devlet Bahçeli, hükümeti yıkmaya yönelik bir 'dış komplo'dan söz ederken, kendilerini çok önemsiyorlar. Komplo, özelinde onların yönetiminden, genelinde iktidarı ve muhalefetiyle aciz, çapsız, güdük siyasetçilerin elinden kurtulamayan Türkiye'nin nereye varacağı

çoktan belli olduğundan, onlardan

sonrası için yapılıyor. Böylesine açık seçik

komploya, komplo bile demezler!

ABD'nin niyeti belli. Tüm dünyada dolar

düşüyor, euro yükseliyor. Yıllardır sanal

pompayla şişirilen Amerikan ekonomi balonu patladı. Köşeye sıkışan Bush ekibinin tek alternatifi var: Ona buna savaş açarak, ekonomiyi silah sanayiine dayayıp canlandırmak. Türkiye'nin bugün provası yapılıp yarın gerçeği kurulacak olan tuzağa düşmemek için tek bir şansı kaldı: Avrupa Birliği üyesi olmak. AB'yi ABD'ye karşı kullanmak. ABD, Avrupa ve Ortadoğu haritasında yalnızca AB üyesi bir ülkeye

saldıramaz, emrivaki yapamaz. Bu iki bölgede, Rusya haricindeki hiçbir ülke, olası bir ABD müdahalesine karşı 'aşılı' değil. Kuşkusuz kendi sonunu da hazırlıyor, ama Bush yönetimi dünyayı altüst edecek çılgınlıklara hazırlanıyor.

Oysa Türkiye, ANAP ve SP dışındaki Türk siyasileri ne yapıyorlar şu anda? AB'yi bıraktılar, erken seçim, oy avcılığıyla uğraşıyorlar. Seçiminiz batsın, aymazlar! Siz Kürtlere anadilde eğitim hakkı, yayın hakkı vermezken, sizin attığınız imzalarla bütün milleti boğazına kadar borçlandırdığınız ABD, Kürtlere tepsi içinde ülke sunmaya, devlet hediye etmeye hazırlanıyor.

ABD'de başlayan askeri tatbikatın

'gerçekçiliğini', en iyi ve ciddi biçimde TSK'nın değerlendirdiğine eminim.

Devamı yarına.