Gazeteci, yazar, köşe yazarı Mine G. Kırıkkanat

Tüm gazete yazıları / 2003

Usa’nın ufo’ları

Radikal · 10 Eylül 2003

Yarın 11 Eylül’ün üçüncü yıldönümü. Her yılbaşı dünyanın falına bakıp Nostradamus ahkamı kesen ünlü falcılarda eğer Samuray ahlakı olsaydı, hepsinin intihar etmesi gerekirdi. Çünkü hiç biri 11 Eylül’de dünya ufkundan iki kulenin eksileceğini öngöremediği gibi, iki kuleye karşılık iki ülkenin çökertileceğini de bilemedi. Birinci kule için Afganistan dövüldü. İkinci kule için Irak. Ancak… İki kulenin intikamını almak için yola çıkan Amerika, savaş açtığı « şer’e » karşı üç yılın sonunda arpa boyu yol alamadı. Yol alamamak bir yana, 11 Eylül 2000’den öteye giriştiği her işi yüzüne gözüne bulaştırdı, koyduğu hiç bir hedefe ulaşamadı ABD ve çömezi Britanya. Daha doğrusu Başkan Bush, başbakan Blair ve ekipleri. Ne demişlerdi meşum 11 Eylül sonrası Amerikan halkı ve dünyanın yüzüne karşı, masalara vura vura ? Uluslararası terörizmi hangi deliğe girerse girsin bulup çıkaracak, kökünü kazıyacaklardı. Bırakın kökünü kazımayı, kellesini bile alamadılar : İşte Bin Ladin, işte Saddam. Bulundukları yerlerden tehdit savuruyorlar, ABD ve Britanya, meşum 11 Eylül’den üç yıl sonra, yarınki 11 Eylül ne olur korkusuyla alarmda.

Afganistan’a Taliban’ı tepelemek ve demokrasi kurmak için gidildi. Sonuç, demokrasi gelmedi, Taliban istediği gibi gelip gidiyor, savaş senyörleri keza, hiç bir yere gidemeyen masum halk eskisinden daha perişan, kontrol dışı, kayıp bir ülke artık Afganistan.

Irak’a gelince… ABD’nin bu ülkeyi de demokrasi getirmek için dövdüğü biliniyor da, niye demokrasi getirmek için dövdüğü asla öğrenilemedi, öğrenilemeyecek de galiba. Kubilay Tunçer’in nefis bir esprisi vardır, UFO’nun açılımını şöyle açıklar : Uzaylı Filan Olabilir. İşte Başkan Bush ve şürekası da Irak’a başka tür bir UFO muamelesi çektiler, Uranyum Filan Olabilir, diye saldırdılar. Ancak Irak’ta ne uranyum bulundu, ne de uranyum kaynaklı nükleer silah. Artık UFO’luk sırası, Bush ve Blair’in savaş gerekçesinde, Uyduruk Filan Olabilir diye düşünmeye başladı yavaş yavaş, Amerikan ve İngiliz kamuoyları. Zaten bu Amerikan ve İngiliz kamuoylarında da biraz UFO’luk tespit ettim ben : Uyuşuk Filan Olabiliyorlar. Zor uyanıyorlar. Ama uyanıyorlar işte. Ve iyice uyandıklarında görecekler ki : Meğer Afganistan’daki İslamcı terörün kellesi Pakistan’daymış ve Pakistan’daki kelle kesilmeden yalnızca paça silkelenirmiş Afganistan’da. Meğer demokratik ( !) bir Irak şeriata kaymakla kalmaz, ABD ve Britanya’nın savaş açtığı uluslararası İslami teröre yeni bir yuva, yepyeni bir istihdam sağlar, kuvvet macunu ikram edermiş.

11 Eylül’ün üçüncü yıldönümünde, ABD ve Britanya salt Afganistan ve Irak’a demokrasi havariliğinde çuvallamakla yetinmeyip, bu iki ülkeye saldırının temelindeki iki amacı da ıskaladılar. Özellikle Amerikan yönetimi için bu amaçlardan biri, İsrail’in güvenliği, dolayısıyla Filistin’le olan sorunu çözmekti. Başaramadılar. İkincisi, Kazakistan ve Irak petrolünü ele geçirmekti. Kuyuları becerdiler, ama boru yollarını güvenceye alamadıklarından taşıyamıyorlar ve bence, ya buldukları yerde içmeyi düşünüyorlardır artık bu petrolleri, ya da yutmayı boruları.

Sonuç olarak sayın izleyiciler, 11 Eylül 2000’den beri, bir daha 11 Eylül’ler olmasın diye ne yapıldıysa tersine tepti. ABD yönetimi hem kendi ekonomisinin canına okudu, hem dünya ekonomisinin içine. İki ülke yıkıldı, yakıldı, yağmalandı. Binlerce insan öldü ve öldürüldü. 11 Eylül 2004’te uyanacağımız dünyada ne Bush başkan olacak, ne de Blair başbakan. Ancak kurunun yanında yaş da yanacak, yıkılan yıkıldığıyla kaldığı gibi, yanlış hesapların faturası yine hepimizin, dünyanın başına patlayacak.

________________________