Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2003

Müzik, ışık ve aşk

Milliyet · 29 Haziran 2003

İlk kim duydu, ne zaman uydurdu bilmiyorum, bizim ellerde birisi bir gün bizim ellere yabancı sesler duymuş, "Bu ne bu?" diye sormuş yanındakine. Muhtemelen İtalyan asıllı yanındaki "La Musica!" diye yanıtlayınca, bizimki "musiki"ye benzetememiş olacak ki dinlediğini, "Mızıka" deyip çıkmış işin içinden. Mızıka zamanla bando olmuş, ardından armonika.

"Musica" ise Türkçemizde Fransızca söylenişine, "müzik"e terfi etmiş, halen ve İngilizcenin tacizine rağmen "muyzig"leştirilemedi.

Daha da iyisi, Amerikan İmparatorluğu'nun payitahtı Washington'da geçen cumartesi, Fransız icadı "Fete de La Musique", Fransa'dakiyle aynı gün Fransızca adıyla kutlandı. "Müzik Şenliği" anlamına gelen "Fete de La Musique", 21 Haziran'da 22 yaşına bastı. Yayılması zaman aldı ama artık yüze yakın ülkede gerçekleştiriliyor. En önemlisi bu yıl, ABD Fransa'ya Irak savaşına karşı tavır aldı diye kızıyor sanılırken, Washington da hem de Fransızca adıyla kutlanmasıydı. Tabii henüz ne Washington, ne de şenliği benimseyen diğer ülkeler olayın doğduğu yerdeki görkeme erişebiliyor.

Çünkü 21 Haziranlar, Fransa'da gelenekleşmekle kalmayıp, ülkenin en şenlikli günü, bir numaralı ulusal bayramı 14 Temmuz'u gölgede bırakıyor artık. "Fete de La Musique" yurt çapında bir sokak şenliği, halk bayramı. Cumartesi gecesi Paris'te bir milyon, Fransa'da on milyon insan sabahlara kadar sokaklardaydı. Her köşe başında, abartısız her köşe başında, bazen yan yana amatör müzisyenler, orkestralar, şarkıcılar, belediyenin bir geceliğine bedava hizmete açtığı yeraltı elektrik kutularına takıp mikrofonlarını ve hoparlörlerini, istedikleri müziği istedikleri gibi ve istedikleri kadar çaldılar, söylediler.

Yetmiş iki milletten müzisyenler, bir geceliğine para kazanmak için değil salt dinlettirmek için ve müzikseverler bir geceliğine para vermeden dinlemek için buluşmuşlardı. Her şey kendiliğinden oluyormuş gibi görünse de, Kültür Bakanlığı ve belediyelerin müthiş bir organizasyonunu gerektiriyor. Örneğin bu yıl, bakanlık ve belediyelerin düzenlediği, profesyonel müzisyenlerce verilen konser sayısı 12 bindi. Normal günlerde saat 1'de duran metro, sabaha kadar işledi ve ana caddeler dahil trafik durmuş, caddeler yayalara iade edilmişti.

Tabii en muhteşem kutlamalar, Paris'te yapıldı. Ünlü Saint Germain Des Pres semti, adım başı başka telden çalan amatör orkestraların çevresinde kimi caz ritminde tempo tutan, kimi reggae, tango yaparken rap'çilerle çarpışan amatör dansörler tarafından teslim alınmıştı. Bu kadar çok ve çeşitli müziğin aynı anda icrası, bir kakafoni de yaratmıyor değildi. Ama güzel bir yaz gecesini özgürce paylaşmaktan öylesine mutluydu ki insanlar, kimse şikayetçi olmadı.

"Fete de La Musique"in resmi organizasyonundaki "zirve" kutlama, bu yıl Eyfel Kulesi'nin ayakları dibinde, yerli yabancı müzisyenlerin katıldığı ve 50 bin kişinin izlediği mega konserle yapıldı tabii. Gerekçe, konser kadar görkemliydi: Eyfel Kulesi beş aylık bir çalışmadan sonra teknolojinin son harikası yeni ışıklandırmasına kavuşturulmuştu. Yılda 6 milyon turistin ziyaret ettiği bu efsane kule, özel olarak dizayn ve imal edilen; kare değil, yuvarlak değil, oval de değil, sıkı durun küçük piramitler biçiminde 20 bin özel ampulle aydınlatılacaktı ilk kez. Kule, 21'inci yüzyıl şerefine iki yıl süreyle zaten gökyüzüne fırlayan bir füze görüntüsünü veren geçici bir aydınlatma yaşamıştı. Aydınlatmanın ömrü bitince öylesine büyük tepki aldı ki, yeni bir teknolojiyle kalıcı biçimde aydınlatılması kararlaştırıldı. Eyfel'in çelik putrellerine, dağcılık eğitimi almış elektrikçiler beş ay boyunca 40 kilometre kablo çektiler, 60 bin çelik sabitleme elemanı çaktılar ve yerleştirdikleri 20 bin piramit ampul, 2013 yılına dek on milyon şimşek çakacak biçimde ayarlandı. Müzik şenliği sırasında, saat tam 23.30'da Paris Belediye Başkanı Bertrand Delanoe startı ve tüm televizyonlar yeni ışıklandırmayı verdi. Artık her gece iki saat boyunca, Eyfel Kulesi altın rengine bürünüyor ve son on dakika, olağanüstü bir ışık oyunuyla, havai fişek gibi patlıyor Paris semalarına.

Suratsız, züppe, nağdan ve bazen düpedüz kaba Parislilere rağmen her yıl bir başına 20 milyon turist çeken Paris'i vazgeçilmez kılan böyle şeyler işte. Fransa'ya toplam 60 milyon turist geliyor, hiç çalışmasalar bir turist bir nüfus besliyor, acaba tesadüf mü?

[Fotoğraf altyazısı: Fransa'da 21 Haziran'da kutlanan "Fete de La Musique", yurt çapında bir sokak şenliği. 22 yaşına basan şenlik ülkenin ulusal bayramı 14 Temmuz'u bile gölgede bırakıyor artık]

Gazetedeki hâli (büyütmek için tıklayın)

Gazete kupürü 1