Adonis diyor ki (3)…
Radikal · 17 Ağustos 2003
Çağdaş Arap edebiyatının dünyaca en büyük şairi kabul edilen Ali Ahmed Eşber nam-ı diğer Adonis, Londra'da yayımlanan Al Hayat gazetesinde yer alan türban konulu makalesine, 'Tarih ve kültüre hakaret' arabaşlığıyla şöyle devam ediyor:
"Bu farklı görünmek (başörtüsü, sakal,vb) ısrarında teatral ve teşhirci bir yan da vardır ki, din anlayışına aykırıdır. Dinsel deneyimin temelindeki mahrem, adeta gizli, sadelik, ar, sessizlik ve kendine dönüklük içeren boyut; bu görünüş kültüne taban tabana zıttır.
Bazı Abbasi halifeleri Müslüman olmayanları ayrımcı işaretler takmaya zorunlu kıldığında, halkın hoşnutsuzluğuyla karşılaştılar. Uygulama, gerilim ve gerilik işaretiydi. Toplumun ilerlemesi, bu ayrımcılık uygulamalarını ortadan kaldırdı. Şimdi de Batı'daki bazı Müslümanların ayrımcı işaretler taşımak ve giymek için ısrarı şaşırtıcı olduğu kadar anlaşılmazdır. Bu ısrarda bizzat kendi tarihlerine bir hakaret, kendi kültürlerine ve dünyadaki varlıklarına yönelik bir mahkûmiyet vardır. Türban konusu derinlemesine düşünüldüğünde, tesettürün yalnız ötekinin kültür ve yasasına karşı gelen basit bir aykırılıkla değil, her şeyden önce kendisine hakaret olduğu anlaşılır. Yaşamla başka bir ilişki kurmak, ölümün kollarında yaşamak anlamına gelir.
Sonuç olarak demek isterim ki, dini politikadan ayıran ve kadınlarla erkekler arasında hakların ve görevlerin eşitliğini ilan eden laik bir ülkede Müslüman kadınlara başlarını kapattırmak için yapılan dinsel yorumlar, derinden derine yalnızca kadını değil, insanı, toplumu, yaşamı örtmek istemini içeriyor. Ve tabii mantığı örtmek."
İşte böyle diyor Adonis, sevgili okurlar. Ünlü ozan, makalesini genelinde Batılı ülkelere göçüp, mutlu olmadıkları kendi ülkelerinin, temelinde mutlu olmalarını engelleyen tabularını ve yasaklarını sürdüren, hatta göç ettikleri yeni vatanlarını da arkada bıraktıkları yoksul, gerici ve özgürlüksüz yurtlarına çevirmek isteyenler için yazmış.
AB adayı Türkiye'yi laik bir Batı ülkesi varsayarsanız, Adonis'in düşünceleri bizim kurumlarımızı da kapsar, Türkiye için de geçerlidir.
Yok Türkiye Arabistan Yarımadası'nın bir uzantısıdır diye düşünenlerdenseniz, o zaman aslımıza döndüğümüz söylenebilir ve Adonis gibi bir Arap aydını bile çıkmaz aramızdan.