Nereden nereye… (2)
Radikal · 19 Ekim 2002
Yıl 2002. Yer Paris Adliyesi. Erol Özkoray adlı şahıs, karşımıza eski Genelkurmay Başkanı Org. Kıvrıkoğlu'nun aleyhinde verdiği yazılı tanıklıkla çıkıyor. Yazılı tanıklığında, salt Kıvrıkoğlu'nun değil, ülkemizdeki rejimin, sistemin 'kurbanı' olarak bir tahlilini yapıyor, Türkiye'yi askerlerin yönettiğini, devletin TSK ve MGK'nın baskısında olduğunu ileri sürüyor hazret. Tabii kendisine reva görülenleri sıralayarak.
Yıl 1993/94. Yer yine Paris. Aynı şahıs, bugün 'askerin baskısı altında' dediği sivil Türk hükümetinin Turizm Bakanlığı'nın açtığı 'ihale'yi kazanmış, yalnız Fransa'da değil, tüm Avrupa'da Türkiye'nin tanıtımını üstlenmiş, dev bir bütçeye hükmediyor. Turizm Müsteşarı Nedim Öztürk'le öylesine 'dost', öylesine arkasına almış ki, bugün Fransa'ya şikâyet ettiği Türk siyasilerini, dolayısıyla tuttuğu balı uzun yıllar boyu yalayacağına emin mi emin, bu iş için Paris'te büro bile açıyor! Kurduğu şirketin adı, İDEA.
Naçiz yazarınıza kapsamlı bir ihbar dosyası geliyor. İçinde Türkiye'nin Avrupa'ya ayırdığı tanıtım fonunu yağmalamak için hazırlanan naylon faturalardan, Türkiye'yi tanıtmak için kullanılan yabancı taşeron firmalardan gelen 'dolandırıldık' feryatlı mektuplara kadar her şey var.
Milletin parası bize dert ya, yabancı taşeron firmalarla tek tek konuşup, dosyada verilen bilgi ve belgeler doğrultusunda bomba gibi bir yolsuzluk haberi hazırlıyorum. Ancak gazete basmıyor. Henüz köşebent değilim. Olsam, kendi köşemde yayımlayacağım. Salt Paris muhabiriyim, haberlerimi basarlar, basmazlar. Ama elimden bir şey gelmez deyip geri çekilmeyi içime sindiremiyorum bir türlü.
Kader 'bazen' doğruların yanındadır. Birkaç ay sonra zamanın Turizm Bakanı Abdülkadir Ateş, Paris'e geliyor ve Türk tur operatörleriyle bir toplantı düzenliyor. Yaklaşık 60 kişilik salon dolu. En ön sırada, elimde Erol Özkoray'ın dosyasıyla bekliyorum. Toplantı bittiğinde, ayağa kalkıp herkesin önünde haykırıyorum: "Sayın Bakan, elimde Erol Özkoray'a ilişkin bir yolsuzluk dosyası var, size teslim ediyorum, gereğini yapacağınızı umarım!"
Avrupa tanıtım ihalecisi olarak bakanın yanında duran Erol Özkoray, aciz erkeklerin kadınlara ettiği türden bayağı küfürlerle üstüme yürüyor. Abdülkadir Ateş, bizzat önüme geçerek siper ediyor kendisini. Özkoray bu kez, bakanın elindeki dosyaya saldırıyor almak için, tabii vermiyor Abdülkadir Ateş. Korumalar Özkoray'ı zapt ederken, bakan da bana inceleyip gereğini yapacağına söz veriyor. O günü, Paris'teki o toplantıda hazır bulunan gazeteciler ve tüm Türk turizmcileri hatırlar. Sanırım Abdülkadir Ateş de unutmamıştır.
Gerçekten de gereği yapılıyor dosyanın. Erol Özkoray'ın İDEA şirketi, 93 ve 94'ten sonraki üç yıl boyunca ihale alamıyor. Ta ki, önce ANAP, ardından DYP'li Bahattin Yücel, Turizm Bakanı oluncaya kadar...
1997 yılında yeniden Erol Özkoray'a veriliyor Türkiye'nin Avrupa'daki tanıtım ihalesi. Erol Özkoray'a 31 Aralık 1997'de ödenen meblağ, 2 milyon 373 bin 159 dolar. Oysa Özkoray'ın aynı yıl için Fransa, İspanya ve İtalya'da hâlâ, bugün itibarıyla ödenmemiş faturaları ve yabancı taşeron firmalara taktığı borçlar var. Turizm Bakanlığı bu firmalarla birlikte, Özkoray'ı mahkemeye verdi. Dava sürüyor. Eski ihaleci de Türkiye'nin ödediği faturaları ödenmemiş diye sunup karşı dava açıyor. Kıyak ihale anlaşması nasıl yapıldıysa, tüm davalar Fransa'da görülüyor.
Yıl 2002. Yine Paris Adliyesi. Org. Kıvrıkoğlu aleyhine yaptığı yazılı tanıklıkla TC rejim ve sistemini Fransız yargısına şikâyet eden kişi, işte bu Erol Özkoray.