Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2002

Biggest Brother (3)

Radikal · 29 Aralık 2002

George Orwell, her şeyi öngörmüştü, ama yanlış yerde. 'Big Brother' onun tarif ettiği SSCB'de değil, çünkü komünist blok yıkıldı, özgürlükler diyarı ABD'de ortaya çıktı, tüm Amerikalılar büyük gözaltında. Türkiye'ye yansıdı mı, Amerika'yla yatıp kalkan basın Bush yönetiminin 11 Eylül sonrası çıkardığı 'Big Brother' yasalarından söz etti mi, bilmiyorum. Ama gidişat, Le Monde gazetesinin yayımladığı kapsamlı araştırmaya göre, insan hak ve özgürlükleri açısından dehşet verici. Örneğin ikiz kulelerin yıkılmasından birkaç hafta sonra çıkarılan 'Patriot Act' yasasına dayanan bir mahkeme, geçen ay polise, suç işlediklerine dair hiçbir işaret bulunmayan vatandaşların BİLE telefonlarını dinlemek yetkisi vermiş. Yurttaşlık özgürlüklerini koruma derneği 'American Civil Liberties Union' Başkanı Nadine Strossen'e göre Patriot Act, hükümete 'savaşçı düşman' ilan ettiği kişileri herhangi bir suçla itham etmeden, dolayısıyla yargıç karşısına çıkarmadan ve avukatıyla ilişki kurmasını yasaklayarak, süresiz gözetim altında tutabilmek imkânını sağlıyor! Yani Bush yönetimi, canlarının istediği kişiyi sonsuza dek yargılamadan hapiste tutmak yetkisine sahip artık.

ABD'ye göçen Müslümanlar, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon kökenli Amerikalılara uygulanan 'enterne' kuşatmasıyla karşı karşıya. Göç yasasında yapılan değişiklikler sonrası, Big Bush'un Little Brother'ı Amerikan Adalet Bakanı John Ashcroft, kara listeye alınan 18 Ortadoğu ve Afrika ülkesinde doğmak talihsizliğine uğrayarak ABD'ye sığınmış 16 yaş üstü tüm erkeklerin, göçmen bürolarına başvurmasını buyurdu. Yalnız bir hafta içinde bu buyruğa uyan ve Amerikan adaletine inanan, sicili temiz 500 İranlının hiçbir suçla itham edilmeden ellerine kelepçe vurularak tutuklanması, Kaliforniya'da yaşayan 600 bin İranlıyı sokağa dökmekle kalmayıp 'normal' Amerikalıları bile dehşete düşürdü.

Big Brother Bush'a karşı sivil toplum örgütlerinin de sesi giderek yükseliyor, ama başlattıkları direniş sembolik kalmaya mahkûm. Bill Clinton'ın ulusal güvenlik danışmanı Stewart Baker, 11 Eylül'den sonra güvenlikleri için özgürlüklerinden biraz fedakârlığa razı olan Amerikalıların, giderek pişman olduklarını söylüyor ve: "Saf sayılacak bir özgüvenle, temel haklarımız ve özel yaşantımızın ihlal edilemez olduğuna inandık. Meğer yanılmışız!" diyor.

Little Brother Adalet Bakanı John Ashcroft'un ilk ağızda 500 İranlının içeri tıkılmasını sağlayan yeni göç yasası uygulamaya önce Kaliforniya'da başlandı. ABD'de yaşayan kara liste ülkesi kökenli tüm Müslümanların

'fişlenmesi'ni sağlayacak yasaya göre, göçmen bürosuna başvurmak zorunda bırakılan erkekler sorgudan geçiriliyor, parmak izleri alınıyor, fotoğrafları çekiliyor. Göçmen bürosuna başvurmayanlara öngörülen yaptırım, sınır dışı edilmek ya da hapis cezası. Yasa, 2003 yılında tüm ABD'de yürürlüğe girecek.

Havadan karadan Big Brother'ın gözaltına aldığı ABD'de, Amerikan yurttaşları da hedefte. Ronald Reagan'ın güvenlik danışmanı emekli amiral John Poindexter, Bush yönetimi tarafından bilimkurgu filmlerine taş çıkartan dev bir iletişim gözetleme, 'Total Information Awareness' programının başına getirildi. Söz konusu amiral, 1985-86 yıllarında İran-Contras diye bilinen ve Nikaragua'daki Sandinistalara karşı Kontraları finanse ve organize ettiği ortaya çıkan CIA sorumlusu. Şimdiki görevi, ABD'de yaşayan tüm nüfusun, telefon faturalarından banka kartlarına, ehliyetinden sosyal sigorta dosyasına verdiği tüm bilgileri karşılaştırarak, 'çelişkileri' bulmakla yükümlü devasa bir elektronik denetim sistemi kurmak. Amaç, ABD'de Big Brother'ın gözetimi dışında kimse bırakmamak.

İnsan hak ve özgürlüklerini savunan Amerikan dernekleri, Poindexter'le mücadele ediyor elbet. Örneğin, internette eski CIA elemanı amiralin e-mail adresini, evinin uydu fotoğrafı ve adresini, özel telefon numaralarını yayımlayarak, kurmakla görevlendirildiği sistemi önce aşçısına tattırdılar. Hatta yine internette bir forum düzenleyip, amiralin dakika dakika tüm etkinliklerini izleyip yayımladılar. O gün bugündür, Poindexter'in Pentagone web sitesindeki özgeçmişiyle birlikte 'Total Information Awareness' sistemine ait pek çok veri, kayıplara karıştı. Programı tanıtan sitenin ortasındaki Latince 'scientia est potentia' (bilim iktidardır) şiarı ve Mason piramidinin ortasındaki yerküreyi simgeleyen logosu bile silindi. Ancak Big Brother'ın gözaltısı yayılarak devam ediyor. Halen tüm internet ağı şirketlerine, kullanıcıların bağlantı kod ve şifrelerini merkezi bir denetim sistemine bildirmek yükümlülüğünü getiren yasa hazır.

2003 yılında kamuya açıklanarak yürürlüğe girecek.

İşte size kafayı yiyen Bush yönetiminin salt iki yılda dünyanın (sözümona) en büyük demokrasine biçtiği deli gömleği. İçerde böyle sopa gösteren Big Brother' ın dışardakini nasıl döveceğini, varın siz hesap edin.