Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2002

Demokrasinin cinsiyeti

Radikal · 28 Eylül 2002

Michele Alliot-Marie, Fransa'nın Savunma Bakanı. Hukukçu ve etnolog. 56 yaşında, ince, uzun, sarışın, hoş bir kadın. Evet, kadın. Fransa bugüne değin pek çok kadın politikacı ve devlet kadını gördü. Giderek çoğalıyor sayıları. Ama Michele Alliot-Marie, ezelden ebede 'erkek işi' olan savaşmak eyleminin tüzel öznesi, Fransız ordularının geleceğini elinde tutan ilk kadın. Geleceğini diyorum, çünkü Fransız Silahlı Kuvvetleri 1997 yılında başlattığı 'profesyonelleşme' sürecini bitirdi, mecburi askerlik yok artık; orduya profesyonel anlaşmayla giriliyor, memnun kalınmazsa çıkılıyor. Dolayısıyla FSK yeniden yapılanıyor, bu yapılanma için de devasa bütçe, büyük meblağlar gerekiyor. En başta, amacı artık 'cepheye sürülecek et' değil, en sofistike teknolojilere aklı eren 'uzman' istihdam etmek olan orduya talebi, cazip maaşlarla artırmak gerekiyor. Ve tabii orduyu daha büyük teknik olanaklarla, daha etkin silahlarla donatmak.

Michele Alliot-Marie, işte bu zor işle, FSK'yı yeniden yapılandırmakla görevli. Kendisi, daha önce başka tür bir yapılandırmanın altından başarıyla kalkmıştı. 1997 seçimlerinden ağır yenilgiyle çıkan Cumhuriyetçi Birlik Partisi'nin başına geçti, Cumhurbaşkanı Chirac'ın kurucusu olduğu bu partiyi diriltti, iç anlaşmazlıkları çözdü ve 2002 seçimlerini ezici çoğunlukla kazanan merkez sağ koalisyonunun oluşturulmasına büyük katkısı oldu. Bir ay sonra, parti başkanlığını bırakıyor. Çünkü Savunma Bakanlığı'nda yapacağı çok iş var. Evet, Fransa'da parti başkanları kendiliklerinden bırakıyorlar görevleri, nedense. Oysa Michele Alliot-Marie, öylesine tutuluyor ki parti tabanında, kalacağım dese, tüm rakiplerini ezerek kazanır.

Bu hafta başında, yeni Savunma Bakanlığı'nın bütçe tasarısı tanıtıldı basına. Michele Alliot-Marie, şimdiye kadar görülmemiş bir meblağ istiyor devletten, FSK'nın 2003 bütçesi: 39.96 milyar euro. Baştan aşağı yenilenecek kuruma askeri ve siviliyle 455 bin kişi hizmet verecek; ordunun vurucu gücü, Avrupa vurucu gücünün yüzde 20'sini oluşturmayı hedefliyor.

Ve bu devasa bütçeli savunma programının başında, bir kadın var.

Zaten Savunma Bakanlığı'nın bütçe tanıtım dosyasının kapak fotoğrafında da üç kadın, üç erkek asker resmi var.

Türker Alkan hocanın dünkü yazısında söylediği gibi, Türkiye 'Maço bir Meclis'e doğru' yol alırken, Fransa'nın ordusunu bile bir kadın yapılandırıyor! Türkiye maço meclislerden daha maço meclislere,

maço hükümetlerden daha maço hükümetlere savruladursun, aday olduğu Avrupa Birliği'nde giderek kadın politikacı, kadın bakan, kadın görevli sayısı artıyor.

Fransa'nın Avrupa Bakanı da bir kadın: Noelle Lenoir. Zaten en büyük bütçeli bakanlıklardan biri, ülkenin teknolojik geleceğini hazırlayan Bilimsel Araştırma Bakanı da, üç kez uzaya uçan mühendis, matematikçi, doktor ve astronot bir kadın: Claudie Haignere. Çevre Bakanı vb. de öyle. Ne tuhaftır ki, Fransız hükümetindeki kadın bakanların öz geçmişine baktığımızda, hemen hepsi erkek bakanlardan daha donanımlı!

Çünkü Fransa kadın-erkek eşitliği konusunda en ileri örnek değil. Seçim aday listelerine getirilen yasal zorunluk, 'eşit sayı ve eşit sıra' ilkesine rağmen; Ulusal Meclis'e 506'ya karşı yalnızca 70 kadın milletvekili girebildi. Oysa Kuzey Avrupa ülkelerinde bu oran hemen yarı yarıya ve iktidardalar! Örneğin Danimarka'da. Ve Danimarka, tam 1200 yıldan beri 'halk oylaması' ile yönetiliyor. Yani en eski ve köklü demokrasilerden biri.

Maçoluk çoğaldıkça, demokrasi mi azalıyor ne?

Öyleyse, maço meclislerden demokrasi beklemek boşuna.