Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2003

‘İnternot’ zaferi

Radikal · 4 Ocak 2003

İnsanlar her yılın ilk günlerinde umutlu ve cömerttirler. Yeni yılın kendilerine mutluluk getireceğini umar, başkalarına da mutluluk dilemek paylaşımcılığını gösterirler. Oysa günler haftalara eklenip aylar birbirini kovaladıkça, yeni yılda hep birlikte mutlu olunamayacağı ortaya çıkar ve başkalarını boş verip, yalnız kendileri için istemeye koyulurlar mutluluğu. Bir süre sonra, tam, kesin ve kişiye özgü yıllık mutluluk olamayacağı da anlaşılır. Eskimeye yüz tutan yılın büyüklü küçüklü pürüzleriyle boğuşmaya başlanır ve pürüzsüz mutluluk umutları yaklaşan yeni yıla aktarılır.

Mutluluk, talep edenin iradesine bağlı değildir kuşkusuz. İçimizde ya da dışımızda gelişen her türlü etki ve rastlantıya açıktır. Ama mutluluğa ulaşabilmek için her şeyden önce tanımını yapmak gerekmez mi?

Epicures, "Ne doğru, dürüst ve bilge olmadan mutlu yaşanır; ne de mutsuz bir yaşamda doğru, dürüst ve bilge olunur," sözüyle bizi bir denklemle

baş başa bırakır, ama mutluluğun tanımını yapmaz. Bence mutluluğun en yaklaşık tarifini, Goethe vermiştir: "Günlerin getirdiği mutluluğu kuyumcu terazisinde tartma. Basit bir teraziyle ölçersen, şaşırır ve sevinirsin."

Naçiz yazarınız bendeniz, Goethe'nin öğüdünü tutanlardanım. Zaman zaman dünyanın en mutlu insanı duyumsarım kendimi. Oğluma bakarım, 'Ne yaptım da bu güzel çocuğu hak ettim?' diye şaşarım, eşime her gün yeniden âşık, işime bazen öfke, bazen eğlenerek, ama hep heyecanla sarılırken ne kadar şanslı olduğumu düşünürüm. Ama en büyük mutluluğum, kuşkusuz oğlum. Çünkü evliliklerden boşanılır, işlerden ayrılınır, yaşamımız değişir ya da biter, ama son soluğumuza kadar çocuklarımız vardır. Yalnız çocuklarımıza dair duygularımız kalıcıdır. O duygular sevinç ve övünç olduğu zaman, mutluluktur işte. Bir de o çocuklardan 'zorla' öğrendiklerimiz.

Zorla öğretmek babında, bizim Prof. Nimbus şahsım üstünde yaptığı deneylerle hem de ordinaryus bilgelik aşamasına geldi sayılır. Önce kesinlikle istemeyen annesine, bağıra çağıra bilgisayar kullanmayı öğretti. Odaya hapsetmeler, kapı çarpmalar, klavye kırmalar, geri çekilip hücuma geçmeler, hatta küsmeler dahil gerçek bir meydan savaşından sonra ise interneti. Artık teslim oldum. Hâlâ daha öğrenmemekte direndiğim olgular var, havada, karada ve suda, günde dört kez telefona sarılıp: "Ya ekranda bi işaret belirdi, ne ola ki?" diye soruyor, saçını başını yoldurtuyorum çocuğa. Kanımla canımla bağlı olduğum benim profesöre, bir süredir bilgisayarla da bağlıyım. Yani benim ikinci kattaki bilgisayar, yedinci kattaki Nimbus'ün 'merkez dağıtım şebekesi'ne bağlı, aynı internet ağını kullandığımız gibi benim bütün programlarımı kendisi yapıp denetliyor. Ve dolayısıyla, annesine kalkan olup tüm sanal saldırılardan koruyor. Sanal saldırı deyip geçmeyin, ikide bir hücuma uğruyor benim bilgisayar ve bugüne değin geri püskürtmediği düşman ordusu, virüs atağı yok bizim Nimbus'ün. Zaten bilgisayarlarımızın üstüne, 'No pasaran!' yazıp astı. Sanal imzası, nedense Mısırlıların uğurlu böceği: Scrabee. Artık anlamaya çalışmıyorum.

Geçenlerde e-posta'mı açtım, küçük dilimi yutayazdım. Bir gecede tam 1107 mesaj gelmiş. Üstelik benim adresimle sanki ben göndermişim de, geri gelmişler gibi. Bana yıkmak istedikleri sanal saldırıyı hazırlayanlar yenildiklerini bilsinler diye datalarını veriyorum: Sayın İslamcı korsanlar, ATT0081.dat (220 octets) ve Turkish Satanized Forces (351 octets)lik virüs atak sortileriniz, Prof. Nimbus'ün kurduğu görünmez ağlara takıldı ve sanalsavar bataryalarımız tarafından 'unauthorized relay traffic prohibited' ilanıyla imha edildi. Artık 1107 virüslü mesajı benim tarafımdan gönderilmiş gibi yaparak nerelere ışınlamak, kimlerin bilgisayarını zehirlemek istiyordunuz bilmiyorum ama, hedefinize ulaşamadınız. Boş verin, yenilmişe ne derlerdi unuttum, erkek olduğunuz biner biner gelmenizden belli, Prof. Nimbus'ün selamı var, o tek başına bir sanal ordu, yeniden beklermiş sizi.

Hatta sıkı durun, 15 güne kadar web sitemiz devreye giriyor: MGK-media.org. Tesadüfe bakın ki, MGK benim adlarımın DA baş harfleri. Hodri meydan.