Komple komplo
Radikal · 24 Ağustos 2003
Dün bütün gazetelerde yer aldı, ama en vecizi Milliyet gazetesindeki Utku Çakır Özer'in haberiydi: Kamuoyuna Irak'ta Washington'la birlikte hareket edeceğinin sinyallerini veren Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki AKP hükümeti, bölge ülkeleriyle yaptığı temaslarda ABD'nin bölgeyi terk etmesi için işbirliği çağrısında bulunmaya başlamış. Erdoğan'ın İran'a, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün de Pakistan'a "ABD'lilerin oradan bir an önce çıkması için Müslüman ülkelerin vakit kaybetmeden Irak'ta olması lazım," mesajları ilettikleri öğrenilmiş...
Vay canına!
Sen bir yandan ABD'ye göz kırpıp, herhalde Türkiye'deki Amerikan kamuoyu aracılığıyla 'Irak'ta sizinle hareket ediyoruz' diyeceksin; öte yandan Müslüman ülkelere 'ABD'nin Irak'tan çıkmasını istiyorsak, elimizi çabuk tutup biz Müslümanların girmesi lazım' söylevi çekerek AKP tabanına Irak'a asker göndermekten amacın aslında küffar Amerika'yı def etmek olduğunu sezdireceksin.
Metindeki çelişki bariz. Eğer haber doğruysa hükümet takiye yapıyor, değilse muhabir bir yanlış değerlendirme kurbanı.
Oysa bence hem haber doğru, hem de değerlendirmesi. Mantık hatası
'eksikler'den ileri geliyor, söylenmeyen 'hesaplar'dan kaynaklanıyor.Ya Amerika kulağına fısıldadı ya da çalışıyor hükümetin kafası, anladı. ABD, zaten Irak'ı herkesten önce, en başta ve hatta biraz bekleyin, orta vadede komuta düzeyinde Türkiye'nin üstüne yıkacak. Naçiz yazarınız bile akıl etti, dün bu sütunda hazırlanan ketenperenin kehanetini yayımladı: Irak'a Türk askeri gönderilecek, giderek daha çok gönderilecek. Ancak ABD, Türkiye ile birlikte hareket etmek yerine, 2004 genel seçimleriyle değişecek iktidarın yeni politikası gereği Amerikan güçlerini kademeli olarak savaş bölgesinden çekip Türkiye'yi ve Türk askerini Irak'ta kendi yerine yetkili kılıyormuş gibi yalnız, sınırları içine sıçraması kaçınılmaz uluslararası bir terör dalgasıyla baş başa bırakacak.
Bugün doğru karar verebilmek için dünü iyi okumak, yarını da öngörebilmek gerekir.
Eğer AKP hükümetinin iki zamanlı bu değerlendirmeyi yaptığını kabul edersek, Amerikalıların da tıpkı bir zamanlar İngilizler gibi bölgeyi er geç terk etmek zorunda kalacaklarını öngörmek zor değil. Ancak... Aynı değerlendirmenin ikinci aşaması gereği, AKP hükümetinin aynı bölgede, salt Müslüman ülkeden geliyor diye Türk askerinin öpüle tapıla karşılanmayacağını bilmemesine de imkân yok. Türkler o bölgeyi yalnızca bir yüzyıl önce terk etti. Hem de kendi Halifeleri Osmanlı Sultanı'nın yeşil bayraklı Müslüman Türk ordusunu, 'gâvur' İngilizle bir olup korkunç koşullarda telef eden Müslüman Arap DİN kardeşlerine...
Iraklıların 'işgalci' diye telef ettikleri Türkleri, bir yüzyıl sonra 'kurtarıcı' diye bağrına basmalarını beklemek, ya saflıktır ya da çok ince ve iğrenç bir komplo.
Komplo teorileri, fal gibidir. Güvenilirlikleri, 'Komploya inanma, komplosuz kalma' diye özetlenebilir. Örneğin naçiz yazarınızın hayal gücü sınırsız olup, kötülüğü önlemek için anlamak, anlamak için daha kötü düşünebilmek gerektiğine inanmaktadır. İşte bu kapsamda ve AKP'nin
Irak'a asker gönderme merakında, kötü bir komplo kokusu almaktadır:
Acaba diyorum, AKP'nin Türk ordusunu Irak'a gönderme hevesinde, TSK'nın enerji fazlasını oralarda harcatıp içerdeki nüfuzunu zayıflatma hesabı var mıdır? Çünkü Irak'a asker gönderildiği takdirde TSK'nın tüm dikkati, Türkiye'de olup bitenlerden çok, Irak'taki gidişata yoğunlaşacaktır bir süre. AKP, böyle bir durumun işine yarayacağının güdük hesabını yapamaz mı?
Türk ordusu Irak'a egemen olduğu takdirde, petrol ganimetini getiren orduyu göndermiş hükümet olmak, iktidar açısından heyecanlandırıcı bir düşünce.
Türk ordusunun Irak'ta başarısız olması durumunda ise, AKP hükümeti,
'Valla gidelim dediler gönderdik, beceremediler!' diyebilmenin ötesinde; kuşkusuz ordunun ulusal alandaki prestij kaybından kendi iktidarını güçlendirmek için yararlanacaktır. Dolayısıyla Türk askerinin Irak'a gitmesi, her açıdan AKP'nin işine gelebilir.
Ancak bir olasılık var ki, onu ne iktidar görmektedir, ne de ordu. Oysa böyle bir olasılık her ikisini de bitirebilir ve Irak'ta yoğunlaşan
İslamcı terör Türkiye'yi hedef alırsa, yeni bir Türk-Kürt çatışması başlarsa, bu millet ne ötekileri bağışlar ne de berikileri. Bunca yoksulluk ve işşizliğe, bir de savaş masrafı ve şehit tabutları eklenince sular dalgalanır, durulduğunda da kimin ne olacağı hiç belli olmaz. Bizden söylemesi.