Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2003

Siga siga

Radikal · 14 Mayıs 2003

Silvio Berlusconi ile Tayyip Erdoğan'ın birbirlerine ne kadar ve nasıl

benzediklerini, İtalya Başbakanı açıkladı: "İkimiz de deliyiz!"

Açıklama bizzat ilgililerden biri tarafından ve resmi bir ziyaret sırasında

yapılıp, üstelik öteki ilgili Türkiye Başbakanı kendisine konulan 'deli'

teşhisini yalanlamadığına göre, bize söz düşmez. Onlar daha iyi bilir. Çünkü İtalyan halkı Silvio'yu, Türk halkı Tayyip'i, her bir şeycikleri kendilerinden daha iyi bildikleri varsayımıyla başlarına seçtiler. Demek ki iki başbakan da deliymiş. Zararsız delilerse, mesele yok. Ne yararlarını

görürüz, ne ziyanları dokunur. Ancak iki deliyi başbakan seçen Türklerle

İtalyanlar, ne kadar akıllı sayılır, onu bilmem.

Ben de oldum olası Tayyip ile Silvio'yu birbirine benzetirdim. Ama başka nedenlerle.

İkisi de okumaya ve öğrenmeye meraksız, yarı cahil statüsünden seyyar satıcı kadrosunda yetişen, alaylı olmakla övünen ve her türlü dünya sorununu tüccar kafasıyla çözebileceğine inanmakla yetinmeyip, kurnazlığı zekâ sanan kişiler, diye düşünürdüm. Üstüne üstlük deli olabilecekleri aklıma gelmemişti. Gerçi Silvio bir AB toplantısında Danimarka Başbakanı'na: "Yahu sen bizim Venedik Belediye Başkanı'ndan da yakışıklıymışsın, karıma tanıştırayım!" dediğinden beri içimde İtalyan başbakanın aklıselimine değgin kuşkular uyanmamış değildi. Hatta kendisinin küçükken tepetaklak düşüp düşmediğini merak etmiş, biraz kafadan çatlak olduğuna hükmetmiştim. Ama Tayyip, aklı başında görünüyordu ve hâlâ görünüyor doğrusu...

Aslına bakarsanız, iki başbakanın pek normal olmadıkları, daha ilk görüşmelerinden belliydi. Takıntılarının 'evlilik' olduğu, ta Roma'daki karşılaşmalarında, Kopenhag zirvesi öncesi anlaşılmış ve Türkiye'yi AB ile başgöz etmeye kalkmışlardı. Hatta Tayyip 'katolik nikâhı' önermiş, boşanmamak üzere evlenmeyi talep etmişti.

Türkiye, AB'yle (henüz) nikâhsız bir ilişki sürdürüyor ama, kısmet iki telefon şebekesineymiş. İki başbakana Müslüman kızımız Aycell ile Katolik oğlumuz Aria'yı evlendirmek nasip oldu. İki GSM operatörü erdi muradına, biz çıkalım cep kerevetine. Hayırlı uğurlu, bol baz istasyonları olur, bir şirkette kocarlar umarız. Ancak...

Acaba nikâh, Müslüman usulü mü kıyıldı yoksa Katolik mi, öğrenemedik. Katolikse, Tayyip'in dediği gibi sağlam sayılır, dünya durdukça bozulmaz. Yok evlilik akdi İslamiyet'e uygun yapıldıysa, durum yaş. Aria oğlumuz

'Boş ol' dediği an ya da Aycell kızımız cep terliğini çevirip şebekesinin önüne koyduğu zaman biter nikâh. Al sana ayrılık. Daha doğrusu 'siga'. Ya da 'muta'.

Ben 'siga'yı, bir denizcilik deyimi sanırdım. 'Siga, siga, hey...' diye bir türkü vardır ya. Meğer siga, Farsçada 'geçici nikâh' demekmiş. Şeriatçı İran'da, zina günahına girmek istemeyen dini bütün Müslümanlar, siga sevabına girip çıkmaktalar bol bol. Radikal'de yer alan habere göre, üstelik internet aracılığıyla. İran'da geçici evlilik siteleri kurulmuş, siga yapmak isteyenler internet aracılığıyla buluşturuluyor, web master'ları tarafından iki dakikada evlendiriliyorlar. Normal olarak sigacıların, internetten çıktıktan sonra gidip nikâhlarını tasdik ettirmeleri gerek. Ancak denetim yok. Siga yaptıktan sonra anlaşamayıp ayrılan çok. Dolayısıyla siga, oluyor size helal zina. Bu tür nikâhların imam tarafından kıyılanı 'muta'dır, biliyorsunuz. İranlıların acil seks ihtiyacına 'muta' yetişmemiş olacak ki, imama kısa devre yaptırıp 'siga'yı icat etmişler. Bir de şom ağızlar İslamiyet için çağdışı din, derler. Allah'ın emirlerine böylesine çağdaş hız kazandırıp şıppadanak uymak, bu kadar olur ancak!

Ah teknoloji, sen nelere kadirsin! Hele cinselliğe dair dinsel yasakları sollamak söz konusu olunca.

Türk kızımız Aycell ile İtalyan oğlumuz Aria'nın evliliği de teknolojik ama... Eğer Katolik nikâh kıyılmayacaksa, bir merakım var: Acaba Aria sünnet edilecek mi?