Traş basın babalığı(2)
Radikal · 3 Ağustos 2002
1813yılında küçük esnaf bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Millaud, iş hayatına 'özel ulak' olarak atıldı. Kâh evrak, kâh kitap, dergi, katalog dağıttı. Dehasını Nantes kentinde yayımladığı ilk gazetesi, haftalık ticaret haber bülteni 'Le Lutinö'de ölüm ilanlarına bedava yer vererek gösterdi. Millaud, yerel halkın pek tuttuğu bu ölüm ilanlarını bedava yayımlamakla kalmıyor, ölmesin diye kendisini tedavi eden doktor adlarını da mevtanın yanına koyuyordu. Kent hekimleri, çareyi aralarında para toplayıp, Millaud'nun gazetesini fahiş fiyata satın almakta buldular ve kendisinden gazetecilik dehasını başka kentlerde göstermesini rica ettiler.
Cebinde taze sermayesi, Paris'e kapağı atan Millaud, reklam geliriyle dönen ve bedava dağıtılan Le Glaneur (Avare) gazetesini kurdu. Haber diye öteki gazetelerde ne varsa kesip biçip yayımlıyordu. Vergi ödememek için, düzenli aralıklarla adını değiştiriyordu gazetenin. Ama 1838 yılında, bir de banka kuracak kadar parası olmuştu. Bankayı desteklemek için 'Pazarlık' diye bir ekonomi gazetesi çıkardı. Üçüncü gazetesi 'Celse' adını taşıyordu ve birçok gazete alıp satarak, 1863 yılında amiral gemisine kavuştu: Le Petit Journal, Küçük Gazete. Basında, 'Saçmalığın bir hak olduğunu savunuyorum,' diye böbürlenen Millaud, tam bir yüzyıl sonra Orson Welles'in 'Yurttaş Kane' filmine ilham kaynağı olacak basın imparatoru Randolphe Hearst'ün ecdadı ve Hearst'ün ilkesi 'Gerçeğin güzel bir haberi mahvetmesine izin vermeyen' tür gazeteciliğin öncüsüydü. Gazetelerinde tıka basa asparagas haber ama heyecan vardı. Ne var ki Millaud heyecan arayışı içinde, bir yüzyıl sonraki 'araştırmacı' gazeteciliğin de temelini attığının farkında değildi!
Le Petit Journal, 1869 yılında onlarca muhabirini taşrada yedi kişilik bir aileyi öldürüp kayıplara karışan 17 yaşındaki bir katili polisten önce bulmakla görevlendirdi. Katil bulundu ve itiraflarının yalnızca bu gazetede yayımlanması koşuluyla polise teslim edildi. Mahkeme sürecini de kapsayan altı ay boyunca, Le Petit Journal'in tirajı yüzyılın dünya rekoruydu. Gazete patronu Millaud, altın yumurtlayan tavuğunu kendi eliyle cellata teslim etti: En tuttuğu muhabirlerden birini, katil Tropmann'ın kellesini giyotinle uçuran celladın çıraklığına tayin ettirmişti! Ertesi gün, infazı bire bir izleyen Le Petit Journal, 900 bin sattı. Takvim 19 Ocak 1870'i gösteriyordu.
'Trash' basının babası öldüğünde ise, 12 Ekim 1871'i. Millaud, fetiş canisini öteki dünyada da izlemekte gecikmemişti.