El değil, bizim kaide...
Radikal · 19 Kasım 2003
Bazen acıyorum şu bizim AKP hükümetine! Ötekilerden daha az hırslı, daha az hırlı, daha az ahlaklı, daha az zeki, daha az çevik, kısacası daha az sporcu değiller. Bizler de zaten sporcunun, pardon raconcunun, ay çok özür dilerim politikacının böylesini severiz, demişiz ve başımıza seçmişiz kendilerini. Evet, diyet diye izledikleri bir niyetleri var: Laik rejim diyetinde görünüyorlar, ama düpedüz niyetliler. Niyetli olmasına niyetliler de, doğrusu ötekilerden daha kötü niyetli değiller. Hatta daha saf; nasıl söyleyeyim, biraz naif bir tarafları var.
Şimdi bunlar geldi iktidara, Müslümanların hepsi kardeş ya, sandılar ki bunlar da Müslüman diye; İslami Cihat A.Ş.’nin Türkiye mümessilleri, onların tekerine çomak sokmaz, madem ki Türkiye durumları onların memalikidir, elin terörünü bizim ellere bulaştırmazlar...
Öylesine güveniyordu ki AKP hükümeti “iyi” niyetli Müslüman kimliğine, PKK’lı tek kişinin teslim olduğu “geri dönüş” yasasının Hizbullah katillere yaramasına seyirci kaldı. Güya PKK’nın köküne kibrit suyu ekmek için çıkartılan bu yasa, Türkiye’de yüzlerce diye bilinen, ama aslında binlerce insanın kanına giren “domuz bağı” spesyalisti, onlarca gözü dönmüş din fanatiği, beyni ağulanmış Hizbullah, İBDA-C vb. celladını hapisten çıkardı. Yasanın beraberinde getirdiği bu tehdit hükümete yansıtıldığında, kılını kıpırdatmadı AKP; ne de olsa onlar da Müslüman, bunlar da ya, kanlı katiller rahat durur, hatta nedamet getirir, evlenir çoluk çocuğa karışırlar sandı. Gerçekten de kimi evlenip çoluk çocuğa karışmış. Sonra çoluğu çocuğu baba evine bırakıp, gelip İstanbul’da o meşum katliamı yapmış. Daha önce de yazmıştık: Kafa dediğinizi öne arkaya tekbir getirerek fazlaca sallarsanız, beyin sulanmaz, yoğurtlaşır. O yoğurt da kanlı çılbır yapmaya yarar ancak!
Dedim ya, kötü niyetli değil AKP’liler. Zaten mezarlık yolları da iyi niyet taşlarıyla döşelidir. Ne diyordu katliamdan bir gün sonra AKP grup başkan vekili Eyüp Fatsa? “Terörle İslamiyet’i yan yana getiremezsiniz!” Anlaşılan Sayın Fatsa’dan izin almadan getirenler var ve yalnız küffar ülkelerinde değil, bizatihi İslamiyet’in doğduğu topraklarda, Suudi Arabistan’da bile yan yana geliyor ve öldürüyor, öldürüyorlar. Sen İslamiyeti El Kaide, Müslüman Kardeşler, Hizbullah, Hamas, İBDA-C’den niye daha iyi bilesin ki kardeşim?
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’daki katliamlar sonrası yaptığı açıklamalar, bence yerinde ve doğruydu. Özellikle “Eğer bu terörün bir mesajı varsa, elimin tersiyle itiyor, ayağımın altına alıyorum,” sekansına bayıldım. Ancak sayın başbakan, nedense o terörün adını söylemiyor, daha doğrusu konduramıyor, oysa bu gayreti göstermesi ve dilinin varması gerek: İslamcı Terör!
Ama yine de, örneğin Süleyman Demirel’den daha düzgün bir yorum yaptı sayılır. Hatırlarsanız Demirel, “Bana milliyetçiler cinayet işliyor dedirtemezsiniz!” demiş ve ona bunu dedirtemeyen Türkiye’de milliyetçiler beş bin kişi öldürmüş, biri hızını alamayıp Papa’yı vurmaya gitmişti!
İstanbul’daki katliamın ertesi günü, bu sütunda ne demiştik? Bu terör El Kaide bacaklı olabilir, ama kanlı eller bizimkiler, bizim Kaide mümessilleri, Hizbullah, İBDA-C vb...
Daha düne, gerçek tabak gibi ortaya çıkana kadar “bir kısım” sağcı basına Türk Müslümanların baş rolde olduklarını söyletmek mümkün değildi. Çünkü hükümet dahil, pek çok mümin Müslüman muhafazakar Türk; terörist merörist, Müslümanların din kardeşlerini hedef alabileceğini kabullenemiyorlar. Oysa İslami teröristler, bu ikilemi çoktan çözmüş durumda: Küffara yönelik intihar saldırıları kendilerine cennet yolunu açtığına göre, onlar da bazı dindaşlarını rızalarını almadan birlikte götürüyorlar cennete. Şehitlik sevaplarına kurbanları Müslümanları da ortak ediyorlar. Ama basit olduğunca acı bu gerçeği, cenneti yeryüzünde arayan ve yaşayan muktedir Müslümanların anlamaları tabii ki kolay değil!
----------------------------------------------------------------------