Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2003

Tıkır mıkır işler

Radikal · 5 Eylül 2003

Biliyorum, işler tıkırında cennet ülkemde. Nasıl bilmem ki? Davul çalıyor her gün ekranlarda ve sütunlarda, çok yanılıp az bilmiş, ama nedense hepsi bol maaşlı çığırtkanlar: Kriz bitti, zengin olduk birden/yeniden. Çığırdıklarına bakılırsa, AB'ye girdik gireceğiz. İtalya hayran, Almanya kurban, meğer Avrupa dediğin avratlar topluluğu, karizmatik bir kabadayı bekler dururmuş da haberimiz yokmuş, 'Gel gir!' demek için Türkiye'ye.

Biliyorum, yeterince çalıp söylüyorlar, işler tıkırında cennet ülkemde. Başbakanımız kallavi Kasımpaşalı. Üstelik imam. Yardımcısı Dışişleri Bakanı maşallah pehlivan soyundan. Kapı gibi hükümetimiz, tokmak gibi bakanlarımız var. Peş peşe kanun çıkarıyorlar. Hepsi birbirinden demokrat. Hatta elhamdülillah laik olanları bile var!

Biliyorum, işler tıkır mıkır cennet ülkemde. Evelallah, ordumuz dimdik ayakta. Zaten artık, ilk hedefimiz Akdeniz değil, Irak. Ama koordinatları doğru koymalı: ne Türkiye, ne Irak, haydi vatan evlatları ileri, ABD kurtarılacak, zafer elbette bizim olacak. Hatta dövüşenlerden çok, dövüştürenlerin... Zaten yenilsek bile önemli değil. Çünkü yenilgiler de zafer gibi gösterilebilir. Ancak, zafer ya da yenilgiden sonra kimin bayrağı hangi göndere çekilir; Türkiye mi Irak'a, yoksa ABD mi Türkiye'ye diker bayrağı belli olmazsa da, en azından ölmüşlerimize madalya takılır diye düşünüyorum.

Irak'ta yenilgi dediğin nedir ki? Yenilmek var mı ki artık savaşlarda? Bak ABD'ye, yenildi mi Irak'ta? Yooo, anası ağlıyor o kadar. Bu tür savaş sonrası barışlara, artık TERÖR diyorlar. Öyle küçük küçük gruplar, bomba momba patlatıyorlar. Azcık azcık öldürüyorlar her gün. Nükleer olmayan bombalarla, yenilmek mümkün değil artık savaşta. Eh, o da Irak'ta yok. Var demişler, var diye tepesine binmişlerdi, ama bulamadılar. İçimiz rahat, bizim asker Allah'a emanet, istediği yere sağ salim gider gelir. Zaten ölen ölür, ölenle ölünmez, sağ kalana da Allah uzun ömürler verir.

Bu arada, bizim asker Irak'a giderken, bazı uluslararası paramiliterler de Türkiye'ye gelebilir tabii. İade-i ziyarette bulunmak, 'Madem siz ABD'yle el ele tutuşup bize geldiniz, biz de size geldik!' diye misafirimiz olmak, elbette hakları. El Kaide, El Aksa Şehitleri, Hizbullah, Hamas gibi tanınmış tur operatörleri; ya da (öteki) Allah'ın Mücahitleri, (öteki) Peygamberin Çocukları, Bilmem Kimin Kılıçları gibi gruplar halinde terör turizmi sektörüne yeni bir canlılık getirebilirler pekâlâ. ABD uzak, oraya bile yetişiyorlar, burunlarının diplerindeki Türkiye'ye mi bulaşamayacaklar? Ama ne gam. Eğer bizim millet de alışık değilse yani her gün bir yerde bomba patlamasına, bir-iki masumun ölmesine, kim daha ne kadar idmanlı olabilir ithal ya da ihraç, terörün her çeşidiyle barışık yaşamaya?

Sonracığıma, şeriat meftunlarının yanı sıra, terör turizmine hizmette kusur etmeyecek kabileler, aşiretler, şeyhler, şıhlar da var Irak'ta. Eh, onlar da bizim askerleri ağırlar.

Hele Şiiler. Hele hele Irak'ta çevrilen korku filminin Necef dekorunda çekilen dehşet sahnelerinde, ekranlarımıza milyon milyon dövünürken yansıyan Şiiler. Boş zamanlarında kafalarına çivi çakıp, dillerine şiş geçirerek eğlenen, dini bayramlarını sırtlarını demir zincirlerle kırbaçlayarak kutlayan, neşede ve kederde kendi kendini döven, zaten hiç gülmeyen, belki gülmeyi de ayıp sayan, başkasınınkini bulamadağı zaman kendi kanını dökerek yaşadığını hisseden o müthiş sempatik yaratıklar.

İşte Irak nüfusunun çoğunluğunu oluşturup, Saddam'ın baskısından kurtulunca hortlayan bütün bu ileri, çağdaş, aydın ve hoşgörülü insanlar da "Hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz, buyrun girin, ABD sizin, siz de bizim eski efendimizsiniz, biz de zaten ne zaman gelecekler diye merak ediyorduk, gözlerimiz yollarda kaldı!" demek için bir bekliyorlar, bir bekliyorlar, bizim askeri!

Biliyorum, işler şıkır şıkır cennet ülkemde. Haydi Türkiyem ileri! İçeride kazandığın zafer, kurduğun düzen, topladığın vergiler, koruduğun milli servet, doldurduğun hazine, sağladığın sosyal adalet, hak, hukuk, eğitim ve sağlık hizmetlerini Irak'a ihraç ve.. özlemiştik, birazcık terör ithali daha, zamanı geldi.