Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2003

Erkan Mumcu’ya sorular

Radikal · 25 Ocak 2003

Tüm Felsefe Grubu öğretmenleri adına: "Biz dört yıldır ataması yapılmayan Felsefe Grubu öğretmenliği bölümü, 5. sınıf öğrencileriyiz. Bölümümüz toplam üç üniversitede bulunmakta ve her yıl, 150 kişi mezun olmaktadır.

Bu kadar az bir sayının tüm Türkiye'de öğretmenlik yeri bulamaması düşündürücü değil midir? Bakanlık Fen-Edebiyat mezunlarını yerleştirmek için çözüm yolları ararken bizim zaten hakkımız olan öğretmenlik mesleğini yapamamamız ne kadar acıdır. Sizin duyarlı bir aydın olduğunuzu bildiğim için bu mesajı gönderiyor ve konuya eğileceğinizi umut ediyorum. Herkes kendi alanında istihdam edilse, yarınlar daha aydınlık olmaz mı?"

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencileri adına:

"Erkan Mumcu yalan söylüyor!

Ben A.Ü., İ.B. 4. sınıf öğrencisiyim. YÖK'e hayır dediğim için bir dönem, anadil dilekçesi verdiğim için de iki dönem okuldan uzaklaştırıldım. Öğrencilik haklarım, hatta kimliğim bile elimden alındı. Oysa mezun olmam için iki dersim kalmıştı. Cezam 2003-2004 öğrenim yılına kadar devam edecek. Okul aleyhine açtığım davaları kaybettim. Okulun avukat masrafını da ödemem isteniyor. 210 artı 150 milyonu bir hafta içinde ödemezsem, okul bana haciz gönderecekmiş. Okuldaki kaydımın silinmemesi için harç parasını da ödemem gerekiyor. Cezam dolayısıyla uzayan okul süremde haliyle bu miktar da katlanıyor.

Milli Eğitim Bakanı Erkan Mumcu, cezalı öğrenci kalmadı dediği için bu yazıyı yazıyorum. Açtıkları davaları kaybeden ve halen cezaları süren çok sayıda öğrenci var. İnönü Üniversitesi'nden 15 öğrenci atıldı, 28 kişiye iki dönem uzaklaştırma verildi. Afyon'da iki dönem uzaklaştırma alan 49 kişi, Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde iki dönem uzaklaştırma alan 51 kişi, bir dönem uzaklaştırılan 54 öğrenci var. Bir öğrenciye dört dönem uzaklaştırma verildi. Van'da, Çanakkale'de aynı durumda olan yüzlerce öğrenci var..."

Ve bu üniversiteleri kazasız belasız bitirmeyi başaranların sesi:

"Üniversite mezunu ve işsizim. Son zamanların moda deyimiyle, beyaz yakalı işsizlerden. Ülkede benim gibi on binlerce üniversiteli işsiz olduğunu biliyorum. Ancak size, yakınımdaki beş arkadaşımdan söz edeceğim. Ortalama 28-29 yaşlarındayız. Yani en verimli olacağımız, ülkemiz için çalışacağımız ve aldığımız eğitim, bilgi ve becerileri en iyi kullanabileceğimiz çağdayız. Ama ne yazık ki, bahsettiğim özellikleri kahvehane köşelerinde, dumanaltı olmuş masalarda, iskambil kağıtları ve okey taşları eşliğinde her geçen gün biraz daha yitiriyoruz. Yine de her gün iş arıyor, çalmadık kapı bırakmıyoruz. Beş arkadaş, 2000 yılının kasım ayında yapılan DİS'e (Devlet İşçi Sınavı) girdik, kazandık ve kazandı belgelerimiz gönderildi. Ancak üç yıldır atamalarımız yapılmadı! Hatta bu sınava ilişkin hiç

üniversite mezunu ataması yapılmadı diye biliyoruz. İş ve İşçi Bulma Kurumu'na defalarca baş vurmamıza rağmen, böyle bir talep olmadığı bilgisini aldık.

Size soruyorum: Madem atama yapılmayacaktı, neden böyle bir sınav yapıldı? Neden bizlere kazandınız, diye belge gönderildi? Sınav üstüne

sınav yapılıp niçin umutlarıyla oynanıyor insanların? Bizim akıbetimiz ne olacak?"

Ben de Erkan Mumcu'ya soruyorum:

Muhsin Şener'in 21 Ocak 2003 sayılı Radikal gazetesi 9. sayfasında 'Ortaöğretimle başlamalı' başlıklı mükemmel analizini okudunuz mu?

Bu makaleyi okumanız, yumruklarınızı işaret parmağı gibi kullanarak basına demeçler vermekten daha yararlı olur kanısındayım. Siz üniversite ve YÖK bakanı mısınız, yoksa Milli Eğitim Bakanı mı?

Baştan sona çarpık bir eğitim sistemini düzeltmekse amacınız, niçin tabandan değil, tavandan başlıyorsunuz? Türkiye'nin yılda kaç adet üniversite mezunu istihdam edebileceğinin hesabını yaptınız mı? Hangi dallarda kaç yüksek öğrenim görmüş uzmana gereksinim duyulduğunu biliyor musunuz? İmam Hatiplilere bile açmaya kalktığınız bilimsel yüksek öğrenimden her yıl kaç kişi mezun oluyor ve iş bulabiliyor mu? Acaba mühendislerin ve örneğin felsefe öğretmenlerinin de imam ve müezzin olarak atanmaları, yeni planınızda mümkün mü? Ne de olsa iş iş, devlet maaşı devlet maaşıdır.

Size sizin okuduğunuz üniversitede, yürümeyi bilmeyen adamın koşamayacağını öğretmediler mi ki, toplama çıkarma yapmadan cebir problemi

çözmeye kalkıyorsunuz?