Mucizelere inanın
Milliyet · 11 Ağustos 2002
Siz de onlardan mısınızdır? Onlar, ayağı uğurlu insanlardır. Kendilerinden çok başkalarına yararları dokunur ama uğraşılmaya da gelmez, yani pek tekin sayılmazlar. İşte bendeniz de maalesef ya da iyi ki onlardanım. İn cin top oynayan bir dükkana girerim, ardımdan bir ordu müşteri akın eder, tezgahtar beni bırakıp onlara bakar, ben hava alırım. Ama o dükkandan eli boş çıkarsam aynı müşteri ordusu da geldiği gibi gider ve herkes hava alır.
Lale Mansur'un böyle bir "iyi saatte olmuş"luğu vardır. Herkese iyilik yapmak için çırpınan Lale'ye kazık atmak isteyenlerin kazığı döner dolaşır kendine girer. Belki de bu yüzden pek anlaşır, birbirimize uğur getiririz sevgili arkadaşımla.
Kubilay Tunçer'in yazıp Lale Mansur'la birlikte oynadıkları "Olağan Mucizeler"in gelişimini adım adım izledim. Geçen yaz Akdeniz'in mavi sularında sallanan bir teknenin güvertesinde piyesin ilk metnini (gözyaşları içinde) okurken, bu oyunun gerek Kubilay gerekse Lale'yi Türkiye dışına taşıyacağını hissetmiştim. Derken oyun Ahmet Mümtaz Taylan'ın yönetiminde İstanbul'da sahnelendi. Olağan dedikleri, aslında olağanüstü bir mucizeydi. Ve büyük müjde, kutsal İskoçya topraklarının tiyatro mabedi Edinburg'dan geldi: "Ordinary Miracles" dünyanın en önemli tiyatro festivaline kabul edilen ilk Türk oyunu olarak, hem de "prime time" 24 temsil boyunca, Gateway Tiyatrosu'nda İngilizce ve bizimkiler tarafından oynanacaktı!
Artık tutmayın beniydi, yani. Lale ve Kubilay yüreklerini, ciğerlerini koydukları bu mucizeye tüm varlıklarını adamışlardı. Onlar Edinburg'da heyecan içinde kıvranırken, nasıl olur da yanlarında olmazdım? Ne de olsa ağustos ayındaydık, herhalde donmazdım; "Olağan Mucizeler"in Edinburg prömiyerinde hazır ve nazır olacaktım. Daniel'i razı etmek kolaydı: Bir taşla iki kuş vuracak, önce Londra'ya gidip Cem Mansur yönetimindeki Royal Philharmonic Orchestra'yla Mozart'ın Don Giovanni operasının prömiyerini kutlayacak, ardından İskoçya'ya seferine çıkacaktık. Ve düştük yollara.
Londra'daki Don Giovanni harekatı başarıyla tamamlandı. Önce The Times gazetesi Cem Mansur'un Mozart yorumunu övdü, ardından başkaları. Ardımızda ağzı kulaklarında bir Cem bırakıp Edinburg'daki Türk seferine katıldık. Bir de ne görelim? Bizimkiler daha festival başlamadan ilk zaferi kazanmış! 1300 tiyatro oyununun sergilendiği Edinburg Tiyatro Festivali programını açıyorsunuz, ilk sayfada boydan boya "Ordinary Miracles", festivalin çivisi ilan ediliyor. Daha metin üstünden vurulmuş İskoçlar, İngilizler bizim tayfaya.
İzleyenler salondan ağızları bir karış açık çıkıyorlar
Kubilay zaten sihirbaz, Lale'nin de uğuru var, daha prömiyer yapılmadan basın efsunlanmış gibi peşlerinde koşuyor. Benim ayağıma hiç ihtiyaçları yoktu ama ne olur ne olmaz diye oyunun siftahını açan müşteri olmayı koymuştum ya kafaya, daha "Perde!"ye iki saat kala dikiliydik Daniel ile kapıya. Çok büyük bir risk alıyorduk, çünkü Edinburg'un ağustos kışında öyle bir rutubet var, öylesine yağmur yağıyor ki, kalas dikseniz yeşerir, adam dikseniz yosun tutar. Neyse ki viski ve birayla silinince geçiyor.
"Olağan Mucizeler" sözün tam anlamıyla büyülü bir oyun. Şaşırtıyor! Gözümle gördüm, soğukkanlılıklarıyla ünlü İngilizler, İskoçlar ağızları bir karış açık çıkıyorlar tiyatrodan!
Sonuç: Oyunun henüz üçüncü gününde Lale Mansur ve Kubilay Tunçer'le altı röportaj yayımlandı. The Independent gazetesinin yarım sayfa ayırdığı mucizeyi yaratanlar son gördüğümde BBC World radyosuna konuşuyorlardı. Biz Paris'e döndüğümüzde ise "hot ticket" ilan edilmişti malum mucize. Yani dolu bilet, kazanan numara.
Piyangoda değil, tiyatroda.
E-posta gönderen okurlara not: Eğer subject / konu bölümüne parantez içinde (okur) yazmazsanız o mesajlar bana ulaşmaz.
[Fotoğraf altyazısı: Kubilay Tunçer'in (solda) yazdığı ve Lale Mansur'la oynadığı "Olağan Mucizeler" Avrupa'da büyük gürültü kopardı.]
[Fotoğraf altyazısı: Edinburg Tiyatro Festivali'nin programını açıyorsunuz, ilk sayfada boydan boya "Ordinary Miracles / Olağan Mucizeler"in festivalin çivisi ilan edildiğini görüyorsunuz. İngiliz gazetesi The Independent 7 Ağustos günkü sayısında Lale Mansur'la yapılmış bir röportaja yaklaşık yarım sayfa ayırdı (üstte).]
