Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2003

Tabula rasa

Radikal · 1 Mart 2003

Sayın Milletvekilleri,

Türkiye'nin yarınlarını, beyaz bir defter olarak düşünün. Biliyorum, size "O defter beyaz değil!" diyorlar ve ak kâğıtlar üzerine art arda bol sıfırlı sayılar sıralayıp bitmek bilmeyen borçların senetlerini gösteriyorlar. Öyle çok borcu var ki bu memleketin, tutarı bile tam belli değil. Kimi 75 milyar diyor, kimi 150, kimi 220 milyar dolar borçlu olduğumuzu ileri sürüyor. Ve Amerika'nın on yıldan beri yaptığı meşum

planda, piyonluk görevimizi yerine getirmezsek, Türkiye'nin başının bugün olduğundan daha büyük belalara gireceğini söylüyorlar.

Türkiye'nin Amerika ve Amerika güdümlü uluslararası kurumlara borçlarının, artık ödenmeyecek boyutlara vardığı kesin, sayın milletvekilleri. Ancak unutmayın ki, tam yarım yüzyıldır 'Aman daha beter olmayalım' politikasıyla yetinerek bugün bu noktaya geldik. Daha beter oluruz, diyenlere aldırmayınız. Daha beter olmamak için yapılan her şey, atılan her adım, her zaman daha beterine taşıdı Türkiye'yi.

Bugün eğer bu noktadaysak, dün Turgut Özal'a şakşakçılık yapıp ve ülkeyi iflasa sürükleyen tehlikeli bağımlılıkların asıl Özal döneminde başlatıldığını belki görmeyen, belki de görmek istemeyenlerin sayesindedir.

İster politikacı olsun, ister medyacı, ne tuhaftır ki bugün eğer savaş tezkeresi Meclis'te reddedilirse Türkiye'nin başına büyük bela örülür diyenler, dün Türkiye'nin bugününü hazırlayan Özal şakşakçılarıdır.

Türkiye Cumhuriyeti devleti, tüm dünyaya kafa tutarak kuruldu, sayın milletvekilleri. Yöneticilerinin tümünün teslim olduğu, aydınlarının büyük bölümünün teslimiyete 'Evet' dediği yerde, bir avuç insan, Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları, 'HAYIR!' demek cüretini gösterebildiği için kuruldu.

Ülkemizde ve TBMM'de, tam elli yıldır bağımsız bir devlete yakışacak, onurlu bir karar alınmadı, sayın milletvekilleri.

Ve Türkiye'nin BUGÜNKÜ (yalnızca bugünkü) iktidarı, sizin de partiniz AKP yönetimi, yine bugün, yine sizlerden, yine 'Evet' demenizi istiyorlar onursuzluğa. Yine aman daha beter oluruz, idare-i maslahat politikası.

Oysa Türkiye'nin Amerika'nın peşinden sürüklendiği maceranın bedeli, Amerika'nın 'Hayır'a karşı misillemesinden, zaten ödememiz imkânsız bütün borçlarımızın tutarından daha korkunç, onulmaz biçimde yıkıcı olacaktır.

Sizi para gelecek falan diye, uyutuyorlar. Yalan! Emperyal Amerika, 1991 Körfez Savaşı sırasında da yine 6 milyar dolar verdi Türkiye'ye. Sonra da

IMF, Dünya Bankası yoluyla vagonlar dolusu kredi... Ne işe yaradı? Daha fazla borçlanmamıza.

Emperyal Amerika'nın bu haksız ve ahlaksız savaşına 'Hayır!' deyin, bugün önünüze gelen tezkereyi reddedin, sayın milletvekilleri.

Elli yıldır böyle bir cesaret gösterilmedi Türkiye'de. Gösterilmedi de ne olduk, belli. Bir de cesur olmayı deneyin!

Bilin ki bu savaş, savaşı çıkaran Bush ve ekibinin de sonu olacak. Bilin ki Amerikalıların yüzde 54'ü savaşa 'Hayır' diyor ve yarın, onlar iktidara gelecekler. Korkutmayın gözünüzü, kaybedeceğimiz hiçbir şey yok, yarın tüm veriler değişecek hem dünyada, hem Amerika'da!

O tezkereye 'Hayır!' demek ve Türkiye'nin yarınlarını borç senetlerinin kara koçanı olmaktan çıkarıp, bembeyaz bir defter olarak açmak, bugün, sizin elinizde.

İhtiyacınız olan tek kudret, insanca bir cesaret.