Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2003

Kitabımın korsanını nasıl yakalattım ?

Radikal · 27 Ağustos 2003

Hayatımda ilk kez, bir haftalık tatil için gittiğim Bozcaada'da Radikal en çok satan ilk üç gazeteden biri. Geçen çarşamba sabahı adanın tek gazete bayii önünde Radikal kuyruğunda beklerken, bayiye ait döner kitap standında son romanım 'Bir Gün, Gece'nin de satıldığını görerek sevindim. Ancak kitabın üstünde 11 Milyon TL'lik etiket görünce şaşırdım. Çünkü salt korsan baskıya engel olmak için OM Yayınları'ndan iki ayrı boyut ve iki ayrı fiyatta yayımladığımız romanın üst fiatı 8.5, alt fiyatı 4.5 Milyon TL olup, bu etiket ikisine de uymuyordu. Yakından bakınca yalnız benim kitabın değil, bayiide satılan tüm kitapların korsan baskı olduğunu, hiçbirinin Kültür Bakanlığı bandrolü taşımadığını gördüm. Yaptığım küçük soruşturma sonucunda, Bozcaada'da korsan kitapçılığın yıllardır sürdüğü, hatta orijinal kitap satılmadığı ve bayiide satılan tüm korsan yayınların Çanakkale'den Onur Şirin adlı kişi tarafından getirilip pazarlandığı ortaya çıktı. Ada'da herkes durumu biliyor ve Onur Şirin, kendisine 'ayıp ettiğini' söyleyenlere, açık açık 'Bu işten yükünü tuttuğunu, bırakmaya da hiç niyetli olmadığını,' ilan ediyordu. Hatta bununla da kalmayıp, başta

belediye zabıtası kimsenin ilişmediği kaçak kitap sergisinde kendi sattıklarının dışında, gazete bayiine de yüzde 10 kâr karşılığında korsan yayın tedarik ediyordu. Bir seçimle karşı karşıyaydım: Ya herkes gibi boşverip sızlanmakla yetinerek tatilime devam edecek, ya da zamanımı feda edip kitabımı ve hakkımı savunacaktım. Tabii ki ikinci yolu tercih ettim.

İki saat sonra işlem tamam

Suç duyurusunu kime ve nasıl yapacağımı bilmiyordum. Bozcaada Kaymakamı Aykut Pekmez'e gidip nasıl bir yol izlemem gerektiğini öğrendim. Kaymakam Aykut Pekmez, yazmamı önerdiği şikâyet dilekçesiyle birlikte beni Emniyet Müdürlüğü'ne gönderdi. Bozcaada Emniyet Müdürlüğü anında Cumhuriyet Savcılığı'na duyuru yaptı. Yanıma verilen polis memuruyla birlikte gittiğim Bozcaada Cumhuriyet Savcısı, şikâyetimi işleme koydu ve gidebileceğimi söyledi. Bütün bunlar yalnızca bir saatimi almıştı. İki saat sonra ise Cumhuriyet Savcılığı'ndan tekrar çağrıldım: 'Bir Gün, Gece'nin korsan baskıları toplatılmış, kitapları yüzde 10 kârla satan gazete bayii Bayram Çamlıbel ve Çanakkale'den getirip pazarlayan Onur Şirin'in ifadeleri alınıyordu.

Cumhuriyet Savcısı'na ben de ikinci ifademi vererek kitabımın korsan baskısını yapan, satan herkesten davacı olduğumu ve imhalarını istediğimi belirttim.

Bütün yasal işlemler toplam üç saatte bitmişti. Bozcaada Cumhuriyet Savcılığı tarafından kitabı satan iki kişi mahkemeye sevkedilmiş bulunuyor ve Çanakkale Savcılığı da Çanakkale'de korsan baskının kaynağına ilişkin soruşturmayı yürütüyor. Başlattığım yasal işlem, bana kovuşturulan kişilere ayrıca tazminat davası açmak olanağı veriyor ve bu hakkı kullanacağım.

Yasa gereği, yalnızca kendi kitabımla ilgili suç duyurusunda bulunabildim ve toplatabildim. Oysa Bozcaada'da satılan tüm kitaplar korsan ve bu yasa dışılık yıllardır sürüyor. Ada, bildiğim kadarıyla pek çok yazarın gözde mekânı. Benden önce niçin suç duyurusunda bulunulmadığını anlayamadım.

Benim kazancımdan fedakârlık edip parası sınırlı olanlar da okuyabilsin diye 4.5 milyonluk baskısını bile öngördüğüm 'Bir Gün, Gece', 15 Mayıs'ta çıktığından beri çok satar olmanın karşılığını ne yazık ki korsan baskıdan kurtulamamakla gördü. İşin yasal yönünü derinlemesine araştırıyoruz, Om Yayınları'yla birlikte belki doğrudan korsan satış sergilerine izin veren, en azından göz yuman belediyelere karşı dava da açacağız. Burada kaybedersek, Strasbourg'da kazanırız. AB'li olmak, Kopenhag kriterleri falan, böyle uğraşıları da içeriyor.