Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2002

‘O’nun hikayesi

Radikal · 29 Eylül 2002

1968yılının özgürlüğe susamış asi baharıydı. Paris sokakları molotofkokteyli ve gözyaşartıcı bomba kokuyor, genç kızlar ve delikanlılar dudak dudağa öpüşerek, polisle dövüşüyorlardı.

Yaşlı kadın, ölüm döşeğindeki sevgiliye baktı, önündeki kâğıda eğildi ve yazmaya başladı: "Âşık bir kız, bir gün sevdiği adama dedi ki: Ben de sizin beğendiğiniz o öykülerden yazabilirim... Emin misiniz? Diye yanıtladı adam. Haftada iki ya da üç kez buluşuyorlardı. Ama hafta sonları ve tatillerde asla."

Dominique Aury'nin, sevdiği adama yazdığı son aşk mektubu böyle başlıyordu. Hayatında yazdığı en güzel metin, 'Âşık Bir Kız' başlığıyla, ikinci romanının önsözü olarak sevgilinin ölümünden bir yıl sonra, 1969'da yayımlanacaktı.

Ama 'Âşık Bir Kız', aslında ilk romanın gerçek hikâyesiydi.

Dominique Aury'nin, kendisinden 24 yaş büyük aşığı, hafta sonları ve tatilleri asla görmediği, çünkü başkasıyla evli 'efendisi' Jean Paulhan'a yazdığı eşsiz aşkname, 'O'nun hikâyesi'...

1980'li yıllarda Türkiye'yi de sarsan 'O'nun hikâyesi', erotik edebiyat tarihinin bir başyapıtı, bir kadın kaleminden çıkma en ince ve cesur ilk örneğiydi. İlk baskısı 1954 yılında yapıldı, Fransız edebiyat dünyasının altını üstüne getirdi, yasaklandı, toplatıldı, gizli gizli satıldı, ama Saint Exupery'nin 'Küçük Prens'inden hemen sonra en çok okunan Fransız kitabı oldu.

Dominique Aury, 'O'nun hikâyesi'ni, takma bir adla yayımladı: Pauline Reage. Zaten takma isimlere alışıktı. Dominique Aury bile değildi asıl adı. 1908 yılında, Anne Desclos olarak dünyaya gelmiş ve Fransa'da 'yüksek edebiyat' eğitimi görmüş ender kadınlardan biriydi. Tam 25 yıl boyunca Gallimard Yayınevi'nin birbirinden ünlü yazar ve eleştirmenlerden oluşan seçiciler kurulunun tek 'dişi' üyesiydi.

'O'nun hikâyesi'ni yayımladığında, aşığı Jean Paulhan efsanevi edebiyat dergisi NRF'in yönetmeni, Dominique Aury ise yardımcısıydı. Kitabın önsözünü elbetteki asıl ve tek muhatabı Jean Paulhan yazdı.

Ve romanı, 'Bir erkeğe yazılabilecek en güzel aşk mektubu' olarak tanımladı.

Edebiyat çevreleri, uzun yıllar boyunca 'O'nun hikâyesi'ni aslında Jean Paulhan'ın yazdığını sandılar. Romanın başarısız devamı, 'Roissy'ye Dönüş' 1969 yılında ve 'Âşık Bir Kız' önsözüyle çıkınca, gerçek yazarın kim olduğu anlaşıldı. Paulhan, bir yıl önce 84 yaşında ölmüştü.

'O'nun hikâyesi' sinema dünyasının da altına üstüne getirdi.

Ama kimse Dominique Aury'ye 'Pauline Reage benim!' ya da 'O'nun hikâyesi'ni ben yazdım!' dedirtemedi. İlk kez, 1994 yılında New Yorker'a verdiği bir röportajda, 40'ıncı yaşını kutlayan romana sahip çıktı ve niçin yazdığını anlattı:

"Jean Paulhan'a âşıktım. Genç değildim, güzel değildim. Başka silahlar bulmam gerekiyordu. Fizik her şey olamazdı. Beyin de bir silahtı. Bana bu tür kitaplar yazamazsın demişti. Deneyebilirim, demiştim..."

Aşk tutsağı 'O' ve efendisi, yönetmen Paulhan ve yardımcısı Aury olmadan önce, İkinci Dünya Savaşı sırasında tanışmışlardı. İkisi de 'direnişçiler' safında yer alan edebiyatçılardı. Dominique Aury, iyi yürekli ve hoşsohbet Jean Paulhan'da babasını bulmuştu. Paulhan şefkatli, nazik bir âşıktı.

Zaten Dominique Aury de ne sadistti, ne de mazoşist. Ama 'O'nun hikâyesi'yle, Paulhan'a tutsaklığın aşk, acının zevk olabileceğini anlattı.

Anne Desclos, Dominique Aury ya da Pauline Reage, 1998 yılında, 90 yaşında öldü. Tüm benliği ve beyniyle sevdiği, uğruna kitap yazdığı adamı yitirdikten sonra 30 yıl yaşamıştı. Gerçekten 'O' olsaydı, efendisinin yokluğuna dayanır mıydı?