Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2002

Traş basın babalığı(1)

Radikal · 2 Ağustos 2002

Yeşil gözlerine yine hüzün gelip oturdu. Yaşamın bir parantezi daha, kalemi zekâsı kadar keskin o adamın cıvıl cıvıl gözleriyle birlikte kapandı çünkü. Fakat oğlunun gözleriyle bakacak dünyaya ve o güzel kadına. Yeni bir paranteze mecbur hayat...

Sizler içeride, 'Ne olacak şu bizim memleketin hali?' diye düşünedurun sevgili okurlar, bendeniz Paris'te 'tamamen duygusal' nedenlerle aradığım 'Ne olacak şu bizim basının hali?' sorusunun yanıtını tesadüfen buldum. Tesadüf dediysem, kallavi bir raslantı sayılır: Fransız basın tarihini okudum. Bir de ne göreyim? Meğer Türkiye, Anayasası'na dil bütünlüğü, devlet bölünmezliği, laik cumhuriyet gibi temel ilkeleri esinleyen Fransa'nın basınını da örnek almış ve çizgisini benimsemiş ama... Bir yüzyıl geriden izlermiş. 'Trash' basın bu ülkede 19. yüzyılda icat edilmiş, yalnızca yazılı kullanılmış, suyu çekilmiş ve kârlılığı bitmiş; Türkiye ise 21. yüzyıla hem görsel, hem yazılı basında 'trashöla' girmiş. Çünkü Fransız okuru 1881'den öteye tıraştan sıkılmış, Türk okur ve seyircisi ise 2001 yılında inat ve ısrarla tıraş istiyor. Bu tıraş, bildiğimiz tıraş değil tabii. Sözlüklerde 'trash' diye arayın, gazetelerin üçüncü sayfalarına ya da Reha Muhtar'a bakın, ne olduğunu anlarsınız.

Fransa'yı örnek vermemin nedeni, bu ülkede 'lahana yaprağı' diye anılan ilk haber bültenlerinin 1488'den öteye basılıp dağıtılması, gazeteye gazete adını veren ilk gerçek gazetenin ise 'La Gazette de France' başlığıyla 1631 yılında yayımlanması. 1881 yılında her 1000 Fransız'dan 73'ü gazete satın alıyordu, 1914 yılında ise 244 gazeteyle dünyanın en çok gazete okunan ülkesiydi Fransa. Bugün ise 1000 kişiden yalnızca 145'i günlük gazete alıyor ama dünya yazılı basın birinciliğini yine kaptırmadılar, çünkü dergilerin satışı günlük gazeteleri üçe katlıyor. 2001 yılında Fransa'da dergi ve gazete olarak 3000 başlık yayımlanıyor. Televizyon, 'trashöçı' günlük gazeteleri tıraş etti. Çünkü daha iyi 'trash' yapıyor. Artık ciddi gazeteler en çok satıyor. Tıraşçılar can çekişiyor. Örneğin Le Monde'un günlük tirajı ortalama 400 bin, tıraşçı France Soir'ın ise 45 bin.

Oysa bizim basının 1990 yılları ortasında kırdığı milyon tirajlık rekorları, aynı 'trash' anlayışıyla 19. yüzyılın sonunda kırdı Fransız basını. Zaten "trash" basının babası bir Fransızdı. Seks, tecavüz ve cinayet haberleriyle birinci sayfaya kan ve 'Küçük Gazete' Le Petit Journal'i 1870 yılında 900 bin günlük tiraja taşıyan Polydore Millaud. Hem de 'promosyon'suz. Tencere, tava dağıtmadan.

(Devamı yarın)