'Non Dolet'
Radikal · 23 Şubat 2003
Mine G. Kırıkkanat
Ne zaman duymuştum ilk kez, 'acımıyor'un Latincesini? İntihar etmesi gerekirken edemeyen bir yenik imparatorun titrek elinden alıp hançeri, titremeyen eliyle onun sevgili yüreğine saplayan karısı mı, âşık olduğu adamı öldürürken 'Non dolet' diye cesaret vermeye çalışmıştı? Onura candan çok değer veren bir çağı yaşamış mıydı gerçekten insanlık? Kutsal kalmış mıydı, yüce, aşk, ilah var mıydı?
İnsanlar vardır, insan selleri üstüne tarih köprüleri kurarlar. Kendileri köprüdürler zaten, nakkaş işi, matematik harikası, yüzyıllara dayanıklı. Sıradan insanlar amaçsız sular gibi akar, kurur, yeniden çoşar, ama geçerken altlarından; onlar, birer Sinan köprüsü gibi mekânı zamana bağlar, geçmişten geleceğe yol kurarlar. Ne depremler yıkabilir onları, ne sel. Tüm doğal şiddetlere, idmanlıdırlar. Yeter ki insan eliyle bombalanmasınlar.
Hüsrev Hatemi, sıradan insan derelerinin üstünde dünü yarına bağlayan, anlayanı geçmişten geleceğe taşıyan bir değerli köprü. Benim gözümde sonuncu gerçek sufi, Türkiye'nin en iyi ozanlarından biri ve şiiri, bu toprakların üstünde yeşeren ve altında uyuyan tüm tohumların kültür sentezi. İşte günümüzün 'Hazin Kurallar'ı: Kurgusu değişince hayatın/Şirin görünür ölüm; bu kuraldır/Sanırım ki korkumuzdan/Öyle bir duruma düşmüşüz.../Düşler bile düz, macerasız/Duygular nehri mecrasız/Yürek vadisi nehirsiz/Zehirsiz ve panzehirsiz/Bir ömür/Sözde özgür.../Çoşkudan
uzak ve yavan/Gök yerine bir basık tavan/Güneş yerine bir kandil/Bunun farkına varılınca/Arkada tek geçit, bin menzil/Önümüzde yolun sonu görünür/Bu da kuraldır.
Eğer Manes haklıysa ve iyi kötünün ikiz kardeşiyse dünyada, bilin ki iyiliğe ışık tutan sıra dışı insanların kötü kardeşlerinden yoktur haberi ve Hüsrev Hatemi, bunlardan biri.
Hem dünya çapında hekimliği, hem şiiriyle yalnız iyiliği tanır, bilir ve uygular.
Dün postadan çıkan CD'ye önce tuhaf tuhaf baktım. Tanıtım afişinde, "Dikkat: Bu bir rock albümüdür, acıtabilir," yazıyordu. Albümün adı Non Dolet, genç rock'çı Mürsel Işık, Hüsrev Hatemi'nin şiirlerini rock türünde söylemiş, üstelik 'Gün Akşamlıdır' adlı birinci CD'den sonra ikinci ortak çalışmalarıymış Non Dolet.
Benim bildiğim Hüsrev hoca, pek rock'çı değildir. Her önüne gelen öneriye de he demez, kolay kolay. Daniel ile uzun uzun fotoğraflarına baktık, sözcü ile sesçinin. Önce Daniel konuştu ve Hüsrev hocanın suretini göstererek: "O bir bilge!" dedi. Ben de Mürsel Işık'ın aydınlık yüzünü, uzun saçlarını işaret ettim: "O da bir İsa!" İyilik iyiliği, çırak ustasını bulmuş, bilge söz genç müziğe kavuşmuştu Non Dolet, albümünde. En sevgisiz rock'çıyı bile dalgalandırabilecek bir şeyler var, bu CD'de. Hepimizin hayatına damgasını basan bir Tapu Sicil Muhafızı, olduğu gibi:
/"Benim şiirim tüfeğidir kavgamın"
Diye kükreyerek
Zehir zemberek
Bir şiire başlamanın özlemiyle öleceğim;
Ama neyleyeyim ki ellerim,
Yedek subay eğitimi dışında
Görmedi tüfek.
Benim şiirim ne tüfektir...
Ne kelebek.
Ne de hayal ülkesinin narin bir kızıdır,
O, gözlüklü ve siyah kolluklu
Bir tapu sicil muhafızıdır ki,
Eski günler ve anıların
Tapularını saklar.
Şimdi gel, ey Muhafız Bey, lütfen
Cenuptan karanlık çocukluk,
Şimalden ilkokul başlangıcı,
Şarkından Feriköy mezarlığı,
Garbından İkinci Dünya Savaşı
İle muhat arsanın,
Tapusunu ver.
O arsa ki 1943 yıllarının
Anılarıyla dopdoludur,
Bir anı müteahhidi alıp
1979 anılarından
Kat Karşılığı bina dikecek./
*
Bizi bize anlatan, yarına dünü unutturmayan Hüsrev Hatemi'yi anlamak, insanlığın aydınlık yanını anlamaktır belki. Non Dolet albümüne ses veren Mürsel Işık ve arkadaşları Murat Giray, Murat Çelik, Tuluyhan Uğurlu ve Nazan Öncel, ne mutlu ki daha yolun başındayken her şeyi anlayan ve bizlere umut, sevinç veren gençler.